Puan vermedi·266 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Mart 2020 00:29 Kötülüğün, zaafların, bağlanma ve tutkuların, acının, sorgulamaların hiç olmadığı bir gerçekliğin vaad ettiği şey bir mutluluk hali midir? Yoksa mutluluk, seçimler, mücadele, acı ve savaşlarla kazanıldığında - kimi zaman kaybedildiğinde- mı anlamlı ve değerlidir? Daha basitçe, mutsuzluğun olmadığı bir toplumda mutluluktan söz edilebilir mi? Tam bu ikileme düşürüyor, cevap vermeden de bırakıyor okuyucuyu.
Kitabın son bölümünde Mustafa Mond'la Vahşi arasında geçen diyalog beni en çok etkileyen kısım. Tam olarak ne okuduğunuza karar vereceğiniz an (evet bence her okur kararını kendisi verecek), bir distopya mı yoksa ütopya mı?