Ay'da 172 Saat (Uzayda, Kimse Senin Çığlığını Duyamaz)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.804
Gösterim
Adı:
Ay'da 172 Saat
Alt başlık:
Uzayda, Kimse Senin Çığlığını Duyamaz
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053755098
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Darlah - 172 timer på månen
Çeviri:
Ezgi Dikici
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
NASA, kırk yıllık uzun aranın ardından Ay'a insanlı bir yolculuk düzenlemeye karar verir. Dünya'dan üç genç de bu yolculuğa katılmaya hak kazanır: Midori, Antoine ve Mia.

Ay'a yolculuk sorunsuz bir şekilde tamamlanır, ama aslında sorun Ay'ın bizzat kendisidir. Ay üssü DARLAH 2'de sıradışı olaylar baş gösterir; Ay'daki bir şey uzun uykusundan uyanmıştır. Kısa bir süre sonra DARLAH 2'nin sakinleri orada yalnız olmadıklarını fark ettiklerinde, yaşamak ve eve dönmek için mücadele etmek zorunda kalırlar.

"İskandinav gerilimi, adeta bilimkurgu-korku sinemasıyla buluşuyor." -VOYA
"Okuru kendine bağlayan, eşsiz bir bilimkurgu." -SLJ
"Hem psikolojik hem de atmosferik olarak rahatsız edici." -PUBLISHERS WEEKLY
"Baş döndürücü ve korkutucu." -BOOKLIST

Bu kitapta okuyacaklarınız belki de neden Ay'dan arkamıza bakmadan kaçıp onu rahatsız etmemeyi seçtiğimizin ürkütücü bir cevabı
DİKKAT! KİTABI OKUMAYIN! KESİN UYARIDIR.
Merhaba dostlar, bu kadar net bir giriş yapmamın elbet bir sebebi var.
Anlatayım.
Benim hayatımda benim için tartışmasız en ama en iyi kitap MARSLI kitabıdır.Sahiden dünyanın en mükemmel kitabı benim için.
Bu kitabı alırken hiç bir şekilde onun kadar mükemmel olmasını beklemedim veya onun kalitesine ulaşmasını.Hiç böyle bir beklentim yoktu.Ama yine de insan merak ediyor 'acaba onun kadar iyi yazılmış mı?' diye.Bir de kapağından da etkilenerek aldım kitabı.Ama istediğim gibi çıkmadı.
Kitap başlı başına konusuz bence.Yani bir şeyler yapmaya çalışmış ama olmamış.Ha ekstra doğaüstü bir şeyler katmaya çalışmış 'yeni bir akım yaratacağım' diye ama o da olmamış.
Kitabın başından sonun kadar neresinde ne olacağını biliyorsunuz, nerde ne sorun çıkıcağını kime ne olacağını.Yazar berbattı bu konuda.MARSLI'NIN 10000 km yakınından bile geçemez.
Kitabın tek sevdiğim özelliği sayfalarının çabuk okunmasıydı.Yani bu eziyetin çabuk bitmesiydi.
Kitaba puanım:2/10.
Marslı romanının hem dünyada hem de ülkemizde haklı olarak kazandığı başarısından faydalanmak için İthaki Yayınları konu olarak az da olsa benzer bir romanı "Gençlik Romanı" olduğunu da en azından belirterek bizlere sundu. Roman gençlik romanın da ötesinde çocuk kitabı gibi. Karakterlerin tabir-i caizse ergence "yok ya ben Ay'a gitmeyeceğim ne işim var benim orada" gibi dert yanmalarının bolca olduğu, okunan sayfaların su gibi aktığı ama okunduktan 5 dakika öncesini hatırlayamadığım dolulukta aslında boşlukta bir roman. Birçok okur benim gibi Marslı beklentisi ile romanı alıp okumak isteyeceksiniz ama ne konu olarak ne de kalite olarak uzaktan yakından en ufak benzerlikleri olmadığını belirtmek isterim.
  • Artemis
    8.0/10 (157 Oy)121 beğeni267 okunma66 alıntı3.097 gösterim
  • Levana
    8.2/10 (156 Oy)106 beğeni343 okunma19 alıntı1.730 gösterim
  • Erebos
    8.8/10 (238 Oy)166 beğeni424 okunma40 alıntı4.089 gösterim
  • Anna - Kan Giyinmiş Kız
    8.1/10 (46 Oy)25 beğeni93 okunma4 alıntı1.178 gösterim
  • Nükleer Darbe
    7.4/10 (33 Oy)25 beğeni93 okunma2 alıntı1.321 gösterim
  • Kızıl Yükseliş
    9.0/10 (240 Oy)218 beğeni443 okunma101 alıntı6.911 gösterim
  • Resimli Adam
    8.3/10 (51 Oy)42 beğeni107 okunma78 alıntı1.846 gösterim
  • Cress
    9.1/10 (235 Oy)185 beğeni499 okunma40 alıntı2.632 gösterim
  • Scarlet
    8.8/10 (273 Oy)216 beğeni597 okunma38 alıntı2.906 gösterim
  • Efsane
    8.4/10 (254 Oy)197 beğeni496 okunma43 alıntı5.576 gösterim
Okuduğum her kitaba başlamadan önce yaptığım gibi bunun da arka kapağını, iç kapağını, sayfalarının kokusunu, elimde duruşunu incelemek için elime aldığımda arka kapaktaki şu yazıyı gördüm ve dehşete düştüm. Bir süre daha kitaba başlayamadım ve oturup bu söz üzerine düşünmeye başladım. Yazan şey tam olarak şuydu: “Neden Ay’dan arkamıza bakmadan kaçıp onu rahatsız etmemeyi seçtik?”

