f.m.dostoyevski'nin insancıklar'dan bir sene önce yazdıgı uzun öyküsü;tek tutkusu bilim olan sık sık beyin humma nöbetleri gecirip hülyalara dalan ordinov karakterinin sıkıcı ve yabani hayatında aşkı kesfetmesiyle baslar.
aşk belki de insan hayatında kesfedilmesi gereken en zaruri karşı bilimdir.
karşı bilim; gözlem,veri toplama,deney olmaksızın anlık tutulma,kara bağdır
aşk karşı-bilimin gözdesidir
yine dostoyevski acısı,ızdırabı,hastalıgı,yabaniligi olan bır karakter ordinov'la bize yine mutsuz bir sevda ve aşağılılık duygularıyla süslenmis bır kitap sunuyor.
kitap döneminde elestırmen belinski tarafından agır elestirilere ugramastır
öyle ki kimi elestirmen ve yazara göre dostoyevski'nın ilk kitabı insancıklar'dır.
ev sahibesi umutsuz,antipatik bir karakterin ''ben de varım'' dercesine insanların gözüne batma cabasını betimler.
ordinov karakterinın bası-bos,plansız sokak arşınları raskolnikovu anımsatır.
su acıktır ki dostoyevski'nın tüm kitaplarındakı bas karakterler dostoyevskiden örnekler kapmıstır.