·196 syf.····Okunma: 05 Mart 2020 12:41 Kitabı okurken aklıma ingilizcede 'cobra efect' olarak anılan, kobra etkisi deyiminin oluşma süreci geldi direkt.
Hindistan'ın İngiliz kolonisi olduğu yıllar, Hindistan'da çok fazla kobra olmasından dolayı ingiliz askerleri zehirleniyor ve ölüyormuş, İngiltere hükümeti bu durumdan şikayetçi olunca cin fikirli bir arkadaş bundan kurtulmak için her ölü kobra için Hintli yerel halka para verileceğini duyurmuş. Cin fikirli sadece İngilizler olmayınca Hintliler paranın gelişinden memnun kalınca evlerine kobra çiftlikleri kurmaya, yetiştirip para kazanmak için hükümete öldürüp götürmeye başlıyorlar. Yani yılan azalsın diye yapılan politika, yılanların artmasına, herkesin evinde çiftlik kurulmasına yol açıyor. Tabi bu bir süre sonra İngiltere hükümetini ekonomik olarak sarsıyor, bakın burası çokomelli diyen yeni bir cin fikirli artık yılanlara para verilmeyeceğini duyurunca bu kez Hintliler 'e o zaman biz bu beslediklerimizi kapıları açalım salalım madem para gelmiyor' diyor. Bu kez de sokaklarda ilk baştakinden daha fazla kobra oluyor.Bu deyim ingilizcede 'bir soruna çözüm denemesinde sorunun daha da büyümesi' mealinde kullanılıyor. Kitabı okurken ilk aklıma gelen mesele bu oldu.
Kitap okurken sarsıyor, okurken gözümde canlanması, resmedilmesi çok kolay oldu. Livaneli genel olarak bunu yapıyor sanırım, kitap gözümde canlandı okurken, tabi okurken de sarstı, bol bol düşündürdü. Son derece akıcı, çok güzel mesajlar içeriyor. Ne kadar ütopik gibi gelse de çok gerçekçi bir kitap.
ütopya ile başlayıp distopyaya dönse de, aslında gerçekleri ilmek ilmek işleyip düşündürüyor. Kitap evrensel mesajlarla dolu, mevcut hükümete, eski hükümete, gelecekteki hükümetlere, okul yönetimine, üniversiteye, mahalle muhtarlığına, apartman yönetimine bile yorulup değerlendirilebilecek bir evrensellikte.
Kitap o kadar tanıdık geliyor ki, hiç okurken zorlayan bir yönü yok, her karakteri toplumda görmeniz çok muhtemel.
Yaşar Kemal in de kitabın arkasında yorumu bulması kitaba ayrı bir önem katmış.