2/10
·343 syf.··
2020 13. kitabı
Bir kitabı yarım bırakmak? Bunun nedenleri görecedir tabiki ama beni bu kitabı bırakmamaya iten, daha doğrusu içine çeken Meryem'e ne olacak merakıydı. Sadece onun olduğu yerler için bitirdim diyebilirim. Geriye kalan, hikayeyi bütünleyen kısımlar beni çok rahatsız eden, kendimi bir Türk insanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir ferdi, Anadolu kültürünün bir parçası olarak düşündüğüm için aşağılanmış hissetmeme yol açtı. Bu yaptığının yer yer beni kızdırdığını da eklemeliyim. Hikayenin çekiciliğinin içinde, yazarın toplumsal olaylara bakış tarzınıda algılayabildiğimi düşünüyorum. Resmen sinir uçlarında genellemeler yapılmış, hüküm verilmiş. Çok rahatsız olduğum bir kaçını sıralamak isterim. Müslümanlar cahil ve yobazdır. Zenginler porno izler, lüks araçlara binip alkol alırlar. "Anadolu" da Hayvanla ilişki. Asker çocuk öldürür. İşveli öğrenci kızlar? Asker kürt düşmanıdır kürtlerle savaşır. Yunanistan algısı üzerinden vatananı bir Türk olarak sevmemek normal bişeydir. Sünnet şamatadır. Kemalistlerle Müslümanlar düşmandır. Türkiyenin ülke olarak itibari sıfıra yakındır. Zenginlerin herşeyi yapmacıktır. Sarı saçları sentetik boya kokar, yılışıktırlar, iğrençtirler. Zenginlerin Amerika da okuyan çocukları oranın barlarında dişi tavırlarla danslar eder. Türk zengin tabakası zevksiz be lümpendir. Acayiptir. Hizbullah İslami terör örgütüdür. Ama devlet kürt gerillayla savaşır. Pkk'dan ve hangi ideolojik terör örgütü olduğundan bahsetmez. (Terörün ne, teröristin kim olduğunu insanlar, lisanlar, dinler ve ırklar belirlemez. Eylemler belirler, yazıklar olsun.) Askerde düşmanın insan olmadığı öğretilirmiş. Anadolu köylerinde yaşlı erkekler küçük kız çocuklarını altlarına alırmış. Meryemin taktığı baş örtüsü çirkin örtüymüş. Bu düşünce biçimini tanıyorum, bu dili biliyorum.
Edebiyat
MutlulukZülfü Livaneli · Remzi Kitabevi · 200843,7bin okunma
·1 alıntı·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.