Adı:
Polikuşka
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750705014
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Özgül
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Savaş ve Barış ve Anna Karenina gibi yapıtlarıyla dünyanın en büyük romancılarından biri sayılan Lev Tolstoy, aynı zamanda 19. yüzyıl Rusya'sının en etkili ahlakçı düşünürüdür belki de. Birçok yazısında din, toplum, ahlak ve sanat konularındaki görüşlerini açıklamış, Rus Ortodoks Kilisesinin bağnazlığını eleştirmiş, köylülerin yoksulluk ve eğitimsizliğine çözümler aramıştır. Tolstoy'un 1855-1863 yılları arasında yazdığı 'halk için öyküler' arasında yer alan Polikuşka da, onun daha çok maddeci toplumun doğal insan üstündeki etkilerini konu edinen yapıtlarındandır. Genç Tolstoy'un, köylü yaşamı üstüne parlak bir öyküsüdür Polikuşka; ama en küçük bir romantizm içermez yazarın yaklaşımı; tam tersine, Çehov'un bu konudaki bazı öykülerinde rastlanan katı bir gerçekçilikle kaleme alınmıştır.
Tolstoy'un din, toplum, ve ahlak ögelerini konu aldığı bu kısa öyküyü gayet akıcı ve sade buldum, güzeldi. Efendi ile köle ilişkisi, güven ve paralı askerlik güzel işlenmiş. Öyküde, İnsani duyguların çıkmazında Polikuşka'nın hikayesi anlatılıyor bizlere, tavsiye ederim.
şovenist ve ağdalı cümlelere kaçmadan anlatılan yalın ve sade dille yazılmış etkileyici bir hikaye.

çar rusyasında toprak ağalarının emrinde ki köylüler (köleler) üzerinde ki yaptırımları, onların hayatlarına karşın olağan sayılan hakları üzerine kurgulanmış (ancak gerçekliğinden ödün vermemiş) dehşetengiz öykü karşısında tuhaf bir çaresizlik yaşıyorsunuz.

hikayenin en çarpıcı kısımları ise köylülerin kendileri ve çocukları üzerinde kurulan bu hak talebini olağanmışçasına karşılayıp kendi aralarında tartışmaları.

polikuşka hikayenin ana kahramanı gibi algılansa da, o'nun trajejik öyküsü aslında daha büyük bir öykünün kısa bir bölümünü içeriyor. sadece toplumsal sınıf farkını değil toplum içerisinde ki bireylerin aldıkları kararların ve başlarına gelenlerin diğerlerini nasıl etkilediği, hayatın doğal akışı çerçevesinde birilerinin talihsizliklerinin diğerlerinin nasıl şansı haline geldiğinin de vurgusu yapılıyor.

öykü en başında uşağın hanımefendisinin taleplerini yerine getirirken bile iç sesinde o'nun söylediklerinin sorgusunu yaparak başlıyor. ancak bu durumu değiştirmek adına eylemde bulunmaktan kaçınması ve durumu kabullenişi öğrenilmiş çaresizliğinin göstergesinden başka bir şey değildir.

derebeyliği ve monarşinin insanlar konusunda nasıl adaletsiz bir kast sistemini meydana getirdiğini, bunun içindeki duruma aldırış etmeden kabullenişini aciziyet duygusu içerisinde okuyoruz.
Dönemin Rusya'sında ki toprak ağaları her sene üç kişiyi seçer ve askere gönderir. Askere gidecek kişiler genellikle ; işe yaramazlar ve suçlular olur eğer seçilmezse yüklü miktar da para ödenir.Kimse askere gitmek istemediği için her yıl kargaşa çıkar.
Kitapta askere gidecek olan üçüncü kişi seçimi sonrasında gelişen olaylarla bir taraf büyük acılar çekerken bir taraf da büyük mutluluk içinde oluyor. Okunabilir bir eser, mutlu sonla da bitmiyor, acı sonla da...
Bu kitabı okuduğumda gerçek dışı, ruhani şeylerden söz edildiğini gördüm. Bu yazarın dindarlığından kaynaklanıyor olsa gerek ama bunu bu sebepten görmezden gelmeye çalıştım.Çünkü kimsenin inancına karışamayız önemli olan anlatılan hikayeden çıkarılan derstir.Hikayeye gelince yazarın diğer hikayelerinden çıkarılan dersleri burada pek göremedim ve hikayenin sonunu da yanlış getirmiş. Onun dışında olumlu söyleyeceğim yalnızca kitabın akıcı olduğudur
Bir solukta bitirilebilecek bir kitap. Olayları o kadar güzel tasvir etmiş ki, sanki evinizin bahçesinden dışarıda olanları seyrediyor gibisiniz. İnsanla para ilişkisi göze çarpıyor. Paranın insan ilişkilerini ve insan davranışlarını nasıl etkilediğini anlatıyor. Para bir yerde can alırken, bir yerde can veriyor. Bir yerde düşman ederken. Bir yerde kutsal ediyor. Ayrıca o dönemin sosyolojisi çok güzel aktarılmış. Akıcı bir hikayeyi.
Tanıtım yazısında Genç Tolstoy’un, köylü yaşamı üstüne parlak bir öyküsüdür deniyor Polikuşka için ancak Tolstoy'un diğer kitaplarında bulduğum lezzeti bu kitap da bulamadım.
Bilirsiniz ya, bir konuşma, hele iş üzerinde konuşma sırasında sırasında size söylenenleri anlamak hiç de gerekli değildir; yalnız ne söyleyeceğinizi aklınızda tutun, yeter.
''Köylü milleti işte, onlardan başka ne beklenir ki!'' diye söylenmişti. Ama ne olursa olsun, tavanda kendini asmış bir adam vardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Polikuşka
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
96
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750705014
Kitabın türü:
Çeviri:
Mehmet Özgül
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Savaş ve Barış ve Anna Karenina gibi yapıtlarıyla dünyanın en büyük romancılarından biri sayılan Lev Tolstoy, aynı zamanda 19. yüzyıl Rusya'sının en etkili ahlakçı düşünürüdür belki de. Birçok yazısında din, toplum, ahlak ve sanat konularındaki görüşlerini açıklamış, Rus Ortodoks Kilisesinin bağnazlığını eleştirmiş, köylülerin yoksulluk ve eğitimsizliğine çözümler aramıştır. Tolstoy'un 1855-1863 yılları arasında yazdığı 'halk için öyküler' arasında yer alan Polikuşka da, onun daha çok maddeci toplumun doğal insan üstündeki etkilerini konu edinen yapıtlarındandır. Genç Tolstoy'un, köylü yaşamı üstüne parlak bir öyküsüdür Polikuşka; ama en küçük bir romantizm içermez yazarın yaklaşımı; tam tersine, Çehov'un bu konudaki bazı öykülerinde rastlanan katı bir gerçekçilikle kaleme alınmıştır.

Kitabı okuyanlar 47 okur

  • Milena.
  • Derya
  • Jîyan Demir
  • veysel demirkol
  • Esra
  • 07mbaln
  • OmTm
  • Zeynep
  • Özgür
  • Tunahan Dündar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.6 (3)
9
%11.8 (2)
8
%17.6 (3)
7
%35.3 (6)
6
%11.8 (2)
5
%0
4
%5.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%0