Gönderi

Dediğimi yap, yaptığımı da yap mottolu kitap
Puan vermedi·288 syf.··
Beğendi
·
2019 27. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2019 09:57
Soru şu: Hayatının ne kadar içindesin? Kitabın başından sonuna kadar tarihten coğrafyaya, sanattan edebiyata, eğitime, yeni keşiflere kadar hemen her konuda bu soruyu sorgulatıyor okuruna. Kendince bir yolu var İlber Ortaylı'nın. Bunun gelişmesinde doğduğu yer, aile ve çekirdekten aldığı eğitimin etkisi çok fazla. Ona göre bazı yollar var ki izlenmeden bu işe bir tamam diyeyim denmiyor. Hayatı kendince tam yaşamaya çalışan ama telaşla değil yalınlıkla ve sakinlikle bunu yapmaya çalışmanın da insana katkısının farkında. Herkesin aynı algıda olmasını beklemese de bazı durumları yorumlamayı ortak bir zemine taşıma amacı çok fazla. Bu çerçeveden bakıldığında bir kişisel gelişim kitabı gibi görünse de aslında topluma ayna olmaya çalışan bir öneri kitabı. Bireyin hayrından toplumsal yarara dönüşen bir kitap. Röportaj olarak yazılması tercihen benim okumamı zorlaştırsa da yadsınamaz gerçeklikte bilgiler içeriyor ve ufuklar açıyor. Balıkesir/Sındırgı okuma grubunun 2. Kitabı olarak okuduk biz bu kitabı. Aklımız en çok "seyahatler çekiyor içim" durumunu içselleştirmiş olacak ki o kısmı konuşmalara doyamadık. En kısa sürede şöyle bir uçtan bir uca yayan biz de gezelim bu tada da varalım. Arınalım, yenilenelim planları yaptık. :) Bir toplumun en zor kültürü değişir. Tarihine gereken bakış açısını göstermek, yaşadığı coğrafyayı tanımak bir toplumu A noktasından B noktasına taşır. Toplum, yol boyunca da kendine uygun olanları alarak kültürünü oluşturur. İhtiyaçlardan talepler, taleplerden de o toplumun beklentilerini karşılayacak sistemler oluşur. Bu döngü toplumlar var oldukça devam eder. Zamanla gelişir ya da şekil değiştirir. Farklı coğrafyaların bazı durumlara bakış açısını anlatırken de işte toplum olarak yaşadığımız bu hayatın içinde miyiz? Yoksa dışarda bir yerde kalmamak adına bize uygun olmayan ortam ve durumlara kendimizi uydurmak zorunda mı kalıyoruz. Oluyor gibi olan ama aslında olmadığını bildiğimiz durumları yaşıyor olmamız (örn: düzelmeyen eğitimden şikayetimiz, çöp dökülmüş park ve bahçelere bakışımız, bencilce gelen onca durum....) bu kendi kültürel değerlerini hiçe saymaktan geliyor olabilir mi? O zaman biz yaşadığımız hayatımızın içinde olabilir miyiz? Her kitap yaşantıyı illaki sorgulatır ve elbette bir yol çizer ama bu yolda yürüyeyim demek de ne kadar doğru tartışılır. Yani İlber Ortaylı gibi okuma,onun gibi gezme, hayata onun gibi bakma ama senin de olsun bu hayatta bir amacın, kendine çizdiğin bir yolun, seni sen yapan değerlerin... Su gibi bulunduğun kabın şeklini alman istenseydi su olarak yaratılırdın yani, en azından bunu bir düşün ;) Keyifle okunsun :)
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,2bin okunma
··
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.