Gönderi

10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2020 17:41
Türk Edebiyatının en iyi tarihi roman yazarı kuşkusuz Kemal Tahir’dir. Tarihimizde, roman konusu yapılacak sayısız malzeme olmasına karşın, romancılarımız bu alana yeterince girmemiştir. Tarihi roman yazmak zordur. Tarihi vakayı bilmeniz yetmez. Zira konu edindiğiniz dönemle hesaplaşmanız, kuru bir tarih anlatısı değil de olaydan sosyolojik bir pencere sunmanız gerekir. Romanı, haklıyı haksızı ayırmak hele de bir tarafı tutup diğer tarafı tepelemek için değil, meseleyi etraflıca ele alıp, tarafların davranışındaki arka planı, psikolojik gerekçeleri çözümlemeniz gerekir. Bu bağlamda baktığımızda, edebiyatımızda ne yazık ki nitelikli tarihi romanlara rastlamak hayli güçtür. Kemal TAHİR, bu kısır alanda bir vaha sayılabilecek eserler vermiştir. Üstelik en çetrefilli dönemleri, üstüne konuşulmaktan bile çekinilen öyle can yakıcı konuları bir cerrah inceliğiyle ve bir filozof bilgeliğiyle öyle ustaca işlemiş ki hayran olmamak elde değil. Yine Türk Edebiyatının en iyi diyalog yazarı benim nazarımda Kemal TAHİR’dir. Karakterleri belli bir düzen içinde sayfalarca o kadar ustaca konuşturur ki sayfalar bitmesin istersiniz. Eski İstanbul’daki kopukları, külhanbeylerini, batakçıları hâsılı sokak taifesinin diline onlardan biriymişçesine hâkimdir. Romanlarındaki şahıs kadrosu adeta satranç tahtası gibidir. Her karakter net olarak tanımlanmış, romandaki görevi, yetkinliği apaçık bellidir. Yorgun Savaşçı romanı, içeriğiyle ismi en çok uyuşan romanlardan birisidir. Yazar, romanda, önce Trablusgarp’ta sonra Balkanlar’da en sonunda da 1. Dünya savaşında mücadele etmiş, on yıldır cepheden cepheye koşan Türk halkının, yeni bir mücadele başlatmak isteyen Millicilere karşı tutumunu sorgulamış. Romanın geçtiği tarihler mütarekeyle Anzavur isyanı arasında geçen süredir. Daha önce Yol Ayrımı romanındaki Cehennem topçu Cemil karakteri bu romanda başkarakter olarak boy gösteriyor. Roman, mütarekeden sonra İttihatçıların suçlu ilan edilip yakalanmaya çalışılması ile başlıyor. Cemil Bey’in bir ittihatçı olarak bazı olaylara karışması neticesinde aranmasıyla bir süre İstanbul’da saklandıktan sonra Anadolu’ya geçmesi ve Milli mücadeleye katılmasıyla devam ediyor. Roman bu noktadan sonra, tarih bilgisi lise sıralarından ibaret olanlar için adeta bir hayret vesikasına bürünüyor. Romanda Mayıs 1919’da Anadolu’da mücadeleye karar veren bir avuç insanın yaşadığı zorlukları okuyunca, o mücadeleye inanan insanların kutsal azminin önünde saygıyla eğiliyorsunuz. Nasıl ki İslam tarihinde ilk inananlar daha mübarek bir makama malikse, Milli Mücadelenin de ilk inananları daha mühim bir makama sahiptir. Zira onlar yalnız mücadele etmekle kalmayıp, mücadeleden yılmış milleti de yapılması geren mücadeleye inandırmıştır. Kemal TAHİR, dile ve tarihe hâkimiyetiyle, meseleleri derinlikli sorgulama yeteneğiyle, romandaki kahramanları aracılığıyla yapığı çok yönlü çıkarımlarıyla edebiyatımızın müstesna yazarları arasındadır. Binlerce sayfa tarih kitabı okuyarak tarihi öğrenebilirsiniz, belki. Ama vakaların psikolojik arka planını anlayabilmek için, bu meseleler üzerine fazlaca kafa yormuş rehberlere ihtiyaç var diye düşünüyorum. İşte farklı açılardan bakabilmek için, Kemal TAHİR, eşine az rastlanır bir tarih sosyologudur.
Yorgun SavaşçıKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20224,295 okunma
·
30 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.