Gönderi

9/10
·152 syf.··
2020 22. kitabı
Kitap her ne kadar “Deliliğe Övgü” olarak dilimize çevrilse de kitap daha çok ahmaklık üzerinde yazılmış bir kitap, “Ahmaklığa Övgü” olarak kitabı anlamamız gerektiğini iş bankası kültür yayınları da önsözünde belirtiyor. Buna rağmen neden “Deliliğe Övgü”” adında kitabın basılması gerektiğini de yine çevirmenin önsözünden okuyabilirsiniz. Desiderius Erasmus, rahip bir babanın ilahiyatçı çocuğu. Ancak “Deliliğe Övgü” adlı kitabını okuduktan sonra bu yazar nasıl bir ilahiyatçı diyorsunuz kendi kendinize. Kitap en çok Hristiyanlığı eleştiriyor daha doğrusu din adamlarını. Yazar ahmaklığın dilinden anlatıyor düşüncelerini ve bir kadın rolüne bürüyor kendisini. Erasmus’a göre ahmaklık olmasaydı hiç kimse hiç kimseyi çekemezdi. İnsanların birbirlerinin hayatına almasında yatan temel sebebin ahmaklık olduğunu söylüyor. İnsan özünün ahmaklık ile var olabileceğini dile getiriyor, “insan olmak kaygısı taşıyorsan o halde bilgelikten sakın kendini” diyor Erasmus ve Sokrates’i örnek gösteriyor; “Sokrates’in canına kıymasına yol açan bilgeliği değil miydi?” Bilgeliğe sadece budalalığın veya ahmaklığın elinden tutularak varılabileceğini bütün gücüyle anlatmaya çalışıyor Erasmus. Kitabın bazı kısımları ahmaklığı överken bazı kısımları ahmaklığı nükteli bir şekilde eleştirip yeriyor. Belki de kitabın en can alıcı kısmı; “Ne kadar rezalet, o kadar güçlü alkış. Kifayetsiz zümre her daim çoğunluğu oluşturur. Neden? Çünkü insanların çoğu ahmaklığa iman eder.” Günümüz sosyal medya mecralarında ki bir çok insanın alkış alabilmek için yaptıkları rezaletleri göz önünde bulundurduğumuzda olağan üstü anlam kazanıyor Erasmus’un bu cümleleri.
Felsefe
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma
··
161 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.