Polikuşka

Lev Tolstoy
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·88 syf.··
2023 30. kitabı
Kahramanımız Polikey, iyi bir insan olsa da yetiştirilme tarzı gereği oldukça güvensiz biri. Kendisine, karısı ve malikane sahibesi olan hanımı dışında itimad eden kimsenin olmamasıyla beraber, ondan hoşlanmayan bilakis nefret eden hatta ondan kurtulmak isteyen birçok kişinin yanısıra bir de Kâhyamız var. Geçmiş yaşantılardan, kötü alışkanlıklardan, o anlardan kurtulabilmek için önüne kendisini de ispatlayabileceği bir fırsat evin hanımı tarafından verilir. Bu uğurda çok savaş veren (kendi nefsine yenik düşmeyerek) Polikey, bu defa elinde olmayan bir sebeple görevi yerine getiremez ve kendisini de inandıramayacağını, o yargıyı kıramayacağını, kendisine güvenen bu iki kadını yüz üstü bırakacağını düşünerek… ınnn no noo söylemiciiimmmm Ahhhh bunu spoiler vermeden yazmak çoook zoorrr Deneme 2, Polikuşka, kanımca, insanların düşüncelerinin üzerimizdeki baskısını ele almış. Bir zamanlar yaptığımız yanlışlardan istesek de bu elalem denen zatlar yüzünden bir kurtuluş yakalayamamamız.. Göz önünde bulundurulan sürekli geçmişteki hatalarımız ve bu sebeple maruz kaldığımız yargılar.. Her ne kadar bir kimsenin görüşüne aldırış etmiyor görünsek de, insanlar tarafından kabul görülme, topluluk arasında yer edinme ihtiyacımız her zaman bizimle olacak. Bir diğer çıkarımsa ‘para’ ile ilgili olacak. Parayı kıymetli ya da kıymetsiz hale getirecek olan yine bizleriz. Kimimizin canına kastederken, diğerimizin hayatını bağışlayabilen bir gereç olabiliyor. Birinin hayatını bitirdiği yerde, bir diğerinin hayata yeniden başlama fırsatını doğurabiliyor. Birimizden aldığı ışığı, diğerimize nakledebiliyor.. Kimimizin hayatını alırken, kimimizin hayalini yaşatıyor.. Ben hayatıma uyarlayacak bir şeyler öğrendiğimi düşündüğüm bu kitabı elbette ki öneriyorum. Kitapta, alıntı paylaşabileceğim sığ
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20183,552 okunma
6/10
·88 syf.··
2024 5. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2024 00:00
Beklentileri çok yüksek tutmadığınız sürece zaman geçirmek adına okunabilecek sürükleyici kısa romanlar arasında. Bazı bölümler çok durağan geçse bile genel olarak sonraki sayfayı açmak istiyorsunuz.
Edebiyat & Roman
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20183,552 okunma
8/10
·96 syf.·
2017 13. kitabı
Tolstoy'un din, toplum, ve ahlak ögelerini konu aldığı bu kısa öyküyü gayet akıcı ve sade buldum, güzeldi. Efendi ile köle ilişkisi, güven ve paralı askerlik güzel işlenmiş. Öyküde, İnsani duyguların çıkmazında Polikuşka'nın hikayesi anlatılıyor bizlere, tavsiye ederim.
