Gönderi

9/10
·76 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
Kitabın özetini değil çözümlemesini yazmak istedim. Zweig de tıpkı Dr. B. gibi sadece yahudi olduğu için çok sevdiği ülkesinden ayrılmak zorunda kalmıştır. Acımasız gestaponun zulmü, tıpkı karakter gibi onun da hayata olan inancını bitirmiştir. Bu kitap Zweig’in son kitabıdır, daha sonra eşiyle birlikte intihar etmiştir. Dr. B ise Hitler döneminde psikolojik işkence için konulduğu ve aylarca tek başına sessizlikle kaldığı otel odasında tam bildiklerini itiraf etmeye hazırlanırken kurtuluşu çaldığı bir kitap ile bulmuştur. Aslında kitabın kurtarıcı olması, insan zihninin en umutsuz zamanlarda bile bir savunma mekanizması oluşturmasına bir delil olarak yorumlanabilir. Çünkü bulduğu satranç kitabı adeta onu yeniden hayata bağlamıştır. Herbir oyunu –satranç zehirlenmesi yaşayana dek- binlerce kez zihninde oynamıştır Dr. B. Ancak daha sonra, gösterdiği bu karşıt saldırı da işe yaramayacak, bu hiçlik, aynılık ve insansızlık onu deliliğin sınırlarına götürecektir. Yıllar sonra gemide Mirko adındaki dünya satranç şampiyonu ile rastlaşıp satranç oynadığında bu bunalım duygusunun yeniden uyanması, bize yaşanılan her acının insan ruhunda derin izler bıraktığını gösteriyor. 20. Yüzyılın zulmünü ve baskıcılığını siyah ve beyazın çekiştiği satranç oyununa benzetebiliriz. Dünya şampiyonu Mirko’nun somut taşlar olmadan satranç oynayamaması, hayal gücünün ve zekasının çok sınırlı olmasına karşın, Dr. B’nin entelektüel birikime sahip ve sürekli zihninde satranç oynamasından dolayı gerçek taşları görünce afallamış birisi olması tıpkı siyah ve beyaz taşlar gibi, adeta yeryüzündeki zıtların savaşını simgeliyor. Dr. B’nin hastaneye yatırıldığında söylediği “Yeryüzünde beni sorgulamayan, bana işkence yapmayan bir insan var mı gerçekten?” sözleri faşizmin kurbanı olan insanın özlem duyduğu her şeyi anlatır aslında. İşkence odasındaki “korkunç derecede aynılık” karşısında “Yeryüzünde hiçbir şey insan ruhuna hiçlik kadar baskı yapamaz” sözleri bize Albert Camus’nün “Cehennem hiçlikten iyidir.” sözünü çağrıştırır. Bana aynı zamanda Bediüzzaman’ın “Cehennemde de olsa beka isterim!” sözlerini hatırlattı. Zira o da Onuncu Söz’de insanın beden açısından bakarsa cehennemi daha ağır bulduğunu ancak ruhun penceresinden bakarsa hiçliğin o ağır baskısına ruhun dayanamayacağını göreceğini anlatmıştır. Diğer tespitlerimi uzatmamak adına yazmıyorum fakat böyle kitaplar çok kıymetli. Herkes okumalı.
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Doğu Batı Yayınları · 2017279,2bin okunma
·
4 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.