Aldığı ödülleri incelerken Tüm Zamanların En İyi Genç Yetişkin Kitabı Ödülünü almış olduğunu gördüm. “Allah Allah” dedim, “genç yetişkin ne alaka ki, bilimkurgu diye almadım mı ben bunu?” Tabii okudukça kitabın gerilim, korku, bilimkurgu, genç yetişkin türlerinin hepsine ait olabileceğini gördüm.

NASA, 40 yıllık uzun bir aradan sonra Ay’a insanlı bir yolculuk düzenlemeye karar veriyor ve kamuoyunda heyecan oluşturmak, basın desteği sağlamak, finansal gelir bulmak gibi amaçlarla dünya üzerindeki 14-18 yaş arası gençlerden bu yolculuk için kurayla 3 kişi belirliyorlar. Yanlarında 5 tecrübeli astronotla beraber bu 3 genç de Ay yolculuğuna çıkmış olacak. Fakat Ay’da kendilerini nelerin beklediğinden habersizler..

Öncelikle kitabın yarattığı ortam, dili falan çok iyiydi ama sanki kısa kesilip atılmış gibiydi birçok şey. Mesela çocukların Ay’a gitmeden önce alacakları eğitimden kısaca bahsedilip geçilmişti. Bir de mesela bütün çocukların aileleri hemencecik izin verdi Ay’a gitmelerine. Benimkiler olsa asla izin vermezdi :D Belki diyeceksiniz ki “zaten önemli olan Ay’a gitmeden öncesi değil sonrası”. Ben de diyeceğim ki, zaten Ay’da yaşadıkları olaylar da tam olarak anlatılmamıştı. Orası da kısa kesilmişti. Daha ayrıntılı, daha dehşete düşürücü bir şekilde anlatılabilirdi diye düşünüyorum. Kitap 310 sayfa olacağına 510 olsaydı, ne olurdu ki.. En azından okuyucu doymuş olurdu. Bununla birlikte kitabın sonu tam istediğim gibiydi!

Kitapta gerçek bilgilere de yer verilmiş olması, kesinlikle kitabı bir tık üste taşıyordu. Böyle Ay’a, uzaya, bilimkurguya, NASA’ya falan ilginiz varsa kesinlikle okuyun derim ben. Kitap yarattığı ortamla tüm bu bahsettiğim eksiklerini kapatıyor. Ama hem böyle şeylere aç hem de benim gibi öğrendikçe korkan birisiyseniz biraz temkinli okuyun, gündüz falan okuyun sonra ışık açık uyumak istiyorsunuz falan :D

daha fazlası için: http://biposetkitap.blogspot.com.tr/...n-harstad-kitap.html
Ay'da 172 Saat kapağıyla dikkatimi çeken bir kitaptı. Konusuna ve kitapla ilgili yorumlara bakınca da okumaya karar verdim. Kitap, aya gönderilecek gençlerin belirlendiği ve Ay'da geçen iki bölümden oluşuyor rahat okunan bir kitap ancak türün çok sayıda usta yazarını okumuş biri olarak bana çok sıradan geldi. Ne karakterlerde ne konuda ne de kurguda bir derinlik yok olay örgüsü çok zayıf, mesela, Antoine ve Mia Ay'a gönderilen 3 gençten ikisi, ya ne ara tanıştınız ne ara sevgili oldunuz giriş gelişme hiç bir şey anlatılmadan hoop Ay'da aynı yatağa giriyorlar sebep, çok gerginlermiş arkadaşlar. Tam yazar bir şey yakalamış konu ilginçleşiyor derken karşınıza onlarca kez işlenmiş klişeler çıkıyor. Ha bir de "Ay'da 172 Saat" neden 150 değil 200 değil de ? 172 saat insan bunun bir sebebi olduğunu düşünüyor merak ediyor ama merak etmeyin bir sebebi yok, öyle işte yazar 172 olsun demiş olmuş.
Ben kendi adıma beğendim diyemem üçüncü sınıf bir bilim kurgu filmi gibiydi. Tavsiyem başka kitaplara öncelik tanıyın.
Kitap başlarda merak uyandırmasa da yarısından itibaren gerilim yaratan ve bitince de uzun süre etkisinden çıkamadığım bir kitaptı. İçerisinde gerçek bilgiler de bulundurması cidden ürkmeme sebep oldu.
İskandinav coğrafyasının buz gibi havası romanda hissedilmekteydi son 50 sayfaya kadar her şey rutin bir şekilde ilerledi bitirene kadar öldüm resmen öyle aman aman bir kitap değildi malesef
Yazımın aslı ve tamamı --> https://yaprakonur.wordpress.com/...-saat-johan-harstad/

