Puan vermedi·160 syf.····Okunma: 13 Şubat 2020 20:57 Postmodern roman, hikaye tarzının bizdeki en büyük ustalarından biridir Yusuf Atılgan. Toplumcu gerçekçi roman tarzının çok etkili olduğu 1950'lerde varoluşçuluğa dayanan ve bireyciliği esas almıştır romanlarında. Zaten hayatı boyunca sadece iki roman yazmıştır. Fakat bu iki roman da Türk Edebiyatı açısından oldukça önemli bir yerde. Özellikle de romanlarındaki tipler açısından bakıldığında özgünlüğünü ortaya koyuyor. Gerek Bay C. Gerekse de Zebercet bu özgünlüğün eseridir.
Söz konusu "Aylak Adam" adlı eseri olduğu için tip açısından Bay C. ye bakalım biraz: Bay C. kalabalıklar içindeki 'yalnız'lardan biri. Bu yalnızlaşma daha çok modern yaşamın metropolünde yaşayan aydında kendini gösteriyor.
Bu yalnızlaşma kendini korkuyla da destekliyor. Bu korkuya' aidiyet korkusu' da denebilir. Bay C. bundan öyle korkuyor ki kendisine 'zengin' denildiğinde 'zengin değil paralı' ifadesini kullanıyor.
Aslında hayatından çok da beklentisi olmayan Bay C.'nin aradığı tek şey var o da teyzesinin gözleri. Aradığı bu gözleri arar durur roman boyunca. Fakat 'aylak adam' bunu da başaramıyor. Tam bulduğunu zannettiği anda trajikomik bir şekilde bunu başaramaz.
Son olarak şunu da belirtelim Atılgan'ın 'aylak adam' ı da tıpkı Tutunamayanlar romanındaki Selim Işık gibi 'tutunamayan' bir tip. Aslında bu 'gibi' edatını 'Aylak Adam' için söylemek daha doğru. Çünkü Oğuz Atay Tutunamayanlar'ı 'Aylak Adam' ın kısa bir pasajından sonra yazıyor. Bunu da Yusuf Atılgan'a gönderir. Yusuf Atılgan'ın geri dönüş yapmadığını görünce kırılmış. "Kitabımla ilgilenmedi" demiş. Yusuf Atılgan bunu Oğuz Atay'ın vefatından sonra öğreniyor ve "Tutunamayanlar'ı çok beğenmiştim ama böyle bir kitabı yazan birinin benim yorumuma ihtiyacı olmadığını düşünmüştüm. keşke hayatta olsaydı da bunu kendisine söyleyebilseydim" demiş.
Bizlere bu güzel ve özgün tipleri kazandırdığınız için sizlere minnettarız. Her ikisinin de ruhu şâd olsun.