·56 syf.··Beğendi
···Okunma: 28 Aralık 2019 00:13 Bazı eserlerin çocuk kitabı altında yeteri önemi görmemesi üzücü oluyor. Bazıları dili sade olsa da çocuk edebiyatının üst niteliğinde bir anlam taşıyor. Bazıları ise çocuk yanı sıra herkese hitap eden bir niteliğe sahip oluyor ama çocuk edebiyatı genellikle basit görüldüğünden değeri anlaşılmıyor.
Küçük Kara Balık, yalın anlatımı ve hikâyenin kısalığı yanı sıra içinden çok derin anlamların çıkabileceği ve üstüne çokça düşünülebilecek bir niteliğe sahip. Ayrıca üzerinden yıllar geçmesine rağmen günümüze o kadar yakınlığı var ki okurken çevremizdeki durumu düşünmemek elde değil.
Hikayemiz küçük bir kara balığın keşif ve merak duygusu etrafında başlıyor. Sürekli aynı sularda dönüp duran, aynı balıklarla konuşan ve aynı rutin hayatı yaşamaya devam eden küçük kara balık; günün birinde bu monotonluktan iyice bıkmış duruma gelerek içindeki keşfetme arzusunu ortaya çıkarmak istiyor. Gidip geldiği suların devamı olduğunu biliyor, farklı balık türlerinin onu biraz daha farklı mekanlarda beklediğini biliyor. Cesaretini toplayıp seyahat arzusunu çevresindekilere açınca beklendik bir şekilde dışlayıcı ve küçümseyici tepkiler alıyor. Yine de farklılıktan ve farklı olmadan çekinmeyerek balığımız olanca cesaretiyle yeni bir dünyaya adım atıyor.
Kısacık bir hikâyeydi ama arkasında bıraktığı iz benim için derin oldu. Hikayeyi küçük yaşlarda okuyup sevmiştim fakat tekrar okuduğumda çok daha farklı açıdan baktım duruma. Diğer balıkların istediği aynı hayatı yaşamaktı. Çünkü bu şekilde huzurlu ve mutlu olabileceklerini düşünüyorlardı. Farklılıktan korkmak yanı sıra akranlarından farklı oldukları için yadırganmaktan da korkuyorlardı. Günümüzde de durum böyle değil mi? İnsanlar farklı olanlara deli gözüyle bakıyorlar. Onlara dışlayıcı nitelikler yüklüyor. Çünkü kendi özgüvensiz karakterlerini bu şekilde örtmeye çalışıyorlar.
Küçük kara balık, düşüncelerinden korkmuyor ve tüm cesaretiyle bir şeyler öne sürüyor. Çünkü ona göre farklılık değil asıl herkesle aynı olmak korkunç bir durum. Sanırım bazı noktalarda ana karakterimizi kendime yakın hissettim, genel olarak olaylara ve durumlara farklı baktığını hissetmek gibi.
Farklılıktan sadece karakterlerimiz değil toplumumuz da korkmuş olmalı ki bu eser ülkemizde de bir dönem yasaklı kitaplar arasına girmiş.
Samed Behrengi'nin bu güzel eseri kitaplığımın bir köşesinde tekrar okuyup üstüne düşünmek isteyeceğim bir değere sahip olacak benim için. Ayrıca yazarın diğer eserlerini de gerçekten merak ediyorum, okuyacaklarım listemdeler. Son olarak çocuk edebiyatına biraz daha gereken önemi vermenizi dilediğimi söylemek isterim.