Yusuf Kaptan asker olduğu her halinden belli olan bir adamdi ama sert bakışlarının altında da yufka yürekli bir bana vardı.Telaşla ailesiyle vedalaşıp yola koyuldu.Düşünceliydi.Uçağı askeri alana inince Yüzbaşı Engin ile onlara yol gösteren askerin arkasından bazı açıklamaların yapılacağı salona gittiler.Salon beklediğinden kalabalıktı.Açıklamaların biran önce yapılmasını bekliyordu.Ve o an gelmişti.Üs Komutanları General Nazım Uygar ve yanında iki sivil,bir albay ile gerekli açıklamalar yapıldı.Daha önce yapılan eğitim dışında 30 günlük eğitim sonrası bir görevlerinin olduğunu belirtti.Bu sıradan bir görev değildi.Henüz görevlerinin ne olduğunu öğrenememişler bu yüzden de kafaları çok karışmıştı.Özellikle de Yusuf Kaptan'ın.Nasıl olsa akşam öğreneceklerdi.O an geldiğinde görevleri belliydi.Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk uzay aracı uzaya fırlatılacaktı.İsmi Fetihti.Görev ise uzayda bulunan uydularda bazı değişiklikler yapmaktı.Takımdaki herkes gün gelip çattığında aileleriyle vedalaşıp uzay aracında yerini aldı.Veeeeee büyük an fırlatma başladı.Her şey şimdilik yolundaydı.İletişim de çok çeşitli yönlerden yapılmaktaydı.Uzayda gerekli kontroller yapılıp her şeyin normal olduğu kanısına varınca işe koyuldular.İşleri bitmeye yakın Çin büyükelçisi üs komutanı ile görüşmek ister.Hazır ekip ordayken kendi uydularında da değişiklik yapıp yapamayacakları konusunda konuşmak istemiştir.Fakat bu önce uzayda bulunan ekip ile istişare sonucunda ve üst makamlardan gelecek olan onay sonucunda alınacak olan bir karardı.Neyse bir şekilde onay çıktı,ekip kabul etti.Olaylar böyle gelişirken bir anda uzay aracında elektrikler gider, çalışan her şey durur.Bir anda ne olduysa uzay aracı ortadan kaybolur.Toz olup uçmuştur.Merkez teknolojik yönden ellerinden gelen her şeyi yapar ama bir türlü uydu görüntüsü olsun diğer ulaşım çeşitlerinden olsun bir türlü bulamaz.Sadece çalışma arkadaşları içerisinde biri tek kare bir görüntüye ulaşır.Ama ne olduğu konusunda pek fikirleri yoktur.Bunun üzerine devlet büyükleri diğer devletler tarafından bir saldırı şüphesi olabileceği yönünde düşünerek,istişare içindeki devlet büyüklerini gerek zorla gerek davet ne denirse artık görüşme yapılacak alana getirtilir.Tabi bu durum hoş karşılanmaz.Diğer taraftan uzayda ne olduğunu bilmeyen ekip karanlıkta kalmış, baygınlık geçirmişlerdir.Uyandıklarında nerde oldukları hakkında bir fikirleri yoktur.Dışarıya baktıklarında görünen Dünya artık görünmüyordur.Bir terslik olduğunu anlarlar ve tabiki asıl bulunmaları gereken yerden başka yere geçiş yaptıklarının farkındalardır ama bu nasıl oldu fikirleri yoktur.Bir şeyler öğrenebilmek için dışarı çıksak mı çıkmasak mı arasında gidip gelirler.Çünkü neyle karşılaşacaklarını bilmezler.Sizce ne olmuştur?
Gerisi sizde canlar
Harika bir kitapti çok ama çok beğendim.Yazarımızın emeğine sağlık