Gönderi

9/10
·440 syf.··
2020 3. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2020 21:55
Kitabı okuduğum süre boyunca zihnimden çok fazla düşünce geçti ve özellikle günümüzle çok bağdaştırarak okudum. Hatırladığım kadarıyla yazayım birkaç şey. Spoiler içerir! Göç sanırım ilk olarak dikkatimi çeken şeydi. Her şeylerini geride bırakıp, başka insanlarla birlikte, bilmediğin bir yere, bilmediğin kişilerle gidiyorsun. Aracı kişiye ne kadar güvenebilirsin, seni yarı yolda bırakmayacağına nasıl emin olabilirsin. En önemlisi kaçtığın yerde seni kabul edecekler mi, hayatın eskisi gibi mi olacak, daha kötü mü yoksa daha mı iyi? Neler düşünür ki insan o anda? Bilmediğin yerlere giderken bir tırda, botta, tankerde veya arabada.. Daha sonra aklıma şey geldi. Öylece mutlu mesut yaşayıp giderken ülkelerinde, neden terk etmek zorunda kaldılar ki orayı? Durup düşündüm. Şu an bir hayatım var, güzel memleketimde yaşayıp gidiyorum sonra birileri geliyor, sokaklarda bombalar patlıyor, her yer kan ve ceset. Elimde kalan son parayla kaçmaya çalışıyorum, parası olmayanlar peki..? Onlar kalıp ölüyorlar. Peki ben neden bunları yaşamak zorundayım? Uzakta birilerinin canı sıkıldı diye mi, yoksa o ülke senin bu ülke benim konusunda anlaşamadıkları için mi? Şu an birçok ülke bu durumda maalesef. Birilerinin oyun oynayıp dağıttığı mekanlar.. Gururu gördüm.. Baba'nın iş bulduğu ilk gün yardımı geri götürmesinde. Ve gurursuz, gözü asla doymayan insanları gördüm.. Ev alsa bile hâlâ yardımla geçinen, başkalarının hakkını yiyenlerde. Müslüman olduğunu söyleyen ancak İslam'ın yasakladığı kul hakkını yiyen, haksızlık yapan, yalan söyleyen kişiler gördüm.. Hem o zamanda hem de günümüzde. İnsanlığın bitmeyen bitki örtüsü. Bağışlayıcılığı gördüm sonra.. Kızının onca hakaret ve isyanına rağmen diğerleri gibi yapmayıp onu affeden, hatasına rağmen yanına alan, pişmanlık nedir bilen, yüreği olan bir baba gördüm. Yaşama arzusunu gördüm.. Hemen bir iş bulup para kazanmaya ve yaşamaya çalışan Baba'nın çabasında. Memleket hasreti çekse bile çocuğuna bir gelecek kurabilmek için canını dişine takmasında. Yetim ve kimsesiz mazlumları gördüm.. Ne zaman kötü bir şey olsa en çok ve en kötü etkilenen çocukları. Anneleri yok, babaları yok. Onlara iyi davranan bir kişiye bağlanıyorlar. Zavallılar.. Hepsine yardım etmek istersin ama mecburen içlerinden birilerini seçmek zorundasın. Belki birkaç taneyi feda edip diğerlerini kurtarmak durumunda kalacaksın. Tıpkı, yetersiz kalan solunum cihazları için virüs kapan hastaları seçmek gibi. İnsan.. Hangisi diğerinden daha değerlidir ki? Kime göre ve neye göre? Derin bir acımasızlık ve psikopatoloji gördüm.. Küçükken diğer çocukların kulaklarını kesen, kendi yaşlarında başka bir *çocuğa* tecavüz eden, daha o yaşta katliamlar planlayan ve bunu gerçekleştiren, kendinden olmayana pislik gibi davranan, küçük çocukları taciz eden sosyopat ve pedofili bir varlığın sözlerinde. Günümüzde insanların artık neredeyse kaybettiği sadakati gördüm.. Birlikte büyüdüğü kişi karısını hamile bırakmasına rağmen senelerce ona hizmet etmeye devam eden Ali'de. Ve her ne kadar dışlansa da kandırılsa da düşmana karşı yalnız bırakılsa da ihanete uğrasa da gözlerini açıp sevgiyle 'Sen benim en iyi dostumsun Emir Ağa' diyen Hasan'da.. Erken büyümek zorunda kalan bir çocuk gördüm.. Ailesi -belki de gözleri önünde- öldürülen sonra -kimbilir ne halde olan- bir yetimhaneye gönderilen ve sonunda kendini taciz eden ve onunla dalga geçen iğrenç insanların eline düşen Sohrab'ın gözyaşlarında.. Daha on yaşlarında bir çocuk, kötü şeylere maruz kalıyor. Belki bir travmanın etkisiydi uzun süre konuşmaması belki dünyaya verdiği bir cezaydı bileklerini kesmesi.. On yaşında bir çocuk.. Çocuklar baş edemeyince uyurlar.. Ya uyumaya fırsatı olmayanlar.. Son olarak bir ülkenin yıkılışını gördüm.. Sırf birileri öyle istiyor diye, yüzbinlerce insanın öldürülmesinde; yıkık dökük binalar arasında oynamaya çalışırken evleri bombalanan ya da ailesi kurşuna dizilen ve yalnız kalan çocuklarda; bir zamanlar hayatın olduğu, yaşamın olduğu sokaklarda, caddelerde artık bina döküntülerinin, cesetlerin ve aç hayvanların dolaşmasında.. Acımasızlığı iliklerime kadar hissettim ve biz şanslı insanlar, yine hayatımıza devam edeceğiz. Evet, belki şu sıralar bir salgın aldı başını gidiyor, tüm dünya -ve o canı isteyince ülkeler dağıtanlar dahil- gözle görünmeyen bir virüsten azap çekiyor ama hayat devam ediyor.. Bir şekilde. Okuduk romanı ve her şeye rağmen hayata devam ediyoruz..
İlişkiler
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,2bin okunma
·
15 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.