iki şehrin hikayesi, konu o kadar güzel işlenmişki insan hayretler içerisinde kalıyor. Karakterlerin hepsi belli bir zamanda birbirlerinin hayatlarına dokunmuş. O dönemin insanları, toplum arasında ki yaşam farkı, soyluların berbat düşünce tarzları ve yönetim biçimleri o kadar korkutucu ki...
Köylülerin devrim adı altında önüne gelen herkesi azize giyotinle başbaşa bırakmaları, başa kim gelirse üstünlük kurmaya devam edeceğinin ve karşılarında olan herkesi ezeceğinin göstergesi aslında.
Öte yandan kitabın benim için en büyük, en özel kahramanı zeki, başarılı avukat Sydney Carton. Onun hayta işe yaramaz hallerini tüm sayfalar boyunca okuyunca böyle bir sonu olacağını hiç kestirememiştim. Aşkı uğruna her şeyi göze alan onun üzülmesini istemeyecek kadar naif ve güzel bir adam aslında. Onun bu denli ince bir ruhla yazılmasını çok sevdim.
Iki şehrin hikayesi her anlamda güzel, akıcı insana değer katan çok özel bir kitap oldun benim için. Gönül rahatlığıyla herkesin okumasını tavsiye ediyorum..
Harika bir kitaptın.
İki Şehrin HikayesiCharles Dickens