Mumlar söner, hava soğur, oda karanlıktır ancak bir gölge görürsünüz, yavaş yavaş size gelmektedir… Geldikçe bu gizemli varlığın daha çok farkında varmaya başlarsınız, havada süzülmektedir. İşte anlarsınız ki sonunuz gelmiştir.
Hayalet hikâyeleri özellikle korku, fantastik, doğaüstü edebiyatın önemli parçalarından birisidir. Bu türlerdeki eserlerin hepsinde olmasa da sık sık karşımıza çıkarlar. Eserlerde hayaletler bazen bir büyü tarafından yaratılabilir, bazense yaşamında alışılmadık vahşi ölüm, yapamadığı bir görev gibi bilumum nedenlerle ölümünden sonra dünyada takılı kalabilirler. Ne şekilde olursa olsun hem okuyucuya hem de hayalete maruz kalan karaktere korku dolu anlar yaşatırlar.
Bu anlatılarda sıklıkla hayaletlerin bir objeye, mezara, kişiye veya bir mekâna bağlı olduklarını görürüz. O eşyayı kullananlara veya bölgeye gelenlere dadanırlar. Bu ‘dadanma’ olayı aslında birçok hayalet hikâyesinin de temelini oluşturur.
<b><i>Cem Altınışık</i></b>
<b>İncelemenin tamamı:</b> kayiprihtim.com/inceleme/darcy-...