·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Ocak 2020 19:20 Turgut'un Olric ile iç dünyasında konuşmaya başladığı bölüm; sayfa 274deki paragraf ile başlar.
Bu bölümde Turgut'un kafası trilyondur. Bir kerhaneyi kapatmıştır. Bu paragrafın başlarında Turgut'un ruh hali ve bu genelev ortamının -havanın çok sıcak olması, bu sıcak nedeniyle biraz da alkol sebepli ter basması- durumu betimlenir.
Turgut'un bu ortamda kendini kral ilan etmesi ve Safter karakterinin de buna uyup Turgut'a "efendim" şeklinde hitap etmesi Olric ile konuşmaya başlamasında etkilidir. Çünkü Safter'in "efendim" dedikten sonra Turgut düşünce dünyasında "Efendim, efendimiz, efendimiz..." bu kelimeyi tekrar etmiştir. Safter'in fiili hayattaki bu itaati Turgut'un iç dünyasında ki Olric'in itaati ile aynıdır.
İç konuşması devam ederken Olric'in ismini ilk zikrettiği cümle ise sayfa 276'da geçmektedir:
-Olric, Olric! Birşeyler yapmak gerek.
Bu bölümün devamında dış dünyada Safter ile iç dünyasında ise Olric ile konuşmaktadır. Turgut'un 'Kral' rolünü oynaması ise devam etmektedir.
Selim'in Turgut hakkında Günseli'ye yazdıkları:
Turgut vardır biliyorsun bahsetmiştim her
şeyini anlatamazsın ama zekidir durumu hemen kavrar insan onu kendisiyle bir yarışma içinde görmezse ya da bu izlenimi vermezse anlayışlı ve şefkatlidir sana çok yakınlık gösterir benim kişiliğimle ilgili bir mesele kalmayacağına göre Turgut’u çok sevimli bulacaksın bu bakımdan durup dinlenmek bilmez bir sevimli olmak konusunda demek istiyorum evlidir belki biraz kalıplaşmıştır belki bu kalıbın içine bir noktada kimseyi almak istemez bu husus çok önemli en uslanmaz insanlar bile yanlışlıkla da olsa bir kere evlenince çevrelerini kendileri gibi görmek istiyorlar bu yüzden az mı meyhane arkadaşı kaybettik Turgut böyle değildir sınırlarını bilir bana sorsan bilmez bildiğini sanır bir sürü okumuş yazmış adamdan çok değerlidir benim için yargıları bana göredir ona değer verdiğimi uygun bir fırsat bulup söyleyemedim sen bir yolunu bulup söyle onun için ne düşünmüş olduğumu Kenan nasıl acaba merak ediyorum sorsana Turgut’a doğrusu ben aranızda acı bir görüntü olarak kalmak istemem tatlı bir resim ya da nasıl söylemeli kelime oyunu gibi bir şey olarak kalmak isterim bazı tekerlemeler vardı aramızda ne bileyim ne kadar tekrar etsek bıkmazdık hoşumuza giderdi işte onlar gibi yaşamak isterim aranızda Turgut’a söyle o anlar aramızda yüzlercesi dolaşırdı Selim Selim dediler onu da gördük gibi sözler icat etsin benim için tabii ortak yaşantımızı unutmamışsa bu öyle bir havaydı ki insan içindeyken akıllıdır dışarı çıkar aptallaşır sakın bu isteklerimi ciddiye alma belki bunları yapmak içinden gelmez yapma istediğin gibi yaşa bana ait bir şey ne bileyim bir kitap bir resim ya da buna benzer bir eşyaya sahip olmak istersen Turgut’a söyle bizim evden alır annem onu çok sever ....