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20183,552 okunma
9/10
·88 syf.··
2020 10. kitabı
Tolstoy'un bu eserinde; Çar rusyasında toprak sahiplerinin emrinde çalışan köylüler üzerinde ki yaptırımlar, din, toplum, ve ahlak öğeleri konu alınmış. Toprak sahipleri her sene üç kişiyi seçiyor ve askere gönderiyor. Seçilen kişiler genellikle; işe yaramazlar ve suçlular oluyor, seçilen kişi gitmek istemiyorsa yerine yüklü bir miktarda para ödüyor. Kimse askere gitmek istemediği için her yıl kargaşa çıkıyor. Tolstoy yine güzel bir hikâye sunmuş bize. Hikâyeyi gayet akıcı ve sade buldum. Özellikle değineceğim bir kısım var ki, beni benden aldı yani kitabı bırakıp bir kaç dakika düşündüm, kendime gelemedim, devam ettiğimde ise ikinci kez şok geçirdim! Eminim kitabı okuyan herkes nereden bahsettiğimi tahmin etmiştir.. Yazarın kalemini zaten beğenerek okuyorum. Tolstoy'un okumak istediğim hatta çok merak ettiğim birkaç kitabı var fakat kalın kitaplar olduğu için yanımda taşıyamıyorum, iş yerine getirip, götürmek sıkıntı oluyor. Okuduğum bütün kitapları iş yerine götürüyorum ki molalarda okumak iyi geliyor. Konuyu toparlamak gerekirse, okunmaya değer bir hikâye.. Okuyun! Okutun! . . Sevgim üzerinize olsun, keyifli okumalar dilerim.
1000Kitap
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20183,552 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2022 11. kitabı
“Adı çıkmış dokuza, inmez sekize,” deyiminin tam yerine oturduğu kısacık bir kitap #polikuşka Neden mi? Rusya’da bir toprak kölesi olan Polikuşka, sahtekârlık, hırsızlık ve cahilliği ile tanınır, kimse ona güvenmez. “Düşene bir tekme de sen vur,” diyerek itilip kakılan bu karaktere, toprak ağası hanımı bir şans daha vermek ister ve ona oldukça yüklü bir paranın emanetini verir. Olaylar burdan sonra başlıyor işte. Kendini temize çıkarma mücadelesi vermeye çalışan Polikey’in başına gelenler sanırım pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Sonu… Acı, göz yaşı… Toplumun acımasızlığını, ahlak anlayışını, sosyal statüyü yerden yere vuran #tolstoy okuru iki yakasından tutarak sarsar yine, “Bir düşün,” der. Tolstoy’un bu uzun öyküsünü okuyan kişi, tanıdık temalar bulmanın acısı ile yutkunarak okur “Polikuşka”yı. Kıymetli bir eser, anlayana…
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20183,552 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2020 20. kitabı
Tolstoy'un bu hikâyede degindigi nokta normal bir insanın suçlanması kirli bir geçmişe sahip bir insanın suçlanması kadar yıkıcı olmuyor değiştiğini söyleyen bir insana eski hatalarını hatırlatmak kalkmaya çalışan bir düşkünü tekmelemeye benzer. Ve hayat asla düz bir çizgi değildir çok komplike bir yapısı vardır hicbir olay giris gelişme sonuç şeklinde hayatta zuhur etmez o yuzden belirli duygular altında verilen kararlar çoğu zaman en kötü kararlardır.
Felsefe
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20183,552 okunma
7/10
·88 syf.··
2022 36. kitabı
Birçok yazısında din, toplum, ahlâk ve sanat konularındaki görüşlerini açıklamış, Rus Ortodoks Kilisesinin bağnazlığını eleştirmiş, köylülerin yoksulluk ve eğitimsizliğine çözümler aramıştır. Tolstoy’un 1855-1863 yılları arasında yazdığı ‘halk için öyküler’ arasında yer alan Polikuşka da, onun daha çok maddeci toplumun doğal insan üstündeki etkilerini konu edinen yapıtlarındandır. Genç Tolstoy’un, köylü yaşamı üstüne parlak bir öyküsüdür Polikuşka; ama en küçük bir romantizm içermez yazarın yaklaşımı; tam tersine, Çehov’un bu konudaki bazı öykülerinde rastlanan katı bir gerçekçilikle kaleme alınmıştır. Toplumsal değerlendirmelerin bazılarının nerede olursanız olun aynı olduğunu görüyoruz, anlıyoruz. Din, dil, ırk fark etmeksizin adın çıkmışsa dokuza inmez sekize deyimi Rusya'da da geçerli . Güzel hikayeydi.