Ay'da 172 Saat, konu uzay olduğunda kendimi asla tutamadığım için kesinlikle okumam gerektiğini düşündüğüm bir kitaptı; arka kapakta yazan 'Ay'a gitmek ister misiniz?' yazısını görür görmez beni tavlamıştı ama maalesef ki içeriği bu hislerimi boşa çıkardı.

Öncelikle belirtmem gerekir ki bu bir bilimkurgu kitabı değil, bir gerilim kitabı, zaten bu durum benim için bir puan eksiyle başlamasına neden oldu.

Kısaca üçüncü sınıf Hollywood filimlerindeki dağın başındaki orman evinini alıp Ay'a yerleştirmiş bir roman, doğal olarak benim beklentimin çok dışında bir kitap. Gerilim kitabı arıyorsanız belki ama bilimkurgu kitabı olarak okumaya niyetliyseniz uzak durun derim ben.
Okumaya başladıktan sonra yarım kalmasın diye zorla okuduğum kitap. Belki de Marslı'dan beklediklerimi bu kitaptan bekledim o yüzden hayal kırıklığı oldu. Tavsiye etmem zaman kaybı..
***spoiler***
3 günde hiç sıkılmadan okuduğum bir kitap…
Kitabı bitirmeme rağmen hala kafamda bazı soru işaretleri var.
Kitapta sadece 3-4 sayfa yer ayrılan Bay Himmerfarb emekli bir astronot. 3 gencin uzaya gideceğini duyunca bazı uğraşlar sonucu NASA’yı arayabiliyor ancak çocukların gitmeme nedenlerini geçtim gitmemelerini bile söyleyemeden vefat ediyor. Ayrıca bu gizemli kahramanın geçmişte tam olarak NASA’nın neresinde görev yaptığını bilmiyoruz. Tamam belki televizyonda gördüğü resmin kendisine ait olunca bir ihtimal nerede görev yaptığını kestirebiliyoruz. Bunların üstüne Bay Himmelfarb’ın yanındaki adamın Coleman olduğunu öğreniyoruz. Ama yalnızca öğrenmekle kalıyoruz. Kitabın ilerleyen sayfalarında Coleman’ın da Bay Himmelfarb’ı tanımasını görmek isterdim şahsen.
Diğer soru işaretine gelecek olursak ;
Bu soru işareti Mia’nın Ay’dan Dünya’ya kaçışı esnasında gerçekleşen bir olay. Hatırlarsak Döppelganger Mia’nın Darlah 1 ‘den kaçarken kaçış kapsülüne bindiği esnada camlara vuruyordu ama içeri gelememişti. Sonraysa Mia Dünyaya vardığında Murrley’le ve kardeşiyle konuştuğunda Döppelganger olduğu ortaya çıkıyordu. Hem de bir Döppelganger değil tam 4 tane. Bence kitabın bu tarafı anlamsızdı. Hani Döppelganger yani Mia’nın kopyası kaçış kapsülüne girememişti. Hem de Mia anne babasıyla konuşurken normal davranıyor ancak kardeşi Sander’le konuşurken onun Döppelganger olduğu ortaya çıkıyor.
Kitabın bitişine de anlam verdiğimi söylersem yalan olur. Kitap Mia’nın kopyalarının yani Döppelganger’in dişarıya teker teker çıkışıyla bitiyor. Ancak kitabın en sonunda bulunan raporlar biraz olsun kitabı bir sonuca bağlıyor. Rapor 2081 yılından bir rapor. Mia,Antonie ve Midori’yse 2019 yılında Ay’a yolculuk yapmıştı. Raporda Mia’nın aslında hiç dünyaya dönmediğini Darlah 2’nin ana giriş kapısından 180m uzakta ölü bulunduğu yazıyordu. Ölüm nedeniyse havasızlık. Yani Mia hiç Dünya’ya geri dönememişti.
Kafamdaki son soru işareti olarak Wow kodunu gösterebilirim. Aslında bu soru işaretinin kitapla bir ilgisi yok ama yine de paylaşmak istedim. 6EQUJ5 kodu kitapta olduğu gibi gerçekten de dünyaya gelmiş. Yani Döppelgangerler gerçek olabilir. Neil Amstronog gerçekten de o botu kitaptaki sebepten dolayı bırakmış olabilirdi.
Kitabın en sevdiğim kısmı uzaylı kavramı olarak o sıradan filmlerde olduğu gibi Alien tarzı uzaylılar değil de gidenlerin tıpatıp kopyası olan Döppelgangerlerin olması.
Kitap gerçekten çok sürükleyiciydi. Puanım 7/10.
Allahımm kitap hemen bitsin istiyorum ama okumaya elim gitmiyor yarım bırakmakta huyum değil aklımın bir köşesinde kalacağına şu an işkence çektiriyorum resmen kendime. Bir daha hiç bir kitabın kapağına aldanmayacağım.
Kitaba bir çok kötü yorum yapılmış ama benim çok sevdiğim bir kitap. Kötü yorum yapanların bir kısmı kitabı Marslı ile karşılaştırmış. Tabii ki Marslı da harika bir kitap onun hakkını yiyemem lakin bu kitapla arasında büyük farklar var. Marslı tamamen gerçeğe bağlı klasik bilim kurgu. Ama ayda 172 saat fantastik bilim kurgu. Bence ikisinin karşılaştırılması en sevdiğiniz içeceğin yoğurt olması gibi bişey. Yanlış algılanmasın bu benim düşüncem ve yapılan eleştirilere yorumum. Kitaba gelirsek çok sürükleyici beni en çok etkileyen kısım 6EQUJ5 in gerçek bir sinyal kodu olduğuydu. Evet kitabın sonu çok da açıklayıcı değildi kafamda birçok soru işareti bırakıyor ama kitabın kurgusu hoşuma gitti. Tavsiye ederim.
İlk dikkatini çeken şey sessizlik oldu. Her şeyi kuşatan, ölgün bir sessizlikti bu; uzaydaki tek ses kendi nefes alıp verişinin bastırılmış sesiymiş gibi. Bu ona evrenin dışına çıktığı duygusunu veriyordu.
Johan Harstad
Sayfa 141 - İthaki
Sesin tamamen yok olması insanda boğucu bir sıkışmışlık hissi yaratmaz mıydı?
Johan Harstad
Sayfa 77 - İthaki

