Adı:
Polikuşka
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750740091
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Polikuşka
Polikuşka
Gerçek bir olaydan esinlenen bu uzun öykü toprak kölesi Polikuşka’nın hikâyesini anlatır. Köyde sahtekârlıklarıyla tanınan Polikuşka’ya bir şans daha vermek isteyen toprak ağası hanımı, kasabaya ulaştırılmak üzere ona yüklü bir miktarda para emanet eder. Bütün bir köyün hayatını derinden sarsacak olayların fitili böylece ateşlenmiş olur.
88 syf.
·1 günde·8/10
.. Spoiler içerir..
Bir çırpıda okunabilecek kısa klasiklerden olan kitap, hikayenin kahramanı Polikuşka'nın başından geçen olayları anlatıyor.


Polikuşka, Rusya'da toprak köleliğinin devam ettiği yıllarda bir hanımefendinin için çalışan bir köledir. Hayatında yaptığı; çok içmek, sahtekarlık, hırsızlık gibi hatalarından dolayı kimsenin ona güvenmediği bir dönemde, hanımefendisi ona güvenip yüklü bir miktar parayı alması için onu görevlendiriyor.


Gerçek bir olaydan esinlenmiş eser, o dönemde köylünün halini, köleliği ve paraya verilen önemi ustaca gözler önüne seriyor.
88 syf.
·11 günde·Puan vermedi
Hem Rus hem dünya literatüründe bir kıyasa gidilecekse, dönemin namlı entelektüelleri Tolstoy ve Gogol olarak kabul edilir. Dostoyevskiye duyduğum kişisel zaafiyeti bir kenara bıraktığımda bu duruma itiraz edecek veri yok elimde:) Dostoyevski biraz daha halktan, manastırda büyümüş eğitim almış, her ne kadar doktor çocuğu da olsa, onun ahlaki değerleri hep bir din perdesi altında kalmış. Tolstoy ise aristokrat bir aileye sahip olmanın, varlık içinde doğup büyümenin avantajını, bilgisi görgüsü, adalet ve ahlak anlayışıyla çok daha ileri taşır, yoksulluk ve sınıf farkının altını defalarca çizer. Yine bir dönemin kanayan yarası portresidir Polikuşka, hüzünlü, yürek burkan (itiraf ediyorum, ben birazcık ağladım da) ne hayatlar, ne insanlar, ne ziyanlık, ne uğruna gibi ardışık sorularla okuduğum uzun öykü, sayfa sayısıyla yine çanta kitabımdı ve yazarın kalemiyle tanışmamış olanlar için, isabetli bir bakış sağlayacağı kanaatindeyim. Severek tavsiye listeme ekledim.
Saygılarımla..
96 syf.
·8/10
Tolstoy'un din, toplum, ve ahlak ögelerini konu aldığı bu kısa öyküyü gayet akıcı ve sade buldum, güzeldi. Efendi ile köle ilişkisi, güven ve paralı askerlik güzel işlenmiş. Öyküde, İnsani duyguların çıkmazında Polikuşka'nın hikayesi anlatılıyor bizlere, tavsiye ederim.
88 syf.
"... İnsan her şeyden önce vicdanının sesini dinlemeli."


Tolstoy'un 1855-1863 yılları arasında yazdığı“halk için öyküler” dediği eserlerden biri "Polikuşka"dır.

Kitapta, efendi ile köle ilişkisi, güven ve paralı askerlik konularını işlenmiş. Öyküde, insani duyguların çıkmazında Polikuşka'nın hikayesini anlatıyor.
Toprak ağalarının emrinde ki köylüler desek de bir nevi köleler üzerinde ki yaptırımları anlatılmış. Onların hayatlarına karşı normal saydıkları haklar ve köylülerin tuhaf çaresizliği. Hikayenin en can alıcı kısımları  köylülerin kendileri ve çocukları üzerinde kurulan bu hak talebini normal karşılayıp kendi aralarında tartışma içine girebilmeleri var. Toprak efendilerinin her söylediğini yapmaları çocuklarının aslında askere değil de ölüme gideceklerini bile bile kabullenmeleir var. Siyasi ve toplumsal konular akıcı bir dille anlatılırken paranın satın alabileceği değerler göz önüne serilmiş.
96 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
şovenist ve ağdalı cümlelere kaçmadan anlatılan yalın ve sade dille yazılmış etkileyici bir hikaye.

