·223 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Ocak 2020 16:35 · Gogol ile tanışmam Ölü Canlar ile olmuştu, eserin eşsizliği okuma serüvenimde muazzam bir iz bırakmış, Rus edebiyatına, kültürüne büyük bir merak ve ilgi duymama sebebiyet vermişti.
Gelelim ilk öykümüz Neva Bulvarı'na, öyle bir bulvar düşünün ki her şey göründüğünün çok çok ötesinde hem çok sıradan hem çok büyüleyici, o bulvarda yürümek adeta hayatla Rus ruleti oynamak işte ruleti çeviripte oyuna heyecan katmak için ikinci kurşunu ekleyen karakterlerimiz Ressam Piskarev ve Teğmen Pirogov iki zıt kutup. Her şey karakterlerimizin iki güzel kadını görmesiyle başlıyor, iki farklı erkek, iki farklı kadın ve insanoğlunun o derin ahlak ve erdem anlayışının karman çorman çizgileri,kader Ressam Piskarev ile oyunlar oynuyor ve eklediği o ikinci kurşunun bedelini ağır ödetiyor. Gel gelelim Teğmen Pirogov ise arsızca bulduğu cüret ile alay ediyor hayatla.
Çok sevdim bu öyküyü, karakter tahlilleri, Gogol'un muazzam kalemine tekrar hayran kaldım...
Burun öyküsünde oldukça mizahi bir şekilde insanın statü ve ünvan sevdası pahasına ne hallere düşebileceğini her toplumun laneti olan sınıf farklılıklarının boş temellerine kurulan koca hayatları görüyoruz. Her şey bir sabah kahvaltısında ekmeğinin içinde bir burun bulan berber İvan Yakovleviç'in şaşkınlığı ile başlıyor.
Portre ise insan ruhunun en karanlık noktaları hırsları, başarıya açlığı, kıskançlığı ve ötesinde keskinliği özünü unutup adeta ruhunu satışını açık bir şekilde görüyoruz. Genç bir ressam olan Çartkov, her şeye rağmen geleceği parlak olsada maddi olarak imkansızlıklarla boğuşur ve bunca şey içinde onu en çok mutsuz eden şeye yani ününün olmamasına takılmıştır. Satın aldığı bir portrenin başına ne işler açacağı, toz pembe bulutlarla arzu ettiklerini önüne serdiğini görüyoruz fakat gelgelelim her şey bu kadar basit mi? Bir sanatçının göksellik, ruhani ve ahlaki değerleri ile etik anlayışının çatışmalarını görüyoruz.