Puan vermedi·224 syf.··Beğendi
···Okunma: 08 Mart 2019 20:40 Feridun Andaç'ın Yaşar Kemal ile değişik tarihlerde yaptığı söyleşilerin de yer aldığı kitap Yaşar Kemal'in dünyasını tanımak için müthiş bir fırsat.Bazı bölümlerde kendimi de sohbete dâhil hissettim.
Feridun Andaç, Yaşar Kemal'e "Fikir oluştuktan sonra yazma sürecinde sizi besleyen, ateşleyenler nelerdir?"diye sorar.
Yaşar Kemal bu soruyu ayrıntılı olarak yanıtlar.Ben, alıntıladığım bölümden çok etkilendim.
"Her zaman yazdım, söyledim, bir romana başlamadan ne kadar Nâzım Hikmet şiiri bulursam okurdum.Şimdi de öyle.Bir de Stendhal'ın Kızıl ile Karası'nı, kiminde de birçok klasik yazarı sonuna kadar okurdum.Bu huyum daha sürüyor.Kiminde de bunlara birkaç Sait Faik kitabı katarım.Bir de derlediğim Sarı Defterdekiler'i okurum, Çukurova Türkçesini anımsamak için.Yeni bir roman dili yaratmak için bilinçli olmak gerek.Durup dururken de bir sanatçı bir dil yaratabilir, ya bilinçli olmak, çabalamak insana birçok olanaklar bağışlıyor.Attığın taşın dediğin kuşu vurması daha bir mutluluktur.Röportaj yazarlığı beni zenginleştirdi.On iki yıl aşağı yukarı bütün Anadolu'yu dolaştım, çok toprak gördüm, çok insan tanıdım.Anadolu'da Türkçenin çok şivesi var.Her şive özgün bir dil tadıdır.Bazı ahmak gelip bön gidenler, işte bu söylediğim bir Karacaoğlan sözüdür, şiveyi dilin kötülüğü, zayıflığı sanıyorlar.Şiveler de dilin zenginliğidir.Hemen hemen şivesiz hiçbir dil yoktur."( syf 118)