Puan vermedi·76 syf.····Okunma: 28 Şubat 2020 19:42 Bir memurun eşiyle atandığı yere taşındığını anlatan küçük bir roman diyebiliriz. Son anda kasabanın gidilmeyecek bir yer olduğunu öğrenmelerine rağmen yine de giderler. Kasabanın girişinde eşyalarıyla kalırlar. Girişten koydeki minareler gözükmektedir sessizliğin hakim olduğu kasabaya ne giderler ne de geri dönerler kendilerince çare üretip orada beklerler.
Kasabanın gizemini hala bilmemektedirler öğrenmek için de bir çaba sarfetmezler.
Ben bu kabullenilmiş çaresizliği günümüzde de görüyorum. Bir olay olunca herkes olayın asıl nedenini öğrenmek yerine yoruma boğup olayın çözümünü de umursamıyorlar. Olay bir kaç gün gündem olup sonra tarihe öylece gömülüyor.
Korku mu demeliyiz umursamazlık mı demeliyiz bilemiyorum. Akışına bırakılıyor bir nevi.
En kötü tarafı da roman bu belirsizlikle bitiyor. Karakterlerin harekete geçmek yerine beklemelerindendirki bu romanın adı Tek Kanatlı Kuş, karakterler tek kanatlı kuş misali uçmayıp öylece durmaktadırlar.