Maximillien profil resmi
Üniversite
İstanbul
İstanbul
25 okur puanı
25 Nis 16:48 tarihinde katıldı.
  • Yoldaş sevgiliyle yaşanan aşklarda taraflar, birbirinin sınırını değil özgürlüğünü oluşturur. Yaşamın bütünüyle paylaşıldığı; sevginin, hareketten doğaya, dostlardan insanlığa dek geniş bir yelpazede karşılık bulduğu durumlarda, sevgililer arasındaki bağ zayıflamaz, aksine güçlenir. Özeldeki sevgiden genele ve genelden tekrar özele doğru akan duygu ve heyecan dalgaları taraflara, bir evin alanına sığdıramayacakları kocaman bir dünya kazandırır.
  • Irak'taki katliamların benzeri bir zamanlar Vietnam'da yapılmıştı. My Lai katliamı, uzun yıllar, insanlığın karşısında bir ibret kaynağı olarak durdu. Naklen yayınlı, bilgisayar oyunu tarzı savaşlar döneminde unutuldu. Sanki tam da şimdi yeniden hatırlasak iyi olacak... size de öyle mi görünüyor?
    zihnine bir daha çıkmamak üzere kazındı.
    Hersh'in ilk haberinin ve fotoğrafların yayımlanmasının ardından, ihbar mektubuyla asıl soruşturmanın açılmasını sağlayan eski asker Ridenhour gazeteciyi aradı, o da başta Amerika, dünyayı sarsan hikâyenin ayrıntılarını böylelikle tamamlayabildi.
    Savaşın ne olduğunu bilmek...
    Seymour Hersh, 1960'larda Associated Press adına Pentagon muhabiri olarak çalışıyordu. Savaşa karşı çıkan başkan adayı Eugene McCarthy'nin basın danışmanlığını yapmak üzere bu görevinden ayrıldı. 1969'da Pentagon hakkında bir kitap üstünde çalışırken, Vietnam gazilerinin avukatlığını yapan bir adam bürosuna gelip onun kulağına şunu fısıldamıştı: Ordu, 75 sivili öldürmekle suçlanan bir subayı yargılayacaktı.
    Hersh bunu duyar duymaz niye ciddiye aldığını tam açıklayamadı sonradan. Galiba sağduyu ve tecrübe sözkonusuydu. 1992'de meslektaşlarıyla görüşürken, "Savaş hakkında yeterince bilgim vardı, bunu mantıksız bulmayacak kadar," demişti Seymour Hersh.

    "Bulaşma bu işe!"Gazeteci, fısıltı yoluyla gelen ilk ihbardan sonra biraz araştırdı ve meselenin Teğmen Calley diye biriyle ilgili olduğunu öğrenebildi. Ordu içinden birilerine sordu. Hep şu cevabı aldı: "Bulaşma bu işe, kafanı çevir!"
    Hersh, bir gün başka bir iş için gittiği Pentagon'da, önceden tanıdığı bir albaya rastladı. Albay, Vietnam'da yaralanmış, generalliğe yükselmişti. "Şu Calley meselesi nedir?" diye ona da sordu Hersh. Ve şu cevabı aldı: "ılişme ona."
    Hersh tanıdığı bir Kongre üyesine de gidip Calley meselesini sordu. Adam konuyu biliyordu. Gazeteciye, "Yazma onu," dedi. "Orduyu mahveder bu iş."
    Hersh bunun üzerine daha da sıkı eşelemeye koyuldu ve katliam sanığı Teğmen Calley'in avukatına ulaştı. Avukat George Latimer, bir emekli askerî hâkimdi ve Salt Lake City'de çalışıyordu. Hersh onu aradı ve, "Sizinle Calley konusunu görüşmek istiyorum," dedi. "Yarın Kaliforniya'ya gidiyorum. Uçağım Salt Lake'de bir süre bekleyecek. Uğrasam olur mu?"
    Latimer "valla bilmem ki" yollu bir cevap verdi.
    Orada, masanın üstündeydi...
    Hersh, avukatın hâkimlik yaparken yeraldığı birkaç davayla ilgili dosyalara baktı, onunla buluştuğunda bir süre bunlardan sözetti, uzun uzun konuştular. Buzlar eridikten sonra bir ara Calley'in avukatı, müvekkili hakkında gazeteciye şöyle dedi: "150 kişiyi öldürdüğünü söylüyorlar."
    Hersh, o ana kadar 75 sivilin öldürüldüğünü duymuştu. Şimdi rakam 150 olmuştu. Eski askerî hâkim, şimdi avukat Latimer, "Washington'dakilere" kızıyordu. "Bak şuraya!" diyerek bir dossya açtı, Hersh'in önüne koydu. Burada, Teğmen William Calley'in "111 Doğulu insanı öldürmekle" suçlandığı yazılıydı.
    1992'de gazetecilerle görüşürken, "Bu hiç aklımdan çıkmadı," demişti Hersh. "Sanki 10 tane Doğulu bir Kafkasyalıya, 12 Doğulu bir Siyah'a eşti. Ne demek, anlayamıyordum. Pek hoştu..."
    Gazeteci dosyayı gördükten sonra da şansı yâver gitmişti. Avukat, özür dileyerek, bir telefon görüşmesi için konuğundan izin almış ve bütün belgeleri masanın üstünde bırakıp çıkmıştı. Hersh, masanın öbür tarafından oturduğu için kağıtları tersten görüyordu. Yine de baştan sona okumuş, sonra da gidip hikâyesini yazmıştı. Haberi 30-40 gazete ve dergiye sattı. 1970'te bu haberiyle Pulitzer Ödülü aldı.
    Onun sayesinde hepimiz, başta özgürlük, neredeyse bütün modern insanî değerleri temsil ettiğini ileri süren Amerikalıların da iş vahşete gelince kimseden geri kalmadığını öğrendik. My Lai'da ölenlerin sayısı, Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon'a yapılan saldırılarda ölenlerin yaklaşık onda biri kadardı.
    My Lai katliamı, uzun yıllar, insanlığın karşısında bir ibret kaynağı olarak durdu. Naklen yayınlı, bilgisayar oyunu tarzı savaşlar döneminde unutuldu. Sanki tam da şimdi yeniden hatırlasak iyi olacak... size de öyle mi görünüyor
Üniversite
İstanbul
İstanbul
25 okur puanı
25 Nis 16:48 tarihinde katıldı.