Puan vermedi·222 syf.··
Beğendi
·
2019 63. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2019 18:52
·
Kuyucaklı Yusuf; Sabahattin Ali’nin yazdığı ilk roman olup benim ise okuduğum üçüncü kitabıdır. Kürk Mantolu Madonna’yı çok severek, dilini, sadeliğini, edebi değerini özümseyerek içime sindire sindire okumuştum. Kuyucaklı Yusuf ise bambaşka hisler uyandırdı.. Sabahattin Ali’yi Türk Edebiyatı’nın Dostoyevski’si ilan ediyorum; bir tek ben değil çoğu kişi böyle düşünüyor. Bana kalırsa insan psikolojisini en iyi analiz eden ve kaleme dökebilen Türk yazarlarının başında gelir. Hayatının büyük bir kısmı sıkıntılar içinde geçti Sabahattin Ali’nin, birçok kez cezaevine girdi (hak etmediği halde). 41 yıllık kısa ve acı dolu hayatına üç roman, on öykü, iki şiir kitabı ve yedi kitap çevirisi sığdırması muhteşem bir olaydır. Keşke daha çok yaşasaydı, daha çok yazsaydı ve biz onun kıymetini daha çok bilseydik! Kuyucaklı Yusuf’a gelecek olursam; çok güzeldi, okurken sayfalar parmaklarımın arasından akıp gitti.. Yusuf’a çok üzüldüm, zaten yazarın her kitabında beni üzen bir karakter oluyor ama bu sefer gerçekten etkilendim. Spoi vermek istemiyorum ama biraz anlatmak isterim kendilerini :) Yusuf, anne ve babası gözlerinin önünde öldürülen küçük bir çocukken farklı bir köyün Kaymakam’ı tarafından evlatlık alınır, Kaymakam onu çok sever, ufak kızını ona emanet eder ve birlikte büyürler. Bebekliğinden itibaren Muazzez onun her şeyi olur; kalbini, sevgisinin her zerresini ona verir, koruyup kollar, abilik/babalık yapar, yıllar geçer ve ikisi de büyür. Büyürken birbirlerini daha farklı sevdiklerini fark ederler ve olaylar başlar.. Yusuf öylesine bir hiçlik içerisinde yaşar gider ancak naparsa yapsın içinde yaşadığı o boşluğu dolduramaz, hep bir eksiklik hisseder. Hayata neden geldiğini sorgular, bu hayatta onu neyin mutlu ettiğini sorar kendine ama cevap bulamaz. Muazzez onu mutlu eden tek şeydir. “Varlığı büyük boşlukları dolduracak mahiyette değildi; fakat yokluğu müthişti...” kitabın bu alıntısıyla Yusuf’un hislerini yazmak isterim. Yaşadığı hayat onu öyle bir yola sürüklüyor ki, kendine bile yaşamak istediği hayatın bu olmadığını itiraf edemiyor. Mecburiyetleri var çünkü, yapmak zorunda olduğu şeyler var. İnsanlar onu belli bir kılıfa soktu, o kılıftan çıkamaz. O kılıfa uymak için çok çabalar, çabalarken boğulur, boğuldukça yanlışa sürüklenir.. Okurken Yusuf kitabın satırları arasından çıktı yüreğime işlendi, o ne hissettiyse ben de hissettim. Yusuf bendim sanki, öyle güzel betimlenmişti ki psikolojisi, yaşadıkları, mutsuzlukları.. Bu güzel yazarın bana göre en özel romanı Kuyucaklı Yusuf’tur, mutlaka okunmalıdır. Emeğine sağlık Sabahattin Ali, nurlar içinde uyu..
Edebiyat
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,9bin okunma
·
8 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.