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20183,552 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2019 30. kitabı
Kitaba adını veren Polikuşka herkesin hakir gördüğü bir köylüdür. Hayatında sürekli hatalar yapmış, güvenilmez biri olan bu adam ilk kez ona duyulan güveni boşa çıkartmamak için elinden geleni yapsada sonunda onu büyük bir talihsizlik beklemektedir. Tolstoy bu kısa öyküsünde Polikuşkanın kadersizliğini anlatırken Çarlık Rusya'sındaki sosyal katmanlar (toprak ağası-köylü) arasındaki ilişkiyi oldukça gerçekci anlatmıştır. Toprak ağarları köylüler üzerinde hak talep etmekte, onların yaşamlarını ellerinin içinde görmekteler ve köylüler de bunu öğrenilmiş çaresizlik içinde doğal bir durum gibi kabul etmektedirler. O dönemde toprak sahibi olmak sınırlar içinde yaşayan insanların efendisi olarak hayatları hakkında hüküm ve tasarruf sahibi olmak anlamına geliyor. Hikayede hanimefendinin köyden askere gidecekleri seçmesi üzerinden bu düzen eleştirimektedir. Tolstoy bu ufacık öyküsünde birden çok konuya parmak basmıştır aslında bunlardan biride toplumdaki ahlaki düzen. Polikuşkaya güvenen hanımının yüzünü kara çıkartmamak için elinden geleni yapsada başarısız olur. Insanların önyargıları, sahte insan ilişkileri ve onun fakir bir köylü oluşu kendisini inandırması için yeterli olmayacaktır. Polikuşka hikayenin baş kahramanı gibi görünsede Tolstoy aslında bir kişinin öyküsünün daha büyük bir öykünün parçası olduğunu göstermeye çabalıyor. Sadece toplumsal sınıf farkını değil toplum içersindeki bireylerin aldıkları kararların, başlarına gelenlerin diğerlerini nasıl etkilediğini. Hayatın doğal akışı içinde birilerinin talihsizliklerinin başkalarının nasıl şansı haline geldiğinin vurgusunu yapıyor.
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20183,552 okunma
5/10
·88 syf.··
2020 3. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2020 01:51
Tolstoy'un halk öykülerinden uzunca bir tanesi "Polikuşka". Edebi açıdan beni diğer eserlerine kıyasla yeterince tatmin etmese de bu öykünün ve benzer temada yazılan diğer birkaç öyküsünün Tolstoy'un fikirlerinin gelişimini anlamak açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Öyküde bir toprak sahibesi ve defalarca hırsızlık yaparken yakalanmış bir köylü üzerinden zamanın köy yaşamı oldukça realist bir bakışla anlatılıyor. Öncelikle köy yaşamı kavramını açmak gerekli sanırım. Zamanın Çarlık Rusyasında bu kavram aslında kölelikle oldukça özdeşiyor. Toprak sahipleri, bu toprakları üzerlerinde yaşayan köylülerle alıp satabiliyorlar. Bu köylüler de çoğu zaman aç kalarak, derme çatma yerlerde uyuyarak ömürleri boyunca sürekli çalışıyorlar. Ayrıca kitapta da sıklıkla geçtiği gibi kilise ve din dönemin çok önemli birer aktörü. Köylüler kiliseye gidip başka türlü bir yaşamı akıllarına bile getirmeden hallerine şükrettikçe toprak sahibeleri tarafından takdir ediliyorlar. Benim bu noktada ilgimi çeken şey kendisi de toprak sahibi asil bir ailenin oğlu olan Tolstoy'un kitap boyunca bu düzenden duyduğu rahatsızlığı ince bir şekilde hissettirmesiydi.