Böyle bir romanı yazmak için ne kadar büyük bir yüreğe ihtiyaç vardır acaba. Romanın insanlarda çok büyük bir etki bırakmasına şaşırmamak lazım, çünkü Goethe’nin kaleminden sadece bir aşk hikayesi değil, bir aşk psikolojisi analizi, bir sanatçı romanı, vehayut kendi hayatındaki yaşanmış olayların yansıması çıkıyor. Bunu 25 gibi görece küçük bir yaşta yazması da cabası. Muhteşem bir kitaptı kesinlikle okunması gerekenlerden.
Benim bu kitabı okumaya karar verme hikayemden biraz bahsetmek istiyorum. Malum kısıtlı ömrümüzde bütün kitapları okumamız imkansız. O yüzden ben bir kitabı okumaya karar verdiğim zaman kitabın bana katacaklarından emin olmak isterim. Burada da Sabahattin Ali ‘nin hayat öyküsünden bir kısım beni teşvik etti desem yeridir. Sabahattin Ali’nin Sırça Köşk’ünü okuduktan sonra masallardan ve anlatımdan çok etkilendim; benim gibi yetişkin bir bireye bile bir masalla anlatacak çok şeyi olması beni şaşırttı. Böyle olunca Sabahattin Ali’nin hayatını araştırmaya karar verdim. Bulabildiğim en kapsamlı Sabahattin Ali biyografisini aldım, A'dan Z'ye Sabahattin Ali . 1928’de Sabahattin Ali devletin açmış olduğu bir sınavı kazanarak Almanya’ya diğer öğrenciler ile okumaya gönderiliyor. Berlin’de 1 ay kalıp bütün parasını bitirdikten sonra Türk konsolosluğuna gidip yardım istiyor, konsolosluk çalışanları da cebine biraz para koyarak trenle Postdam’a yolluyorlar Ali’yi. Almanya’yı ve insanlarını çok tekdüze, renksiz ve monoton buluyor Sabahattin Ali, hatta o kadar ki Türkiye’ye duyduğu özlem ve Almanlar hakkındaki olumsuz izlenimlerini dile getiren bir şiir bile yazıyor. Bu sıralarda Alman yazarların büyük eserlerini okumaya başlıyor. Goethe ve Schiller ile başlayan okuma macerası, Alman edebiyatına hakim olana kadar devam ediyor. Fakat Goethe Sabahattin Ali’de bambaşka bir iz bırakıyor. Öyle ki 1933’de Nihal Atsız’a gönderdiği mektubunda şöyle demiş,
“Dünyaya gelen münekkitlerin (eleştirmenlerin) en büyüğü Goethe’dir. Kendisinden evvel ve kendisiyle beraber yaşayanlar hakkındaki mütalaaları (düşünceleri) o adamların kıymetleri hakkında miyardır (ölçüttür).”
İşte böyle. Ben Sabahattin Ali’yi çok beğendiğim için, o da Goethe’ye hayran olduğu için alıp okumak ne hissettiğini anlamak istedim. Gerçekten de Goethe, benim övgüme ihtiyacı yok elbette ama, muhteşem bir eser yazmış. Diğer eserlerini okumak için sabırsızlanıyorum :)