Gönderi

Para, para, para
9/10
·208 syf.··
2019 341. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 11 Aralık 2019 10:27
Ivo Andriç denince akla ilk “Drina Köprüsü” eseri gelse de benim aklıma bundan böyle dilimize yakın zamanda çevrilen “Hanımefendi” isimli kitabının geleceği kesin. Şu ana kadar okumadığım bir kitabı dışında en sevdiğim kitabı bu oldu. Diğer eserleri kadar popüler olmasa da bu kitaptaki anlatımı ve olayları çok beğendim. “Hanımefendi” yazarın Bosna Üçlemesini oluşturan "Drina Köprüsü" ve "Travnik Günlükleri" ile birlikte üç romanından biri. Kitapta anlatılan olaylar 20 yüzyılda Balkanlarda, özellikle Saraybosna ve Belgrad çevresinde gelişiyor. Yazarın romanlarında daha çok toplumsal olaylar ön planda olsa da “Hanımefendi” her şeyden önce tam bir karakter romanı, tabii yazar sosyal ve politik meselelere de dokunmadan edemiyor. Kitap bir gazete haberiyle başlıyor: “Tüm Belgrad gazeteleri, 1935 yılı Şubat aynının son günlerinin birinde, Stişka Sokağı'ndaki 16a numaralı evde, evin sahibinin ölü bulunduğu haberini verdi. Adı Rayka Radakoviç idi. Aslen Saraybosnalıydı. 15 yıldır bu evde dünyadan tamamen soyutlanmış, yaşlı ve yalnız bir hayat sürüyordu. Cimri ve kendi dünyasında yaşayan biri olarak tanınıyordu.” Her ne kadar gazetelerde her yazılan gerçeği yansıtmasa da buradaki habere güvenebilirsiniz. Zaten bu haber bize romanın geneli hakkında ufak tefek ipuçları veriyor. Bu gazete haberinden sonra yazar okurunu Rayka Radakoviç'in çocukluk yıllarına ve içinde büyüdüğü dünyaya götürüyor. Rayka Radakoviç için çocukluk yılları romanda babanın ölümüyle son buluyor. Ölüm döşeğindeki babasının kızına son nasihati kızının kaderini çiziyor. Babasının maddi sebeplerden dolayı ölümüne yıkılan Rayka Radakoviç hayatı boyunca babasına verdiği sözü tutuyor: tasarruf ediyor. Ancak babasına verdiği sözü tutarken gerçek bir cimriye dönüşür ve hayatını mahvettiğini hiçbir zaman farkına varmaz. Evet, edebiyat tarihinde Rayka Radakoviç kadar cimri bir karakter varsa ben henüz kendisiyle tanışmadım. Varyemez Amca bile cimrilikte eline su dökemez sanırım. Babasının ölümünden sonra hayatı boyunca tek düşündüğü, kalbinin uğrunda titrediği tek şey para olur. Tasarruf etmek yaşamındaki en büyük itici güç haline gelir. Çünkü zalim ve güvensiz bir dünyada para onun için tek güvencedir. Öyle ki bu uğurda ailesini bile reddeder, evlenmez ve sadece kendisi için yaşar. Para hırsı yüzünden hayatından aşkı, arkadaşlığı ve aileyi çıkarır. Hayatı sadece siyah beyaz renklerle görür. Yazar, hanımefendiyi hiçbir şekilde yargılamıyor. Bunu zaten onun yerine kadının kendi hikâyesi yapıyor. Tek bir kadın ekseninde dönen “Hanımefendi”, içinde yaşadığı dünyaya ve insanlara küsmüş, tümüyle paranın kölesi olmuş bir kadının trajik hikâyesinin çok ötesinde bir roman.
Edebiyat
Hanımefendiİvo Andriç · Ketebe Yayınevi · 2019134 okunma
·
193 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.