çar rusyasında toprak ağalarının emrinde ki köylüler (köleler) üzerinde ki yaptırımları, onların hayatlarına karşın olağan sayılan hakları üzerine kurgulanmış (ancak gerçekliğinden ödün vermemiş) dehşetengiz öykü karşısında tuhaf bir çaresizlik yaşıyorsunuz.

hikayenin en çarpıcı kısımları ise köylülerin kendileri ve çocukları üzerinde kurulan bu hak talebini olağanmışçasına karşılayıp kendi aralarında tartışmaları.

polikuşka hikayenin ana kahramanı gibi algılansa da, o'nun trajejik öyküsü aslında daha büyük bir öykünün kısa bir bölümünü içeriyor. sadece toplumsal sınıf farkını değil toplum içerisinde ki bireylerin aldıkları kararların ve başlarına gelenlerin diğerlerini nasıl etkilediği, hayatın doğal akışı çerçevesinde birilerinin talihsizliklerinin diğerlerinin nasıl şansı haline geldiğinin de vurgusu yapılıyor.

öykü en başında uşağın hanımefendisinin taleplerini yerine getirirken bile iç sesinde o'nun söylediklerinin sorgusunu yaparak başlıyor. ancak bu durumu değiştirmek adına eylemde bulunmaktan kaçınması ve durumu kabullenişi öğrenilmiş çaresizliğinin göstergesinden başka bir şey değildir.

derebeyliği ve monarşinin insanlar konusunda nasıl adaletsiz bir kast sistemini meydana getirdiğini, bunun içindeki duruma aldırış etmeden kabullenişini aciziyet duygusu içerisinde okuyoruz.
Uşaklar için yapılmış ve her biri taş çatlasa on arşınlık taş odalar.. Odalardan birinde Polikuşka ya da tam adıyla Polikey İlyiç ve ailesi: Akıllı, becerikli ama talihsiz karısı Akulina ile çocukları Anyutka, Nikita, Maşka, Mişka ve bebek Smoyka. Bir de tavuklar ve bir dana. Kuzeyin ayazına karşı büyüklerin çalışarak, küçüklerin koşarak ısındığı küçük, yoksul, nasırlı hayatlar.

Tolstoy bu uzun öyküsünde Polikuşka’nın kadersizliğini anlatırken, çok ustaca Rusya’daki sosyal katmanları da (yukarıdan aşağı: “Hanımefendi”, kahya Yegor, hizmetçi Dunyaşa, köylü Dutlov ve diğerleri), olanca gerçekliğiyle ve alabildiğince çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Bunu da çok basit kurguyla ve çok yalın bir dille anlatarak yapıyor. Ustalık da burada zaten.

Hikayeye adını veren Polikuşka dışında gizli ya da değil çok kahramanımız var aslında. Kenarda gibi dursa da felaketi ana kahramanınkinden belki daha da ağır olan Polikuşka’nın karısı Akulina öyle mesela. Hikayeyi okuduktan çok sonra düşündüğünüzde, Polikuşka’dan da çok ona hüzünlendiğinizi farkedebilirsiniz hatta.

Belki de sadece bir kere geçtiği için olsa gerek, ismi daha öykü okurken unutulsa da, kadersizliğinin şiddeti masum melekliğinde saklı bebek Smoyka da öyle.

Ama üç yüz rubleciğe kıyamadığı için, taze evli yeğeninin askere gitmesine (ölüme gitmekle eş) “bağrına taş basarak” göz yuman Dutlov’a pek ısınamıyor mesela insan. Fakat bu Dutlov’un çok gerçek bir karakter olmasına engel değil elbette. Hatta onu gerçek yapan da bu zaafı. Çünkü o içimizden biri. Şimdi şu an sokaklarda, caddelerde, evlerde, köylerde ve şehirlerde, okumuşu, okuyamamışı, güzeli ve az güzel olanı, eli nasırlı ya da teni elli faktör korumalı milyonlarca Dutlov var. Yine de Dutlov öyle kötü biri değil elbette. Günün sonunda yeğenini ve gelinini mutlu etmeyi başarıyor.

Yine talihsizler kategorisinde ön sıralarda yer alan ama çok da dikkat çekmeden satırlar arasında yitip giden biri daha var: Gönüllü asker Aloyha. Bir çeşit lejyoner. Paralı asker. Askere gitmek istemeyenin yerine para karşılığı gitmeyi kabul eden, zorunlu gönüllü Aloyha: “Sizin için gidiyor, sizin için kendime kıyıyorum.”

