Ruhum mu ateş yoksa o gözler mi alevden
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu
Pervane olan kendini gizler mi alevden
Sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu
Gün senden ışık alsa da bir renge bürünse
Ay secde edip çehrene yerlerde sürünse
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin ruhu görünse..
Ey sen ki kül ettin beni olmaz yakışınla
Ey, sen ki gönüller tutuşur her bakışınla
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım
Gözler ki birer parçasıdır sende ilahın
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin
Bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden
Bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden
Hasret sana ey yirmi yılın taze baharı
Vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı
Dinmez gönlüm tapmanın, aşkın sesidir bu
Dinmez ebedi özleyişin bestesidir bu
Hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı
Görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı
Dünyayı boğup mahşere döndürse denizler
Tek bendeki volkanları söndürse denizler.. Kalbin işidir gözle görülmez bu güzellik..