Puan vermedi·352 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Mart 2020 00:22 George Orwell-1984
Merhabalar arkadaşlar. Kitap üzerindeki incelememizi yapmadan önce yazarımızı biraz tanıma fırsatı bulursak yazımızın daha verimli olacağını düşünüyorum.
Ünlü yazar Orwell 1903-1950 tarihleri arasında hayat sürmüştür. İngiliz edebiyatı açısından önemli bir yer edinmiş olan Orwell, gençlik dönemlerinde farklı meslek gruplarına dahil olmuştur. Polis memurluğu görevinin eserleri üzerinde etkileri oldukça fazladır. Emperyalist düşünceye karşı olan nefret tohumları bu dönemde filizlenmiştir.
Yazarımızın en bilinen iki önemli eseri Hayvan Çiftliği ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört romanlarıdır. Her iki romanı da distopya türünü iliklerimize kadar hissedebileceğimiz bir kurguya sahiptir.
1950 yılında hayata gözlerini kapatan Orwell edebiyat dünyasına büyük bir katkıda bulunmuştur.
Bu yazıda Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı eserine bir göz atmak isterim.
Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı bu eserde totalitarizm (Tüm yetkilerin merkezîleştirildiği, devlete mutlak itaat beklenen, diktatörlükvari yönetim) derin bir şekilde işlenmiştir. Kitabın her bölümünde 'Büyük Birader' ismi ile bir diktatör, her yerde bulunan tele ekran denilen ekranlar vasıtası ile halkı izlemektedir. Aslında bakarsanız kitap sadece bulunduğu döneme değil, herhangi bir zaman dilimine direkt etki edebilecek niteliktedir. Kitaptan spoiler vermeme amacında olduğum için kitap içerisinden örnekler yerine, okurken kafamda oluşan yapılardan bahsedeyim.
Kitabın sayfalarını karıştırdığımız zaman benim aklıma ilk gelen Kuzey Kore oldu. Şöyle ki yönetim biçimi ve halk kısmı ele alındığında bu kadar baskı ancak o tarz bir yerde olur düşüncesine kapıldım. Fakat kitabı daha fazla okuduğumuzda ise daha küçük söylevlerin her ülke yaşamında var olan bir distopya durumu olduğu kanısına vardım.
Günümüz toplumunda bile bunca yasaklar, bunca kaos, kişisel çıkarlar, kitlesel düzensizlikler, adaletsiz adalet sistemleri, adam kayırmanın nirvanaya ulaştığı bu dönemde, bu eser insanları biraz olsun uykularında rahatsız eder nitelikte.
Gelin birazda alıntılara göz atalım. Altını çizdiğim yerler oldukça fazla. Malumunuz hayatımızın sayfalarını bir daha karşımızda görme fırsatı oldukça zor ele geçecek bir durum.
'Düşünün. Çünkü henüz yasaklanmadı'
'İnsan sevilmekten çok anlaşılmayı istiyordu belki de'
'Bilinçleninceye kadar asla başkaldıramayacaklar ama başkaldırmayınca da bilinçlenemezler'
'Geçmişi kontrol eden geleceği kontrol eder. Bugünü kontrol eden geçmişi de kontrol eder'
'Eskiden bir erkek bir kızın bedenine bakınca safça baştan çıkardı, diye geçirdi aklından. Oysa artık katıksız aşk ya da katıksız şehvet diye bir şey kalmamıştı. Her şeye korku ve nefret karıştığı için, artık hiçbir duygu katıksız değildi. Sevişmeleri bir savaş, doyumun doruğuna varışları bir zafer olmuştu sanki.
Sonuç olarak herkesin kesinlikle okuması gerektiğini düşündüğüm nadide eserler arasında yerini almakta. Betimlemeler bazen uzun gelebiliyor, fakat eseri anlama ve kurguyu zihnimize işleme hususunda oldukça olumlu bir etkiye sahip.
Herkese iyi okumalar dileklerimle.