Özellikle "iyi kalpli ve dindar" toprak sahibesinin bir tür vergi olarak askere göndermesi gereken köylü için çok üzüldüğünü söyleyip durması ama muhafiyet için verebileceği üç yüz rubleyi hiç aklına getirmemesi gibi. Ayrıca şaşırtıcı sonuyla da toplumun iki yüzlülüğüne bir vurgu yapıldığını hissettim.Tolstoy'un son dönemlerinde kiliseyle ve aslında temelde toplum düzeniyle ilgili sorgulamalar yaşadığını ve bu durumun onu depresyona sürükleyen etkenlerden olabileceğini düşününce kitap bu anlamda yazar hakkında ipuçları taşıyor bence. Dili akıcı, hızla okunabilecek bir kitap.Dönemin toplum yaşamı ve yazarla ilgili fikir edinmek için bile
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20183,552 okunma
6/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2020 303. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2020 16:57
güzel bir hikaye tolstoy hikaye içinden hikaye çıkarmış, hikayenin baş karamanı polikuşka evli 5 çocuklu ufak tefek hırsızlık yapan ve her seferinde yakalanan hırsız, devlet köy den 3 asker alacak herkes polikuşkanın gitmesini istiyor, ama köyün hanım efendi si ona acıyor izin vermiyor ve ona güvendigini göstermek için ona şehre gönderip yüklü bir parayı kendisine getirmesini söylüyor, ve macera başlıyor, gerisini kitaptan okuyun, güzel bir kitap güzel bir dram, güzel güzel mutluluklar da var
1000Kitap
PolikuşkaLev Tolstoy · Can Yayınları · 20183,552 okunma

Yazar Hakkında

Lev TolstoyYazar · 205 kitap
Lev Tolstoy 28 Ağustos 1828 tarihinde Moskova'da doğdu. Babası Kont Nikolay İlyiç Tolstoy, 1812 Napolyon Savaşlarına katılmış emekli bir yarbaydı. Tolstoy romanlarında, insanoğlunun ne kadar değişik karakterli olduğunu vurgular. ''Savaş ve Barış'', ''Anna Karanina'' insan tahlileri ve canlı tasvirler bakımından birer baş eserdir. Lev Tolstoy'un kendini arayış serüveni ölünceye kadar sürdü. Karısı bile onu anlamadı. Tolstoy, bir çocuk gibi hayata küstü ve kaçtı. Seksen iki yaşındaki karanlık ve yağışlı bir Ekim gecesinde köyünden ayrıldı. Yolda hastalandı 7 Kasım 1910'da küçük bir tren istasyonunda hayata veda etti. Lev Tolstoy zengin bir ailenin çocuğu olarak Rusya'nın Tula şehrindeki Yasnaya Polyana adlı konakta doğdu. Çok küçük yaşlarında önce annesini, sonra babasını kaybetti, yakınlarının elinde büyüdü. Çocukluğundan beri gerçekleri incelemeye karşı büyük bir ilgisi vardı. Öğrenimini tamamlamak için Moskova'ya gitti. Çalışkan zeki bir öğrenci olarak başarı ve sevgi kazandı. Fransızcasını ilerletmiş, Voltaire'i ve J. J. Rousseau'yu okumuş, bu iki yazarın kuvvetli etkisinde kalmıştı. Yasnaya-Polyana'ya döndü, yoksul köylüler arasına katıldı. İlk eseri olan "Çocukluk"u bu sıralarda yazdı. Lev Tolstoy Bir süre sonra orduya girdi; Kafkasya'ya gitti. Kafkas halkının yoksulluk dolu yaşayışlarını ele aldığı izlenimlerle ilk gerçekçi hikâyelerini yazdı. 1854'te Kırım savaşı'na subay olarak katıldı. Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti. Bir kısım eserlerini oldukça sakin geçirdiği o yıllarda yazdı. Gene de içinde, aradığını bulamayan bir ruh çalkalanıyordu. Batı Avrupa ülkelerinde uzun bir gezintiye çıktı. Almanya, Fransa, İsviçre'de dolaştı. Yurduna dönüşünde gene Yasnaya-Polyana'ya yerleşti. Asalet ünvanlarından, lüksten sıkılıyordu. Köyünde bir okul kurdu. Bu okul, öğrenim, eğitim bakımından yepyeni bir kurumdu. Huzura kavuştuğuna kanaat getirdikten sonra, 1862'de evlendi. Lev Tolstoy evlendiğinde karısı Sophie Behrs kendisinden 16 yaş küçük olup henüz 18 yaşındaydı. Bu evlilik onun düzenli bir hayat özlemini giderecekti. Bu evlilikten 13 çocukları oldu; bu çocukların 3'ü bebek iken, biri 5 diğeri de henüz 7 yaşında iken öldü. Eserlerinden en kuvvetli olan iki romanı "Savaş ve Barış" ile "Anna Karenina'yı" bu dönemde yazdı. Karısı, eserlerini yazmasında en büyük yardımcısıydı. Hatta "Savaş ve Barış"ın düzeltmelerini 12 kez yapıp yazmıştır. Aradan bir süre geçince yeniden, bu sefer eskilerden daha şiddetli bir moral çöküntüsüne uğradı. Geniş halk yığınlarının, özelikle Rus köylüsünün yoksul, perişan durumu onu çok üzüyordu. Bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Kaba saba giyiniyor, giydiği her elbiseyi kendisi dikiyordu. Değişmeyen tek tarafı bıkıp usanmadan yazmasıydı. "Kroyçer Sonat", "Efendi ile Uşak", "Karanlıkların Gücü", "İman nedir", "İnciler", "Kilise ve Devlet", "İtiraflarım" hep bu yılların ürünleridir. Lev Tolstoy Eserlerinde insanlığın çeşitli meselelerine değinen Tolstoy'un dünya ölçüsünde bir sanat ve fikir değeri vardır. Kendi ülkesinin toplumsal siyasal çalkantılarını, halkının yaradılışını, yaşayışını büyük bir ustalıkla yansıtmıştır. Gerçekçi edebiyatın en büyük temsilcilerinden olduğu kadar, bir filozof ve bir eğitimci olarak da ün kazanmıştı. Yukarıda sayılanların dışında "Diriliş", "Gençliğim", "Çocukluk", "Hacı Murat", "Ayaklanış", "Sergi Baba", "Tanrı Bizim İçimizdedir", "Kazaklar", "Tesadüf", "İki Süvari" gibi eserleri vardır. Lev Tolstoy 82 yaşındayken, 1910 yılında öldü. Kış ortasında evini terk ettiğinde hasta düştükten sonra, Astapovo'da tren istasyonunda zatürre'den öldü. Polis, cenazesine katılmak isteyenlere ulaşımı sınırlandırmak için çalıştı, ama binlerce köylü cenazesinde sokakları doldurdular. 82 yaşında vefat eden Lev Tolstoy birçok kez büyük sıkıntılar yaşamıştır. Marksizm'den etkilenerek oluşturduğu mülkiyet konusundaki radikal fikirleri nedeniyle bütün servetini köylülere dağıttı, her haliyle onlar gibi yaşamaya başladı. Bu sebeple ailesiyle arası açıldı. Hıristiyan anarşizmini geliştirmeye çalıştığı kitabı "tanrının egemenliği içimizdedir" kitabıyla yeni bir hristiyanlık akımı tanımlaması, Ortodoks Kilisesi tarafından aforoz edilmesine sebep oldu. Tolstoy, ömrünün son yıllarını büsbütün derbeder bir şekilde geçirdikten sonra, bir küskünlük sonucunda, evini bırakıp yollara düştü. Astapovo tren istasyonunda ölü olarak bulundu. Ölümüne zatürrenin sebep olduğu bilinmektedir. Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı. Eserlerinde bunu eksiksiz olarak yansıtmayı hedef edinmiş en büyük Rus yazarlarından birisi olarak edebiyat ve dünya tarihindeki yerini aldı.