Kendini Arayan İnsan ve Depersonalizasyon
9/10
·272 syf.··
2019 7. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 27 Aralık 2019 20:38
Var olan psikoloji biliminin, günümüzdeki insanın ruh sağlığına uyarlanış biçimi gerçekten de çok tehlikeli. Neden böyle olduğunu açıklamaya çalışacağım. Rollo May şöyle diyor: "Anlamsız ve sıkıcı bir işte çalışmanın yarattığı rahatsızlıktan kurtulmaya çalışan bir kişinin ifadesiyle, 'Sanki ben, ben değilmişim de bir başkasıymışım gibi çalışıyorum.' Bu gibi durumlarda yaptığımız işten 'milyonlarca kilometre ötede olduğumuzu, bir tür şaşkınlığa kapıldığımızı, rüyada veya uykuyla uyanıklık arası bir yerde durduğumuzu ya da sanki kendi benliğimizle şimdiki zaman arasında bir duvar olduğunu hissederiz." Rollo May'in bahsettiği, insanın bu durumu psikoloji literatüründe "de-personalizasyon" olarak geçiyor. Nasıl da ciddi bir terim ama! Kendine yabancılaşan insan, içinde bulunduğu düzenin kendisine nasıl hükmettiğini bilemiyor, onun yerine bu yabancılaşmanın çaresini malesef, bu histen kaçmak için yapabileceği uyuşturan ne varsa onu almakta buluyor, her şeye kaldığı yerden devam edebilmek için. İnternette biraz araştırma yapmak yeter, depersonalizasyonun nasıl "tehlikeli" bir problem olduğunu anlamak için(!) Halbuki yaşadığımız acılar, ızdıraplar, "anormallikler" bizim ne kadar sağlıklı olduğumuzu göstermez mi? Yevgeniy Zamyatin "Biz" romanında şöyle diyor: "Ağrıyan göz, duymayan kulak, kanayan burun varlığını hissettirir. İnsan kendi varlığının farkındaysa hastadır." Kulağımız, gözümüz hiç ağrımasaydı, yolunda gitmeyen bir şeylerin olduğunu hiçbir zaman öğrenemezdik. Sonu, onları kaybetmemize varabilirdi. Öyleyse ağrımak ve farkında olmak kadar iyileştirici ne vardır? Bunu neden bir alarm, yaşamda değişmesi gereken bir şeylerin olduğuna dair bir işaret olarak ele almıyoruz da kendimizi düzenin karşısında "hasta" ilan ediyoruz? ...Bunu kullanan bir çok "sözde terapist", insanlara bu noktadan yaklaşmak yerine haftaları ve bazen yılları alan, ciddi mali kayıplara neden olan bazı terapiler uyguluyor(?) Bu tedavi değil, kişinin düzene karşı zaafları yoluyla kendine tabi kılmaktır. Elbette yaşadıklarımızın üstesinden gelemediğimiz kimi zamanlarda olaya dışarıdan bakacak bir göze, bir söze ihtiyaç duyabiliriz ama bu noktada insanın kendi terapistini seçmesi, en az kendi doktorunu seçmesi kadar, -en az bu kadar belki daha çok- önemli. Vücudumuzun işleyişi, "ben" dediğimiz şeyin içinde yer alan savunma mekanizmalarından, görmezden gelebilen ve yerine narsistik öğeler yerleştiren savunmacı egodan çok daha akıllı, sezgisel. Ve her şeyin farkında olan tam da o. "Ben, ben değilim." gibi bir hissi ciddiye almayıp ne yapalım? Onu da diğer tüm güzel duyguları azad ettiğimiz gibi, yok sayıp türlü ilaçlarla, manipülasyonlarla öldürelim ve ruhumuzun tek bir yaşayan noktası kalmasın mı? Rollo May, insanın, acısıyla, sızısıyla nasıl devam edeceğine dair yazıyor ve psikolojiyi indirgeme'den oldukça uzak diyebilirim.
Felsefe
Kendini Arayan İnsanRollo May · Okuyan Us Yayın · 20193,932 okunma
·
221 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.