Kayıp Aranıyor
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2019 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2019 21:00
Kayıp Aranıyor, mutluluk arayışındaki kayıp bir kızın hikayesi olmakla birlikte, daha ziyade sorulan sorular ve aranan cevapların hikayesidir bana göre. Hikayenin olay akışı içinde karşımıza çıkan sorular, okuyucu için başka sorular sormaya kapı aralayacak niteliktedir. Bulunan ya da bulunduğu sanılan cevaplar ise tek bir cevabın mümkünatsızlığını kanıtlar gibidir. Sait Faik, kısacık bir kitaba nasıl sığdığını anlayamadığımız türlü sorgulamaları farklı karakterlerin gözünden bize yansıtır. Kanunlar önünde eşit olmak gerçek hayatta da eşitlik sağlar mı? "Balıkçı Kalafat'la Mimar Mühendis Dağdiken arasında kânun nazarında hiçbir fark yoktur, orası öyle. Ama bu, yalnız yargıç karşısında böyle. Hayatta ikisini birbirinden ayırt edip konuşmazsan aç kalırsın." Davranışları ve karakteri sebebiyle bir insan gözümüze çirkin görünebilir mi? "Bizim çirkin dediğimiz; yüzleri, bilinmiş, tadılmış, resmi çizilmiş olmayan kendi halinde insancıklar güzeldi. Ama o, sıhhatli yanaklarına, beyaz dişlerine, kırmızı bıyıklarına, kumral saçlarına rağmen çirkindi." Neden kötülük o dönem eserlerinin çoğuna hakimken iyilik ve güzellik arka planda kalır? "Elli tonluk kinin yerine iki gramlık sevgiyi ne diye övmeli, tasvir etmeli idi.” Özgürlüğün görkemi, bizi özgürleştiren şeylerden kurtulmak istemeye itecek kadar göz kamaştırıcı mıdır? "Uçurtma dermiş ki: "Ah! İpim olmasaydı." Kant'ın güvercini daha ileri gitmiş: "Bir de şu hava olmasaydı." demiş." Gazetecilik insanları eksikliğini hissettirecek kadar bağımlı hale getirmekten mi ibarettir? "Bugünkü modern gazetecilik her ne pahasına olursa olsun kendini okutmak hevesindedir. Bunun için de şaheserler vermek düşüncesinden çok okuyucuyu eğlendirmek, ilgilendirmek, şaşırtmak, sabahleyin veya akşamüstü gazete almazsa bir eksiklik duygusu içinde bırakmaktır." Bu satırlarda gazeteciliğe dair bakış açısını okuyunca bir soru geliyor akla: Günümüzün son derece hızlı akan gündeminde sürekli bir eksiklik duygusu yaşamıyor muyuz? .... “Hayat koşturmacası hayattan tat alacağımız şeyleri yaşamamıza zaman tanıyabilir mi? Zaman, somutlaştırılmak için günlere bölünmesine rağmen her yerde aynı geçerlilikte midir? Meseleler fikir alışverişi haline getirilebilir mi, getirilse bile orada gerçek sanatçılar mı barınır, sözde sanatçılar mı? Her şeyin sonrasının son nefes olması, her işin sonrasını düşünmemize engel midir?” Bunlar gibi basit görünen derin sorular adım adım hikayeye yayılırken; en önemli soru sonda saklıdır: Saadet kavramının anlam katmanları değişken midir? Saadet kavramının içini kim doldurur, saadet gerçekten peşinde koşulması gereken bir şey midir yoksa o olmadan da yaşam sürdürülebilir mi? -Buradan sonrasına kitabı bitirdikten sonra devam etmek isteyebilirsiniz- Romanın baş karakteri Nevin rastgele bir şehre bilet alır ve babasına yazdığı mektubunda saadet kavramına dair etkisinde kaldığı söylemleri 3 grup olarak özetler: 1. Grup: Saadeti aramak hatta aramadan bulmak gerektiğini söyleyenler. 2.grup:Bu kelimenin zevkten, dünya zevklerinden ibaret olduğunu söyleyenler. 3.grup:Bu kelimenin uydurma bir kelime olduğunu, yaşamanın onunla hiçbir ilgisi bulunmadığını, onsuz da yaşanabileceğini söyleyenler. Bu eksen etrafında dönerek kendi cevaplarını bulmaya çalışan Nevin, mektubunda bu soruları kağıda döktükten sonra kayıplara karışarak, adeta bizlere ardında kayıp cevaplar bırakır. Bulduğu cevapların değişkenliğine satır aralarında rastlarız. Gittiği yerde ne tür cevaplar bulmuş, neler yaşayarak bu cevapların değişkenliğini test etmiştir, yahut kesin bir cevap bulmuş mudur bilemeyiz. Onun hikayenin sonrasında nerede olduğunu, ne yaptığını da merak ederiz elbet ama daha çok merak ettiğimiz şey, aslında bu soruların cevaplarıdır. Sait Faik, bir bakıma bunların daima sorulacak sorular olduğunu, asla kesin cevap verilemeyeceğini göstermek istercesine romanın baş karakterini bu sorular ve cevapların değişkenliğiyle bilinmeyen bir yere uğurlar. Hikaye kayıp ilanıyla biter ve bu son, okuduktan sonra kayıp cevapların merakıyla, daima aramak eyleminde oluşumuzu simgeler adeta.
Edebiyat
Kayıp AranıyorSait Faik Abasıyanık · Yapı Kredi Yayınları · 20117,1bin okunma
·
14 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.