Puan vermedi·320 syf.··
2016 5. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2016 00:49
Okuduğum her kitaba başlamadan önce yaptığım gibi bunun da arka kapağını, iç kapağını, sayfalarının kokusunu, elimde duruşunu incelemek için elime aldığımda arka kapaktaki şu yazıyı gördüm ve dehşete düştüm. Bir süre daha kitaba başlayamadım ve oturup bu söz üzerine düşünmeye başladım. Yazan şey tam olarak şuydu: “Neden Ay’dan arkamıza bakmadan kaçıp onu rahatsız etmemeyi seçtik?” Aldığı ödülleri incelerken Tüm Zamanların En İyi Genç Yetişkin Kitabı Ödülünü almış olduğunu gördüm. “Allah Allah” dedim, “genç yetişkin ne alaka ki, bilimkurgu diye almadım mı ben bunu?” Tabii okudukça kitabın gerilim, korku, bilimkurgu, genç yetişkin türlerinin hepsine ait olabileceğini gördüm. NASA, 40 yıllık uzun bir aradan sonra Ay’a insanlı bir yolculuk düzenlemeye karar veriyor ve kamuoyunda heyecan oluşturmak, basın desteği sağlamak, finansal gelir bulmak gibi amaçlarla dünya üzerindeki 14-18 yaş arası gençlerden bu yolculuk için kurayla 3 kişi belirliyorlar. Yanlarında 5 tecrübeli astronotla beraber bu 3 genç de Ay yolculuğuna çıkmış olacak. Fakat Ay’da kendilerini nelerin beklediğinden habersizler.. Öncelikle kitabın yarattığı ortam, dili falan çok iyiydi ama sanki kısa kesilip atılmış gibiydi birçok şey. Mesela çocukların Ay’a gitmeden önce alacakları eğitimden kısaca bahsedilip geçilmişti. Bir de mesela bütün çocukların aileleri hemencecik izin verdi Ay’a gitmelerine. Benimkiler olsa asla izin vermezdi :D Belki diyeceksiniz ki “zaten önemli olan Ay’a gitmeden öncesi değil sonrası”. Ben de diyeceğim ki, zaten Ay’da yaşadıkları olaylar da tam olarak anlatılmamıştı. Orası da kısa kesilmişti. Daha ayrıntılı, daha dehşete düşürücü bir şekilde anlatılabilirdi diye düşünüyorum. Kitap 310 sayfa olacağına 510 olsaydı, ne olurdu ki.. En azından okuyucu doymuş olurdu. Bununla birlikte kitabın sonu tam istediğim gibiydi! Kitapta gerçek bilgilere de yer verilmiş olması, kesinlikle kitabı bir tık üste taşıyordu. Böyle Ay’a, uzaya, bilimkurguya, NASA’ya falan ilginiz varsa kesinlikle okuyun derim ben. Kitap yarattığı ortamla tüm bu bahsettiğim eksiklerini kapatıyor. Ama hem böyle şeylere aç hem de benim gibi öğrendikçe korkan birisiyseniz biraz temkinli okuyun, gündüz falan okuyun sonra ışık açık uyumak istiyorsunuz falan :D daha fazlası için: biposetkitap.blogspot.com.tr/2016/02/ay-da-1...
Ay'da 172 SaatJohan Harstad · İthaki Yayınları · 2015726 okunma
·
105 Gösterim
11 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Kesinlikle okuma, gördüğün yerde kaç. Okumadıysan Marslı'yı oku onu beğenirsin.
Niyetim kesinlikle kötü bir yorum veya sataşmak değil tabii ki insanların korkuları ve bilinçaltları bambaşkadır yoksa insanlar neden palyaçodan veya oyuncak bebekten korksun ya da benim gibi delik korkusu(tripofobi) olsun. Sadece genç yetişkin kitabı olduğu için gençlere mi etkisi oluyor gerçekten diye merak ettim. Keyifli okumalar.
Evet ya öyle ya da dediğim gibi farklı jenerasyona farklı etki yapıyor diye düşünüyorum.
Pardon yaşınız kaç acaba? Işık açık okuyun filan dediğiniz için hangi yaşa bu etkiyi oluşturduğunu merak ettim.
Bi Poşet Kitap
Gönderi Sahibi
itiraf etmek gerekirse benim o konuyla ilgili ilk okuduğum, hatta öyle bir şeyin varlığından haberdar olduğum kitap buydu :) bence sen okuma evet :D
Reklam
Bi Poşet Kitap
Gönderi Sahibi
hahah fena bi kitap değildi aslında ama okumasan da bir şey kaybetmezsin :) ben içindeki doppelganger olayıyla ilgilenmiştim daha çok. yazar üstünkörü anlatmış ama sonra uzun uzun bunu araştırdım. işte beni korkutan da o ayrıntıydı :)
Gökhan ve Uğur'un ortak okuduğu kitapları okumam gerekiyormuş gibi bir algı oluşmuş bende... Okusammı bilemedim.. Ama Bi Poşet Kitap'ın yorumu sonrasında da pek ilgimi çekmedi.. Çok bir ergen kitabı diye anlıyorum. 10 üzerinden 4.8 almış zaten... Tamam okumamaya karar verdim :) Sevgiler herkese... Not: Oyuncak bebek korkusu, Chucky ile büyümüş olan bizim kuşağın klasiğidir. Tüm oyuncaklarımı kolileyip üstüne müzik setimi koymuştum:) Sonra aylarca zararsız olduğununa kanaat getirdiğim misketlerle oynamıştım :)