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ay'da 172 Saat
Alt başlık:
Uzayda, Kimse Senin Çığlığını Duyamaz
Baskı tarihi:
Aralık 2015
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053755098
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Darlah - 172 timer på månen
Çeviri:
Ezgi Dikici
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
NASA, kırk yıllık uzun aranın ardından Ay'a insanlı bir yolculuk düzenlemeye karar verir. Dünya'dan üç genç de bu yolculuğa katılmaya hak kazanır: Midori, Antoine ve Mia.

Ay'a yolculuk sorunsuz bir şekilde tamamlanır, ama aslında sorun Ay'ın bizzat kendisidir. Ay üssü DARLAH 2'de sıradışı olaylar baş gösterir; Ay'daki bir şey uzun uykusundan uyanmıştır. Kısa bir süre sonra DARLAH 2'nin sakinleri orada yalnız olmadıklarını fark ettiklerinde, yaşamak ve eve dönmek için mücadele etmek zorunda kalırlar.

"İskandinav gerilimi, adeta bilimkurgu-korku sinemasıyla buluşuyor." -VOYA
"Okuru kendine bağlayan, eşsiz bir bilimkurgu." -SLJ
"Hem psikolojik hem de atmosferik olarak rahatsız edici." -PUBLISHERS WEEKLY
"Baş döndürücü ve korkutucu." -BOOKLIST

Bu kitapta okuyacaklarınız belki de neden Ay'dan arkamıza bakmadan kaçıp onu rahatsız etmemeyi seçtiğimizin ürkütücü bir cevabı

Kitabı okuyanlar 100 okur

  • Hermonie
  • İlk İnsan
  • Özgür Beşer
  • büşra
  • Hilal Ünal
  • Simge
  • Arda Önal
  • Dema
  • AYŞE MUTLU
  • Başak

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%27.3
18-24 Yaş
%18.2
25-34 Yaş
%39.4
35-44 Yaş
%12.1
45-54 Yaş
%3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%60.3
Erkek
%39.7

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12.7 (8)
9
%11.1 (7)
8
%11.1 (7)
7
%22.2 (14)
6
%12.7 (8)
5
%9.5 (6)
4
%7.9 (5)
3
%3.2 (2)
2
%4.8 (3)
1
%4.8 (3)