·184 syf.····Okunma: 12 Aralık 2019 14:15 Şiirin merdi olur mu, hem de bir insandan daha has, daha derin, daha fevkalâde? Ama nasıl olmaz? Ahmed Arif’in şiiri öyledir işte. Ve hatta şiirden ötedir onun yazdıkları! Burcu burcu yaşam ve yaşanmışlık kokar, memleket kokar. Yuvan sanıp sığınırsın onun şiirlerine... Bayağı, taklitçi şiirlere karşı dimdik duran ve bir insanın dişlerini döker gibi bu şiirlere bir yumruk savuran nevîden şiirdir Ahmed Arif’in şiiri.
Ahmed Arif ve şiiri Adnan Binyazar’ın dediği gibi şöyledir: “Ahmed Arif ne yaptığını bilen şairlerdendi. Şiirinin bir ayağı derin acılarda, bir ayağı ‘yokluğun öbür adı olan cehennem’dedir... seçtiği sözcüklerle resim çizmez, her sözcüğü bir resimdir Ahmed Arif’in.”
Büyüdüğü topraklardır onun şiirinin menbaı, halkıdır. Halkı için yazar şiirini, halkını anlatır, topraklarını, tarihini anlatır. Arıdır, özgündür. Ataol Behramoğlu’nun ve Metin Demirtaş’ın söylediği gibi -bu alıntılar kitabın ekler kısmında bulunmaktadır- : “Yunus, Pir Sultan, masallar, halk türküleri... İşte Ahmed Arif’in yaslandığı kaya, su içtiği kaynak...” Elbette Ahmed Arif’in şiir karakterinin yıkılmazlığı ve sarsılmazlığı bu menbaın şavkında açıkça aşikâr ve anlaşılır bir hâldedir.
Şiir onun için mukaddes ve ihtiram gören, canlı kanlı bir varlıktır sanki. Bunu Metin Demirtaş’ın sözleriyle fâş edeyim: “ ‘Çoğaltmamış, yığmamış’ olması namuslu bir tavrıydı. Şiire duyduğu saygının bir gereğiydi. Çünkü Ahmed Arif’in şiiri, sözcüğün tam anlamıyla ‘Organik bir şiirdi.’ Diyesim, şiirini etinden, kanından, canından sızdırıyordu. ‘Çoğaltmak’ tekrara düşmek tehlikesini de taşır. Sanırım Ahmed Arif’in bilinçaltında bu korku herkesten çok vardı.”
Şunu mutlâk sûretle belirtmeliyim ki Ahmed Arif’in şiiri engin bir anlam derinliği taşır. Bir mısraını anlamak için defalarca kez okumak gerekir çoğunlukla. Zîra müthiş bir anlam zemînine dayanan imgelerle yüklü bir üslûbu vardır. Altını çizerek söylemeliyim ki diğer basit şiirler gibi okuyup geçmek küçümseyici bir tavırdır. Elbette böyle büyük bir şair için değil okurun kendine yapacağı bir saygısızlık olur bu...
Hülâsa -daha fazla uzatmamak adına sözlerimi bir sonuca bağlamak istiyorum zîra, Ahmed Arif için söylenecek oldukça fazla söz var-
Yılmaz Gruda’nın şiirinde söylediği gibi:
(...)
ve yazmak seni ustam
yazmak boynum borcu
yazmak — ummanda damla...
Vesselâm.