168 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bu kitap Nihan Kaya’nın ” İyi Aile Yoktur “ kitabı ile birlikte benim kutsallarımdan biri oldu. Öyle sevdim ki eğer bir yazar olabilseydim bu kitapları ben yazmak isterdim… Aynı bu denli açık, yalın şekilde yıllardır bu topraklarda çocukların, kadınların yaşadıklarını insanlara aksettirebilmek… Kitapları okuduğumda istisnasız her cümlede kendimi anlaşılmış hissettim ve uzun yıllardır hissetmediğim bir rahatlık duydum. Çünkü yalnız değildim. Hepimiz aynı yollardan geçmiş aynı badireleri atlatmıştık. Ama biz daha el kadar bir çocukken bile zihinlerimizi öyle bir felç etmişlerdi ki başka türlü bir hayatın mümkün olduğunu bilemedik. Hepimiz başlangıçta bize sunulanı gerçek olarak kabul ettik.Bu düşüncelerin hakiki olup olmadığı sorgulamadık.Bu düşünceler ve bize biçilen değerler şiddetle, kınamayla, alayla, sevilme ihtiyacımızın istismar edilmesiyle bize zorla ezberletildiler. Ve aslında kadın kadına bakışımızla bile anlaşabilecekken bize o saf ortak dilimizi birbirimizi anlamayı unutturdular. Üstelik bir de birbirimize destek olmadığımız gibi ben çektim o da çeksin düşüncesiyle düşman kesildik. Kitabı okudukça kafamdaki sis perdesi aralandı; hayatımda ne istediğimi ve neden “bunu” istediğimi bir kez daha sorguladım.Aslında içinde yaşadığımız dünyanın ne kadarını biz inşa ettik,bizim için oluşturulan tercih sunulmayan bir hayatı yaşamadığımızı iddia edebilir miyiz?

Türk edebiyatında böyle bir alanda bu konulara açıkça değinen, herkese hitap eden anlaşılır bir dili olan başka bir kitap ben görmedim. Kitap da toplumun tabu kabul ettiği birçok şeyi bize sorgulatıyor ve sünnet gibi Türk toplumunun son derece hassas olduğu konularda bile bildiğinden şaşmadan bizler gibi yargılanmaktan korkmadan bu törenlerin hangi zihniyetin sonucunda ortaya çıktığını tek tek anlatıyor. Üstelik Nihan KAYA kitaplarının içeriğinin doğru anlaşılabilmesi için her mecradan (instagram, youtube, twitter, podcast, radyo yayınlarından vs. benim bildiklerim takip ettiklerim) kendini anlatmaya bildiklerini aktarmaya çalışıyor. Ben kendisini tesadüfen bu şekilde tanıdıktan sonra okumaya başladım. Oldukça naif, içten, dürüst, farkındalığı çok yüksek biri ve bu konuda bize bu denli rehberliği takdire şayan.

Ne yaparsanız yapın size hala yetmeyen bir şeyler olduğunu devamlı eksik olduğunuzu düşünüyorsanız bence bu kitabı okuyun. Bir kenara çekilin kendinizle yüzleşin. Kolay değil muhakkak ama siz bunları yadsıdıkça herşey aynı kalmaya devam edecek.Bir şeye alıştığımızda duyarsızlaşırız böyle olduğunda ise sesimizi ne kendimiz ne de başkaları için çıkarmayız. Bir de kendinize sorun ben çocuğumun "çocukluğumda hissettiğim gibi" hissetmesini ister miydim diye?