Fahrenheit - 451
Guy Montag kitabın baş karakteri olarak karşımıza çıkmaktadır. Guy Montag, kitapları yakmak görevini taşıyan bir itfaiyecidir. Evet itfaiyeciler bu kez alevleri söndüren değil alevleri savuran taraf olmuşlardır.Ancak zamanla cevresine karşı edindiği tutumu ve görüşünü daha farklı kılan bir kız ile karşılaşacaktır. Üstelik dibinde biten eşini dahi tanımadığını fark edecektir.Kitap uğruna ölen insanları gördükten sonra yaktıkları kitaplarda bir şeylerin olduğuna inanmaya ve merak etmeye başlayan Montag bundan sonrası için farklı bir yol içerisine girmis bulunacaktır..
Sürekli mutlu oldugunuzu, hiçbir sorununuzun olmadığını, bir şey sizi üzüyor ise onu hemen ortadan kaldırabildiginizi düşünün bir an ne kadar kulağa hoş geliyor olsa da asıl hayat mücadele etmekten geçer.Bizler yaşadığımız sorunlardan cikaracagimiz derslerden aldığımız tecrübeler ile bir hayat yolu cizeriz. Evet işte tam burada her vakit mutlu olamayız, mutsuz da olmaktan cekinmemeliyiz. Çağımızda bir mutluluk hastalığı ki başını alıp gitmesin, reklamlar, panolar , filmler, diziler ve birçok varyasyonları her şey bizi mutlu olmamız için şartlandırmak için hazır durumda ve bizler de buna bir o kadar hızlı adapte oluyoruz. Toplum hızla değişiyor insanlar da artık kitapta tasvir edildiği şekilde dönüşüme uğruyor mesala birey kötü bir duruma düştüğü zaman hangimiz onun acısını, üzüntüsünü gerçekten hissederek yaklaşıyoruz. Kimse artık kimseyle ilgilenmiyor toplum olarak dahi başımıza bir durum geldiği zaman bir saat mi bir gün mü belki hiçbir zaman mı acımızı paylaşıyoruz ? İnsanlar artık mutluluk hastalığı nehrine kapılmış süreçte.. bu her ne kadar bireysel fayda sağlıyor gibi görünse de toplumsal bir zarara uğradığımız aşikar.
Kitapta bahsi geçen ana konuya değinmek gerekirse kitapları aslında bizler yakıyoruz bizler yok ediyoruz, teknolojiden yanlış şekilde yararlanıyoruz, sorgulamiyor, düşünmüyor, bir başka fikirlere açık olamıyoruz, artık her şeyin kısa yoluna başvuruyoruz ve kitapları artık raflara kaldırmaya başlıyor, onları canlı tutmuyoruz.Kitabı okurken kitapların yok edildiğini düşünmek ne kadar korkutucu olsa da bunu zaten bizler yapıyoruz. Kitaplar insanların birikimidir, kitap okumak asla görüşmeyecegimiz insanlardan feyz almak, fikir danışmaktır. Bize yeni bir fikir kapısı, yeni bir bakış açısı edindirir.
Fahrenheit 451 kitabını incelemekten ziyade kitabın bende uyandırdığı görüşlerimi belirtmek istedim, okuduğunuz ve ayırdığınız zaman için teşekkür ediyorum.
Herkese daha çok okumalar dilerim.