Gönderi

İyi Bir Okur Olmak ve Toplumsal Adalet
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 16. kitabı
Romanda, yozlaşmış bir toplumda, bireyin evrilmesi ve vicdanına yenik düşüp yeniden dirilişi anlatılıyor.Yazar, vicdan azabının kuşattığı bireyin değişimini anlatırken ceza hukukuna, sosyal adaletsizliğe de ağır eleştirilerde bulunuyor. Mahkeme salonunda başlayan romanda adalet, hukuk, aile, din gibi konular iki ana karakter üzerinden eleştirilir. Bunlar: Katyuşa Maslova ve Dimitry Nehludov' dur. Nehludov, ruhunu kötülüklerden arındırmak gayesiyle mücadele eder. Hayatı, toplumsal gerçekleri ve adaleti sorgular. Sadece yargılananların değil onları suça iten kişilerin de onlara suçlu damgası vuranların da suçlu olduklarına inanır. Romanın sonunda Tanrı ile başbaşa kalan Nehludov, inancı ile yeniden dirilir. Ahlaki değerleri gözeten yazar, toplum tarafından yok edilen insan vicdanını ve inancını yeniden diriliş ihtimali üzerinden sorgular. Bunu yaparken aslında insanlığın ulaşması gereken ideali de gözler önüne serer. İster roman ister kanun maddesi olsun, vicdanlara hitap eden söylemler olmadan iyi insan, iyi toplum olamayız. İdeal bir toplum düzenine ulaşmanın yollarından biri de iyi bir vatandaş olmanın yanında iyi bir okur olmaktan geçer belki de... Ne dersiniz? Not: Nehludov'un hatasını telafi etmek ve günahından kurtulmak için Maslova'ya evlenme teklif etmesi, buna karşın Maslova' nın Sibirya'ya sürgüne gitmeyi göze alıp onu reddetmesi, romanın en güzel yeri bence. Nehludov'un huzura ermesini istemedi hepsi bu....
DirilişLev Tolstoy · Can Yayınları · 201921,5bin okunma
·
27 Gösterim
2 Yorum
Gülay Gül
Gönderi Sahibi
Hatta birden fazla okuma yapılmalı ki ben öyle yaptım. Kitaplarla kalın...
Diriliş; belki bir uyanış, belki yeniden doğuş Tolstoy için. Kiliseye, adalet sistemine, genel geçer toplumsal kabullere ağır eleştirilerde bulunuyor. Bir hırsızın yaptığı işten utanmasını bekliyoruz ama çok zengin kimselere karşı saygıda kusur etmiyoruz. Oysa onlarda çalıyorlar insanların haklarını, paralarını diyor özet olarak. Arada ki fark toplumun büyük kısmı zengin hırsızları kabullenip benimsiyor, fakirleri ise dışlıyor. Başka bir konu ise, insanın içinden gelen doğru olanı yapma isteği, farkındalık, duyarlılık adına her ne denirse, kim gözünü, kalbini açıp yanlışa direnirse o da bir nevi dışlanıyor. Nehluda henüz gençken hiç bir kızla beraber olmadığı için annesi endişeleniyor, ne zaman ki kumar oynamaya, çok para harcamaya, bir çok kız arkadaş edinmeye başlıyor, o zaman normal biri haline geliyor annesi için. Böyle bir toplumda tek tük doğruların ayakta kalması zorlaşıyor elbette. Ağır çalışma koşullarının hasta ettiği, bozduğu; sarhoşluğun, ahlaksızlığın serseriliğe sürüklediği, sersemleştirdiği bu çocuk işsiz güçsüz sokaklarda dolaşırken akılsızlığından bir ambara girdi, hiç kimsenin işine yaramayacak iki üç yolluk kilim aşırdı diye bizler, okumuş, zengin, geleceklerine güvenle bakan insanlar yakalamışız; onu bu duruma düşüren nedenleri ortadan kaldıracağımıza bu çocuğu cezalandırmakla her şeyi düzeltebileceğimizi sanıyoruz. Kitabın en çarpıcı kısımlarından biri bu kesit. Yüz yıldan uzun zaman önce Tolstoy'un eleştirdiği ceza ve hukuk sistemi hala aynı. En büyük adaletsizlikler, adalet dağıtılan koca koca binalarda yapılıyor. Ve buna karşı duran üç beş kişi maalesef durumu değiştiremeyip bir yerden sonra duzeene ayak uyduran toplumun yansıması.
Gülay Gül
Gönderi Sahibi
Bir hukuk dergisinde yayımlanan yazımın küçük bir kesiti aslında, yorumunuz çok yerinde ve katkınız için sonsuz teşekkürler. İyi bir toplum düzeni için okunması gerekenlerden ki son dönemde artan tecavüz olayları açısından da ele alınabilir.... Tekrar teşekkür ederim.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.