·429 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Ocak 2020 00:00 Bu kadar hızlı ilerleyen bir hikaye olabilir mi? Evet neden olmasın! Bu kitabın akışı o kadar güzel ve hızlı ilerliyor ki insanda kitabın sonunu biran önce görme arzusu uyandırırken bir yandan da kitabın sonu gelmesin arzusunu tetikliyor. Sayfaları çevirdikçe çeviresin, çevirdiğin sayfalar bitmesin istiyorsun.
Okuduğun kelimelerin anlamları hemencecik insanın beyninde canlanıverir mi? Evet neden olmasın! O kadar güzel bir şekilde anlatılmış ki hikaye; hikayemizin ana karakteri olan Jan Valjan'ın sırf ailesinden birileri aç kalmasın diye fırından çaldığı ekmek ile başlayan 19 senelik esaret ile birlikte bu esaretin bitmesiyle özgürlüğüne kavuştuğunu sanıp, aslında özgürlük ile esaret arasında gidip gelen bir hayatın başlangıcıyla... (bütün malvarlığından arınmış, manevi hayatı seçmiş) bir rahip ile karşılaşıp o rahibin hayatına dokunmasıyla geri kalan yaşamının tamamıyla değişeceği, kılıktan kılığa bürünüp hem
kendi esareti-özgürlüğü altında yaşarken hemde başka insanların hayatlarını değiştirmeye kendini adamış Madlen Baba'nın hikayenin diğer ana karakterlerinden biri olan Kozet ile karşılaşıp kurgunun bambaşka boyutlara taşındığı hüznün, duygu yoğunluğunun, gözlerin dolmak ile dolmamak arasında kalıp gideceği ve bir o kadar da sevinci, neşeyi doruklarda yaşacağınız bir hikaye sizi bekliyor.
"Hiç kimse onun iç dünyasında kopan fırtınaların özünü bilemeyecekti."