Polikuşka’yı basit bir örgüsü olan herhangi bir hikaye diye okuyup kenara koymak mümkün. Ama burada andığım ya da anmayarak haksızlık ettiğim (mesela Hanımefendi) daha bir çok karakterin tek başına bir hikaye ya da roman kahramanı olabileceğini; bu kahramanların muhtemel hikayelerinin de bir başka hikaye ya da romanın konusu olabileceğini farkettiğinizde, okuduğunuz sayfalara bir de bu gözle geri dönmeniz işten bile değil.
96 syf.
·5 günde·7/10
Dönemin Rusya'sında ki toprak ağaları her sene üç kişiyi seçer ve askere gönderir. Askere gidecek kişiler genellikle ; işe yaramazlar ve suçlular olur eğer seçilmezse yüklü miktar da para ödenir.Kimse askere gitmek istemediği için her yıl kargaşa çıkar.
Kitapta askere gidecek olan üçüncü kişi seçimi sonrasında gelişen olaylarla bir taraf büyük acılar çekerken bir taraf da büyük mutluluk içinde oluyor. Okunabilir bir eser, mutlu sonla da bitmiyor, acı sonla da...
96 syf.
·2 günde·4/10
Bu kitabı okuduğumda gerçek dışı, ruhani şeylerden söz edildiğini gördüm. Bu yazarın dindarlığından kaynaklanıyor olsa gerek ama bunu bu sebepten görmezden gelmeye çalıştım.Çünkü kimsenin inancına karışamayız önemli olan anlatılan hikayeden çıkarılan derstir.Hikayeye gelince yazarın diğer hikayelerinden çıkarılan dersleri burada pek göremedim ve hikayenin sonunu da yanlış getirmiş. Onun dışında olumlu söyleyeceğim yalnızca kitabın akıcı olduğudur
96 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Bir solukta bitirilebilecek bir kitap. Olayları o kadar güzel tasvir etmiş ki, sanki evinizin bahçesinden dışarıda olanları seyrediyor gibisiniz. İnsanla para ilişkisi göze çarpıyor. Paranın insan ilişkilerini ve insan davranışlarını nasıl etkilediğini anlatıyor. Para bir yerde can alırken, bir yerde can veriyor. Bir yerde düşman ederken. Bir yerde kutsal ediyor. Ayrıca o dönemin sosyolojisi çok güzel aktarılmış. Akıcı bir hikayeyi.
88 syf.
·Puan vermedi
Kısacık bir kitaptı. Tolstoy’un inanç temelli bakış açısına bu eserinde de rastlıyoruz.
Kitaba adını veren ana karakter, zamanında kötü işler yapmış,daha sonra hepsini geride bırakmıştır. Bunu efendisi olan hanıma ispat etmek için eline bir şans geçer. Polikuşka kente gidecek ve hanıma ait bir miktar parayı getirecektir. Böylece güvenilir olduğunu herkese kanıtlayacaktır.
Polikuşka’nın teslim aldığı bu para kimseye şans getirmez.
Yazarımız kısacık örgüde muhteşem bir sosyolojik kompozisyon çizmektedir.
Dönemde, toprak mülkiyetine sahip olmak demek yalnızca para ve mülk sahibi olmak anlamına gelmiyor; mülk sınırları içerisinde yaşayan insanların “efendisi” olarak, onların hayatları ve hatta onların çocuklarının hayatları hakkında da hüküm ve tasarruf sahibi olmak anlamına geliyor. Tolstoy bu durumu askere gidecek erlerin seçilme kurgusu üzerinden eleştiriyor.
Keyifliydi. Tavsiye ederim.
88 syf.
·Puan vermedi
Tolstoy’un kısa ama derinliğinde kaybolduğum öyküsünün, acıdan yolunu izini kaybetmiş bir bedevi gibi çaresizliğe mahkum kahramanı polikuşka.
Cılız omuzlarına yüklenen sorumluluğu taşımak pahasına kendinden geçen beş çocuklu, kimselerin güvenmediği fakir bir rus köylüsü Polikey.Hanımına ulaştırılacak emanet para ona verilen son şans. Kendini ispat etmek istese de talihsizlik yakasını bırakmıyor “'Ah! Şu para yok mu?’ Bütün günahlar ondan çıkıyor.” .
Her satırında hisleri doruklarda yaşatan, çokça acıtan, hem kaynar suya sokan hem başından soğuk sular akıtan, bir yandan ufacık ümitlere bel bağlatırken, bir yandan ölümün soğuk yüzü gibi gerçeği suratına çarpan, etkileyici ve hüzünlü bir yaşanmışlık öyküsü..
.
Mutlaka kitaplığınızda bulunsun.
Keyifli okumalar diliyorum🤗

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Polikuşka
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750740091
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Polikuşka
Polikuşka
Gerçek bir olaydan esinlenen bu uzun öykü toprak kölesi Polikuşka’nın hikâyesini anlatır. Köyde sahtekârlıklarıyla tanınan Polikuşka’ya bir şans daha vermek isteyen toprak ağası hanımı, kasabaya ulaştırılmak üzere ona yüklü bir miktarda para emanet eder. Bütün bir köyün hayatını derinden sarsacak olayların fitili böylece ateşlenmiş olur.

Kitabı okuyanlar 247 okur

  • Nurgül
  • Özge Ünal
  • Selen Atalan
  • mzç
  • Hakan Karakaya
  • Ruh Hekimi
  • Engin Alp
  • Hamdi Can GÜÇLÜ
  • Selahattin B.
  • Fatma

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%3.8 (3)
9
%3.8 (3)
8
%13.9 (11)
7
%13.9 (11)
6
%3.8 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0