Sarmal
10/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2020 23. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2020 11:59
Kitabı 'yeni çıkanlar' rafında görünce almıştım. Sıcağı sıcağına okudum ve beğendim. Hem güzel bir kapağa hem de kısa ve öz arka kapak yazısına sahip. Bu kitabı okuduğum günlerde yazar Murat Ağırel maalesef Silivri zindanındaydı. Hem geçmiş olsun hem de tez zamanda çıkmasını temenni ederim. Daha önce yazar hakkında bir bilgim yoktu ve bu kitap ile tanıdım. Kırmızı Kedi yayınları da son yıllarda gündeme dair güzel kitaplar çıkartıyor ve bu kitapta onlardan biri, onları da bu kitabı yayımladıkları için tebrik ederim. Peki bu kitap neyi, kimleri anlatıyor? O zaman önce kitabın içindekilerine bakalım: Milli Türk Talebe Birliği, Komünizmle Mücadele Derneği, İlim Yayma Cemiyeti, Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı, Türgev, Seta, Ensar, Okçular Vakfı, Tügva ve Pelikan başlıklarına sahip. Yani hem geçmişi hem de günümüzü anlatıyor. Bu cemiyet, vakıf ve derneklerin kurulma sebepleri, faaliyetleri, birbirleriyle organik ilişkileri ve topluma seslenişleri de ele alınıyor. Bu yapıların hepsi de legal ve şu an iktidarda bulunan kadroların da geçmişini ve fikir dünyalarını anlatması bakımından da önemli. Kitap, Türkiye'nin yakın tarihine odaklanıp bu yapıların siyasete ve devlete çekidüzen vermesi haricinde, bunları kuran veya bu yapılanma içinde olan kişilerin de zaman içinde nerelerden nerelere geldiğini göstermesi bakımından da önemli. Bunu da açık kaynaklardan elde ettiği bilgiler sayesinde yazıyor. Bir çeşit yapboz gibi parçaları birleştiriyor. Peki, bu kitabın amacı ne olabilir, bizlere ne demek istiyor? Bu kitapta benzer kitaplar gibi 'uyarıcı'dır. Bu yapı içinde olmayan ve/veya bunlar gibi düşünmeyen insanları uyarıyor. Yazar, kitabın giriş kısmında Uğur Mumcu'nun ortaya çıkardığı 'Rabıta' teşkilatının, bugün artık 'doğrudan iktidarın kendisi olduğunu (s.7)' da ifade ediyor. Bu yapıların artık dev bir organizasyon olduğu da gözüküyor. Sanayi, ticaret, sağlık, eğitim, medya, üretim yani kısaca çok geniş alana yayılmış bir organizasyon. Kitap içinde, zamanla bazı tarikat, vakıf, dernek ve cemaatlerin, devlet imkanlarını daha rahat kullanmaları haricinde kadrolaştıklarından da bahsediliyor. Devletin tüm katmanlarına yerleşen bu yapıların, Fetö'nün yapılanmasından farkları nedir acaba? Bu da soru işareti olarak ortada dursun? Örneğin devletin bazı imkanları bu yapılara verilmeseydi yine de bu şekilde semizlenebilirleymiydi? Önce özel sektör içinde desteklenen ve büyütülen bu yapılar, kendilerine yakın buldukları iktidarlarla daha içli dışlı olmuş ve daha rahat bir şekilde büyümüş ve kadrolaşmışlar. Fetö olayı bunun bir örneği sayılabilir? Bu yapılar içinden çıkan ve bir yerlere gelen kişilerin, geriye dönük bağlantıları hakkında da bilgi veriliyor. Tabi burada öncelik, bir yapı ve sistemin anlatılması yoksa tek tek kişilerden ayrıntılı bir şekilde bahsedilmiyor. Eğer bazı yerler daha da ayrıntılansa o zaman da kitap çok daha fazla sayfa sayısına ulaşır ki, bu da okuyucu açısından çok da hoş karşılanan bir durum da olmuyor. Kitapta adı geçen kişilerin bu yapılar içindeki durumları anlatılması yanında, buradan hareketle artık ikinci, üçüncü neslin iş başına geçmesiyle bu sürecin yine aynı şekilde gen aktarımı gibi ileriye doğru taşındığı da görülmektedir. AKP iktidarıyla iyice serpilen bu yapılar artık daha geniş bir alana yayılmış vaziyetteler. Daha önce lokal bir durumdayken şimdi özellikle eğitim alanında ABD'de bile yurt binası yapacak kadar devasa boyuttalar. Hayır severlerin yardımları iyi yerlere kullanıldığında bir sıkıntı olmaz. Tabi ki kanunlar karşısında legal bir yapı ve faaliyetlerine kimse bir şey de diyemez. Bizim de dediğimiz yok. Ama örneğin, yoksul ve muhtaç durumda olan öğrencilerin tamamına ücretsiz imkanlar sağlanıyor mu? Ayrıca devletin yapması gereken işleri niye bu tür yapılar yapıyor? Ya da dış mihraklarla bağlantıları var mı varsa bunun sebebi nedir? Kitabı okuduğumuzda bu sorular haricinde onlarca başka sorular da ortaya çıkabiliyor. Yazar gazeteci olduğu için, kitapta da kolay ve anlaşılabilir dil kullanmış. Bazı yerlerin resimlerle desteklenmesi de ayrıca güzel olmuş. Murat Ağırel, kitabın 'giriş' kısmında kitabın oluşum süreci hakkında bilgi verirken, 'onlarca kitap okuduğunu', 'kitaplar topladığını', 'görüşmeler yaptığını', 'onlarca belge, köşe yazısı, fotoğraf ' (s.8) taraması yaptığını da belirtiyor, yani emek harcanmış bir çalışma. Not: Kitabın 2 yerinde anlamadığım cümle var (burada uzun uzun yazmıyorum). Bence dün/bugün tarih karışımı gibi bir cümle yapısı var. ++ 106. sayfada sehven TKDM yazılmış doğrusu TKMD olacak (gözden kaçmış). ++ 331. sayfada sehven istafa yazılmış doğrusu istifa olacak (gözden kaçmış). ++ 206.sayfada sehven (Fahr,ettin) var, o da gözden kaçmış. Diğer baskılarda düzeltilebilir. ++ (Aşağıdaki ek kitaptan bağımsız bana ait ve sadece olabilir miydi anlamında yazıyorum) MTTB ve Birlik vakfı (şu an Birlik Vakfı binası olan yer) olan yerin önünde (orayı bilenler biliyor, cepheden baktığımızda hemen sağ kenarda) zamanında Turan Emeksiz büstü vardı. Bu iktidar zamanında (zaten deforme olmuştu) kaldırıldı, ona da konu içinde değinilebilirdi. ++ Kitabın arka kısmında kaynakçalar toplu bir şekilde verilebilirdi. Dizin kısmının olması iyi olmuş. Bu kitabı 11 - 12 Mart 2020 tarihleri arasında okuyup inceleme yazısı ise 13 Mart 2020 tarihinde 1000Kitap sitesine eklenmiştir. Kitabı tavsiye ederim. Günümüzde bile isimlerini hala duyduğumuz kişilerin geçmişleri hakkında da bilgi veriyor.
Siyaset
SarmalMurat Ağırel · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020877 okunma
··1 alıntı·
518 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu kitap çok etkileyici güzel bir kitap