·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Ocak 2020 21:04 Her şeyden önce" yürekten" yazılmış bir roman. Bu yüzdendir ki okurken defalarca tüylerim diken diken oldu, kendimi o atmosferde hissettim, yeri geldi o yoksulluk içindeki anadolu insanına üzüldüm ama o yüce gönüllü, cesur anadolu insanıyla defalarca da gurur duydum.
Kitap, hariciye nazırı olan, savaşta bacaklarını kaybetmiş ve kafasında bir kurşunla belki son günlerini yaşayan Peyami'nin deftere yazdığı anıları anlatıyor. İstanbul'un ve İzmir'in işgaliyle başlıyor her şey.
Ateşten gömleği sırtına giyen milletimizi Peyami,İhsan,Cemal,Ayşe başta olmak üzere birçok karakter üzerinden bize anlatıyor Halide onbaşı. Bunu yaparken bir bölümde kendisinin de konuşma yaptığı tarihi Sultanahmet mitingine de götürüyor bizi , kurtuluş için ilk kıvılcımlar orada düşüyor gömleklere.
Tek tek yazmaya kalksam sadece altını çizdiğim yerler bile oldukça uzun sürer. Kısaca elimden geldiğince alıntı yapark birkaç şey eklemek istiyorum.
Buradan sonrası kitabın içeriğiyle olacak spoiler görmek istemeyenler okumayabilir.
Hariciye nazırı olan Peyami arkadaşları İhsan ve Cemal gibi ateşten gömleği giymek , kağıtların arasından kurtulup cephede bulunmayı ister bu durumla ilgili Ayşe, Peyami'ye " sen Peyami, İzmir yolunda hâlâ sararmış kağıtlara bakarak mı yürüyecaksin?" der. Bundan olacaktır ki Peyami hastanede yatarken " Her azam kopuncaya kadar Ayşe! Sen duymadın, bilmedin, yeşil gözlerinde yaş kurudu. Bana merhametle baktın. Hâlâ bilmiyorsun. Bak iki bacağım koptu fakat dövüşmek için iki kolum var... Ben de ben de senin için, İzmir için her azam kopuncaya kadar vuruşacağım." diye haykırışları benim içimi titretmişti. Ve ardından sadece yaşamaktan korkan, arkadaslarina kavuşmayı isteyen bir Peyami...
Halide Edib ,Türk milletinin bu büyük savaşta fakirliğin en son derdi olduğunu, genç- yaşlı, erkek- kadın herkesin vatanın kurtuluşu için nasıl ateşe atıldığını öyle güzel anlatmış ki... ah en büyük zenginliği vatan sevgisi olan ulvi insanlar...
Gençlerimiz pek bu eserleri okumuyor, okuyun. Her Türk genci okumalı, o havayı, o hissi solumalı.
...Kim bilir o uzak atide Türk gençliğinin sırtındaki "Ateşten Gömlek" ne kadar bizimkinden başka olacaktır...
Halide Edib