Gönderi

9/10
·724 syf.··
Beğendi
·
2015 238. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2015 00:00
"Hayatım hayatımın romanı olsun.." diyerek başlayalım.. En çok yarım bırakılan kitaplar arasında 1, En çok okunacak kitaplar arasında 3. sırada olması bile bir çelişki teşkil etmiyor mu? Meraklanıp, kitaba başlayıp, kitaba tutunamayanlar: (Selim olsa hepinizden tiksiniyorum derdi :)) ) Kitap hakkında fikir ve naçizhane tavsiyelerime gelirsek: 1. Kitaba korku ile başlamayın ( "Yok bu kadar insan iyi kitabı neden yarım bıraksın ki?" gibi) 2. Hiçbir olumsuz yorum sizi yıldırmasın; 3. Kitabın kalınlığı, sayfa sayısı gözünüzde dağ olmasın; 4. Kitaba başlamadan önce akıcı bir roman olacak diye düşünmeyin; 5. Ve sonda yeni ve hiç bilmediğin türden kapılar açmak senin elinde.. İlk başlarda okuduğumda biraz afallamıştım. Bir çok okurun dediği "anlaşılmamazlık, akıcılık" kısmı bende yoktu. Ama bunlar güzel günlerimdi. Kitap bir yerden sonra karmakarışık olmaya başladı. Karakterler belleğimde kayboldular. Kitabın gelgitleri beni yormaya başladı. Okuduğum kısımların üzerinden iki kere geçmek zorunda olduğum bile oldu. Sonra yavaş yavaş taşlar yerinde durmaya başladı. * Okumadığım zamanlarda okumak için içimden gelen talep; * Her an Selim`in yerine kendimi koymam; * Bir okumaya başladım mı ne kadar çok okuduğuma kendimin bile şaşması, vs.vs. Bir süre sonra kendinizden geçiyor, ara sıra Turgut çokça Selim oluyorsunuz. Altını çizdiğiniz alıntıları okudukça anlıyorsunuz ki aslında bu çaba boşuna değildi. Kitabı akıcı bir roman olarak değil, piskolojik ve felsefik yönden ele alırsak daha az hata yapmış olur, daha çok okumak için yol kat etmiş oluruz. *En sıkıldığım nokta (1 ay o bölüm yüzünden aksadım) Günseli`in Selim hakkında konuştuğu bölümdü. İlk kez kitapta o bölümde sıkıldım. Paragraf boyunca bir tek virgül, nokta işaretine rastlamadım. Bu beni yıldırmadı desem yalan olur. Bundan başka, * "Tutunamayanlar Ansklopedisi" ilginçti; * Karekter analiz ve seçimi başarlıydı; * Yazarın kelime cambazlığı harükuladeydi; * Alıntılar mükemmeldi; * Olric fikri orjinaldi benim alemimde (en azından isim konusunda) *En akıcı nokta: Selim`in günlükleriydi. Selimi en iyi anladığımız kısımlar o kısımlardı çünkü. Bir puanı- Günseli`nin anlatım biçimi ve bir de bende saklı kalacak bir sebep yüzünden kesiyorum. Bunlardan başka okumanız için elinizde mükemmel bir roman mevcut. Hiçbir şey için değilse bile, merakımı giderdiğim için bile değer diye düşünüyorum.:) Mükemmel bir dibe vuruş hikayesi için kolları sıvayın derim. Tabiri caiz ise: "Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok." diyenlerin romanı. "Tanrı, tutunamayanlardan rahmetini esirgemesin..." Kitaba ve hayata tutunmanız dileği ile..
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,9bin okunma
··2 alıntı·
3 +1'leme
·
48,2bin Gösterim
65 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kitabı bitirdiğimde Oğuz Atay'a dönüp "Sen bu kitabı nasıl yazdın be usta?" dedim. Beni en çok etkileyen ikinci kitaptır Tutunamayanlar.
Elinize sağlık emektar hanım, 1. sırada olmayı hak eden bir inceleme yazmışsınız teşekkürler, tabi eski incelemelerden olmasının da bunda katkısı büyük. Ara verdiğiniz yer gerçekten en zorlayıcı kısımdı, diğer tespitleriniz de nokta atışı, böyle bir kitabı bu kadar kısa tutarak özetlemek ciddi bir başarıdır tebrik ediyorum samimiyetle. Kitapla ilgili bir şeyler yazabilmeyi de çok istiyorum ama kolay bir mesele değil bu elbette. Daha çok okunmayı hak ediyor, büsbütün anlaşılması da gerekmiyor. Tutunamayanlar, ihtiyacı olan her okura ulaşsın isterim, en çok Selim Işık gibi olanlara. Tekrar teşekkürler..
Aysel
Gönderi Sahibi
Asıl ben teşekkür ederim beğendiğiniz için. Bence daha fazla okunmaya başlamış. İstatiklerden bakınca anlaşılıyor. Doğru zamanda okumak da önemlidir tabi. Ben doğru zamanda okuduğuma inanıyorum. Okumayanlara da tavsiye ederim ama en az 50 kadar klasik roman okuyan kişiler daha kolay okur.
Tutunmaya Çabalıyorum... İnanıyorum Birgün Tutunacağım. Ama Mezarda Ama Mezara An Kala.
Günseli -Selim kısmındayım. Tutunmaya çalışıyorum:)
bence bu roman "bu hayatta sadece kendisi olduğu için dışlanan ve yalnızlaştırılan insanlar"ı anlatıyor. bunu yaparken okuyucuyu olabildiğince yormayı deneyen sanki bir mühendis zekasında örülmüş kurgusuyla bizleri matematiğin ve geometrinin hatta şizofreninin o zengin altyapılı dünyasına davet eden bir yapısı var. yazar bunu yaparken bizi harika bir yolculuğa çıkarıyor. bu da işin cabası. Atay benim güzel ağabeyim bir zamanlar iyi ki var oldun. Ne diyeyim ki bir yazar olarak ben çok ilham aldım bu romandan. yazarının çektiği acıyı da çok iyi idrak ettiğimi zannediyorum.
Reklam
İlk üçyüz sayfayı atlattınız mı bu kitap en sevdiğim kitaplar listenize girecek emin olun
Aysel
Gönderi Sahibi
Rica ederim arkadaşlar, dediğim gibi biraz zorlanmalar olacak ama sonuçta yarım bırakılmayı haketmeyen bir kitap. Fikrinizi değiştirdiğim için bile okuduğuma mutlu oldum :)