Kitapta yalnızca yazarın mektuplarını okumamız hasebiyle o "tek taraflı aşk"ı bize daha çok hissettiriyor. Böylesine bir aşka bir karşılık bulmadan nasıl düşülür,doğrusu insan hep bunu düşünüyor... Cümlelere yüklenilen anlamlar,üslup zaman zaman avam bir ifadeyle kurulurken bazen duygular oldukça yüksek şekilde ifade ediliyor. Leyla Erbilin bu denli büyük bir aşka kayıtsız kaldığını verilen cevaplardan gördüğümüz halde çoğu zaman şunu düşündürdü; Ahmet Arifin duygularını hora kullanacak kadar az seviyor ama kaybetmeyi göze alamıyor. Sevgi ve bağlılık o kadar yoğun ki belkide o özel olma hissinin bağımlılık yapan duygusundan kurtaramıyor kendini. Okunmaya değer.