"Kör kuyularda kalasın" diye bir beddua varsa, ki vardır zannımca, işte tam olarak bu bedduaya uğramış bir kısım insanlarla karşı karşıya bırakıyor sizi yazar, şahsen ben kitabın sonunda yazara çok kızmıştım, hala kızıyorum, neden kör kuyularda? Hüseyin neden? Halil neden? Neden yani bunca umutsuzluğumuz... Neden?