Bir arkadaşımın tavsiyesi ile tanıştım bu kitapla . Baba dediğin tamamlanmamış bir kelime mi ? Yoksa bir fotoğraftan başka anı biriktirememek mi? Hayallerin , mesafelerin,, zamanların, umutların doldurduğu boşlukların hiç dolmaması mı? Yoksa kaderin ördüğü ağların uzakta olmasına rağmen o ağların bir gün bizi içine çekmesi mi? Bir evladın babası ile anılarının yarım kalması , anlatılacak çok şey birikip de hiçbirinin dile gelmemesi, her şeye rağmen iyileşsin diye gözünün içine bakması... ve bir babanın pişmanlığını yaşadığı şeylere tek tek uğrayıp veda etmesi. En çok da oğluna galiba . Sevginin hesaplaşması bu roman . Baba oğul, Sevda hesaplaşması . Gerçekten de bir garip ölmüş ve kuşlar yasına mı gitmiş?