Bir kitaba kaç sürgün yürek sığar ? Livaneli bu kitaba pek çok ülkeden ve bölgeden çeşit çeşit siyasi , sosyal sorunlardan dolayı mülteci durumuna düşmüş bireyleri ve onların hikayelerini işlemiş. Tabi ki ana karakter bir Türk vatandaşı ve sağ-sol , etnik kimlik ayrımları gibi geçmiş siyasi hayatımızın yüz karası durumları ( Şahsi fikrimce hala daha yaşanmaya devam eden ) gerçeklikle işlenmiştir. Karakterimizin başına gelenler onun vatanında daha fazla duramaz bir hale gelmesine ve mülteci durumuna düşmesine sebep olmuş. Peki bu sürgün ana karakterimiz için bir kurtuluş olabilmiş mi ? Cevap aşağılarda bir yerde Kitapta çeşit çeşit bölgeden gelen mültecilerin ortak buluşma noktası günümüzde dahi en demokratik ve rahat ülke olarak adlandırılan İsveç'in başkenti Stockholm da geçmektedir. Aslında kitabın çoğu bölümünde güzel yaşantısı ve refahı ile tasvir edilen bir ülke olsa da çoğu zaman mülteci bireylerin psikolojik olarak çöküntüleri ve kimlik bocalaması yaşamalarından dolayı yabancı hissetmelerine ve her ne kadar ülkelerindeki adaletsiz yönetime içten içe eleştiriler , bildiriler dökseler de bir özlem çekmelerine sebep olmuştur. Ayrıca karakterimizin söylemlerinden anlaşıldığı üzere geçmişi onu burada da takip etmiş ve kader ona şok olacağı bir karşılaşma hazırlamıştır. Tüm bu içerik konularından bahsettikten sonra bu roman için değinilmeden geçilmesi mümkün olmayan nokta ise ; hikayenin yazar ve olayları yaşayan karakterin bir birlerini tamamlar şekilde işlenmesidir. Biraz daha açmak gerekirse Yazar , Ana karakterin arkadaşıdır ve yazarın her yazdığı bölüm sonrasında karakterin bir değerlendirme ve varsa bir düzeltme bölümü bulunmaktadır. Lisan eğitimim boyunca öğrendiğim kesin ve değişmez gerçeğe göre %100 demokratik ve insan haklarına saygı duyan bir ülkenin ( İsveç söz konusu olsa dahi ) mümkün olmayacağıdır. Fakat gerçekten de diğer ülkelere kıyaslandığı zaman farklı etnik gruplara saygı ve halkın eleştiri haklarını en güzel bir şekilde kullandıkları ülke İsveç'tir. Ayrıca yazarın yaşamış olduğu Sürgün yıllarında bulunduğu şehrin Stockholm olması orayı yakinen gözlemlemiş gözlerin değerlendirmesini taşımaktadır. Tabi ki işin birde psikolojik boyutu vardır ki aslında bu durum Livaneli'nin çoğu romanında bulunmaktadır.