·222 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Nisan 2019 22:10 · #KuyucaklıYusuf
#SabahattinAli
Ah Kuyucaklı Yusuf ah!
Bitirdin beni ya,sana kızdım,öfkelendim,üzüldüm.Bana bu duyguları yaşatan Sabahattin Ali'yide rahmetle anıyorum.
Muhteşem bir eser,muhteşem bir yapıt Kuyucaklı Yusuf.
Ankara'dan Trabzon'a gelirken otobüste bitirmek için çok çabaladım ama ancak bitirdim kitabı.
Gelelim incelememize;
●Kuyucaklı Yusuf zaman olarak,1908-1915 yılları arasındaki bir zaman dilimini kapsar.Bu zaman dilimi Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanma sürecidir.Dolayısıyla savaşların toplumsal yaşamı derinden etkilediği bir dönemdir.Kuyucaklı Yusuf adlı romana mekan olarak tercih edilen yer ise Edremit ve civarıdır. Bu zaman dilimi ve coğrafya içerisinde Sabahattin Ali’nin amacı insanı bir toplumsal ilişkiler bütünü içinde betimlemektir.
●Meşrutiyetin ilanı, Balkan Savaşları Birinci Dünya Savaşı öncesinde ilan edilen seferberlik gibi dönemin tarihsel ve toplumsal olayları kasabanın yaşama biçimine yansıdığı ve bu yaşama biçimini etkilediği ölçüde romanda yer bulur.Romanın temel karakterleri ise, Kuyucaklı Yusuf, Kaymakam Salahattin Bey ve onun karısı Şahinde Hanım’dır.Bu karakterler belli toplumsal ortamların ürünleri olmakla birlikte kendilerine özgü tiplerdir.Zira Sabahattin Ali,bu karakterlerin iç dünyaları ve davranış biçimleri üzerinden onları birleştirir.
Romanda Salahattin Bey’in dramı,yaptığı bürokratik iş nedeniyle insani özelliklerinin silinmesi,kişiliksizleşmesi ve adeta bir çarkın dişlisi durumuna gelmesidir. Salahattin Bey, çevreye uymak ve yaşamını olduğu gibi kabul etmek durumundadır.Bu durum Salahattin Bey’de hayata dair hiçbir şeyi değiştiremeyeceği yargısının oluşmasına yol açar.
●Nasıl ki çevreye uymak Salahattin Bey’in dramıdır;çevreye uymamak da Kuyucaklı Yusuf’un dramı olacaktır.Yusuf’un çevreyle olan uyumsuzluğu başlangıçta onun yaradılışından kaynaklanıyor gibidir.Kuyucaklı Yusuf’un içine dönük kişiliği bu izlenimi yaratır.Ancak onun olaylar karşısındaki davranışları ve içinde bulunduğu yaşamı yorumlayış biçimi ortaya çıktıkça,yazar tarafından ortaya serildikçe,bu uyumsuzluğun aslında insanın özüne aykırı olan ve onu yozlaştıran yaşam biçimiyle çatışmaktan kaynaklandığı anlaşılır.
Sevgiyle kalın,kitapla kalın...