Gönderi

5/10
·88 syf.··
2020 3. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2020 01:51
Tolstoy'un halk öykülerinden uzunca bir tanesi "Polikuşka". Edebi açıdan beni diğer eserlerine kıyasla yeterince tatmin etmese de bu öykünün ve benzer temada yazılan diğer birkaç öyküsünün Tolstoy'un fikirlerinin gelişimini anlamak açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Öyküde bir toprak sahibesi ve defalarca hırsızlık yaparken yakalanmış bir köylü üzerinden zamanın köy yaşamı oldukça realist bir bakışla anlatılıyor. Öncelikle köy yaşamı kavramını açmak gerekli sanırım. Zamanın Çarlık Rusyasında bu kavram aslında kölelikle oldukça özdeşiyor. Toprak sahipleri, bu toprakları üzerlerinde yaşayan köylülerle alıp satabiliyorlar. Bu köylüler de çoğu zaman aç kalarak, derme çatma yerlerde uyuyarak ömürleri boyunca sürekli çalışıyorlar. Ayrıca kitapta da sıklıkla geçtiği gibi kilise ve din dönemin çok önemli birer aktörü. Köylüler kiliseye gidip başka türlü bir yaşamı akıllarına bile getirmeden hallerine şükrettikçe toprak sahibeleri tarafından takdir ediliyorlar. Benim bu noktada ilgimi çeken şey kendisi de toprak sahibi asil bir ailenin oğlu olan Tolstoy'un kitap boyunca bu düzenden duyduğu rahatsızlığı ince bir şekilde hissettirmesiydi.Özellikle "iyi kalpli ve dindar" toprak sahibesinin bir tür vergi olarak askere göndermesi gereken köylü için çok üzüldüğünü söyleyip durması ama muhafiyet için verebileceği üç yüz rubleyi hiç aklına getirmemesi gibi. Ayrıca şaşırtıcı sonuyla da toplumun iki yüzlülüğüne bir vurgu yapıldığını hissettim.Tolstoy'un son dönemlerinde kiliseyle ve aslında temelde toplum düzeniyle ilgili sorgulamalar yaşadığını ve bu durumun onu depresyona sürükleyen etkenlerden olabileceğini düşününce kitap bu anlamda yazar hakkında ipuçları taşıyor bence. Dili akıcı, hızla okunabilecek bir kitap.Dönemin toplum yaşamı ve yazarla ilgili fikir edinmek için bile okunabilir.
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20183,552 okunma
·
11 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.