·357 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Aralık 2019 15:47 1930'lu yılların Güney Amerika'sı da tıpkı Dünya'nın diğer bölgelerinde olduğu gibi ülke ülke , bölge bölge yükselen faşizm ve aşırı milliyetçiliğin kurbanı olmuştur ama herkesin bildiği üzere Amerika'da ki Irkçılığın sadece bu yılların mevcut konjonktüründen kaynaklı değildir. Avrupa milletlerinin ( İngiliz , Fransız , İtalyan ) oralara gelmesiyle başlayıp bağımsızlığın kazanılması ile beraber günümüze kadar devam eden bir ten rengi savaşıdır... Maalesef ki bu konu pek çok çirkin katliamlara , savaşlara , soyutlamaya ve vahşete konu olmuştur. Tarihin hangi döneminde olursa olsun bazı siyasetçiler bu ayrıştırmaları hedeflerine ulaşmada basamak olarak görmüş , halkı tabakalar halinde yaşama itmiş , saçma sapan uyduruk ideolojileri ve din yorumlarını da kendilerine alet edinmişlerdir. Kitap hakkında tekrar konuşmaya dönecek olursak Harper Lee'nin de bu dönemdeki ayrışmayı Alabama / Maycomb'da Scout ve Jem kardeşler üzerinden işlemiştir. Bu iki kardeşin babası Avukat Atticus Finch'tir. Atticus 50 yaşında dayanmış çocukları ile beraber yaşayan , Ofisi ve evi dahil durmadan okuyan , çalışan ve araştıran bir adamdır. Tek başına ve aşçılarının yardımıyla çocuklarını büyütmeye , kızına ve oğluna olabildiğince hümanist bir bakış açısını aşılamaya , kötü insanda bile iyi bir yanın olduğunu öğretmeye çalışmaktadır. Atticus Maycomb'da ki çoğu insan gibi Siyahilere karşı düşmanlık gütmez onları diğer insanlardan ayrıştırmaz ama onun böyle olması halk tarafından (çok özür dileyerek ) "Zenci Budalası" , " Zenci Hayranı" gibi yakıştırmalar ile dedikodusunun yapılmasına sebep olur. Genç bir kız olan Scout bu durumda ilk başta sinirle karşılık verse de Babası onu gelecekte hakkında daha büyük eleştiriler duyacağını , eleştirinin kimden gelirse gelsin Hanımefendiliği elden bırakmaması gerektiğini söylemektedir... Adliye tarafından Atticus'a Tom Robinson'un davası verilir. Tom Robinson beyaz bir kadının "ırzına geçmek" suçu ile haksız yere suçlanan bir siyahidir. Halktan (özellikle Siyahi düşmanı alt kesimden) insanlar ise Atticus'a Robinson'u savunduğu için düşmanlık beslemektedirler...Kitabın hikayesi bu ana hatlar ile devam edip sonuçlanırken ben kitap hakkında bir kaç noktaya vurgu yapmak ve bir kaç alıntı yaparak yorumumu bitirmek istiyorum. Kitap özellike Maycomb çevresindeki ekonomik bloklaşmaya vurgu yapmış , sırf siyahi birisini savunduğu için Finch ailesinin yüz karısı olarak görülen adamın macerasını işlemiş , evdeki siyahi aşçının nasıl 2 farklı ortamda 2 farklı konuşma , yeme , içme ve ibadet farklılığı yaşadığını konu edinmiştir. Jem , Scout ve Dill'in haylazlıkları ile eğlendirmiş , siyah - beyaz eşitsizliği , melezlik konularında arlarında geçen sohbetlerle insanlık dersi vermişlerdir. Kitabı okurken keşke şimdide eğitim sistemimize getire bilsek dediğim bir kısım olmuştu. İlkokul sınıflarında öğrencilere verilen Güncel Olaylar dersi ile öğrencilerin ufuklarını açmaya , güncel olarak yaşanan olaylar hakkında bilgi sahibi olmaya , merak etmeye ve araştırmaya iten bir eğitim tarzı... Özellikle bu ders içerisinde öğrencilerin Adolf Hitler hakkında öğretmenleri ile tartışmaya girmeleri , ne yapmaya çalıştığını o yaşta öğrenmeye çalışmaları hayret vericiydi.Keşke bizim sınıflarımızda da sıralarımızda da ezberlemeye zorunda bırakmaktan çok araştırmaya , sorgulayarak öğrenmeye ağırlık verilmiş olsaydı.