Puan vermedi·600 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Aralık 2017 10:14 "Çünkü uzun zaman, geceleri hep erkenden yattım.
Çünkü hiç sevmiyordum, çok seviyordum çünkü.Çünkü kadınlar yollardan geçerken bana bakıyorlardı ve memelerini birbirinden ayıran çizgide ışıltılar vardı.
Çünkü herkes, tüm kitapları okumuştu, herkes her şeyi biliyordu, bana okunacak bir şey kalmamıştı bu ufacık kütüphanede.Herkesin her konuda kesin bir yargısı vardı çünkü.
Çünkü bahçeler, çünkü gölgeler, gülüşler vardı çünkü.
Çünkü söyleyenin öldüğü bir şarkı vardı aklımda, çizenin renk bitince öldüğü bir resim ( yaşamak için hep çizmesi gerekiyordu, renkli bir Şehrazat), bitmeyen bir öykü kurdum çünkü, bitirince ölecektim.
Çünkü, dünyanın tüm şiirlerini dinlemiştim, bir gün İskenderiye kıyısında bulduğum bir deniz kabuğundan.
Çünkü çürüyordum, çölde çınlayan çan...Çünkü ç ile başlamıştım önceki cümlemin tüm kelimelerini.Çok çiğ çağ demişti bir şair, alıntı geçiyordum.Çünkü tüm edebiyat bir alıntıydı." syf 581
Benim de çok sevdiğim bir bölüm olan bu bölümü dün, Onur Caymaz'dan dinlemek büyük bir zevkti.Sıfır oldukça hacimli ve arka kapakta da belirtildiği gibi karanlık bir kitap.
Haliyle derdi de büyük.Kitabın ne anlattığını anlatabilmek oldukça zor.Onur Caymaz'ı takip edenler az çok bilir neleri kendisine dert edindiğini ve edebiyatımızın belki de en çalışkanlarından biri olduğunu.Bu her yıl bir kitap çıkarma türünde bir çalışkanlık değil.Onur Caymaz ülke edebiyatımızı, okuma eylemini sorgulayan bir yazar.Yazar kadar okuyucunun da önemli olduğunu, okuyucu doğru metinleri seçebilmeyi başarırsa edebiyatın da daha iyi yerlere geleceğini düşünen bir edebiyatçı.Bu doğrultuda zaten yaratıcı okurluk atölyeleri yapıyor ülkenin dört bir yanında.Ben de üç yıl kadar önce atölye çalışmasına katıldım.Çok da faydalandım bu çalışmadan.Sıfır'ı okurken hissettiğim şu oldu.Dört hafta boyunca Onur Caymaz bize ne anlattıysa ( ki dolu dolu bir çalışmaydı, bir anı bile boş geçmeyen) edebiyata dair, kendisinin edebiyat inancına dair her şeyi bu kitapta uygulamış metne yedirmiş.Hatta dün atölye çalışması bu kitaptan ya da kitap atölye çalışmasından çıkmış olabilir mi diye sormadan edemedim.️
Sağ olsun anlayışla karşılayıp nazik bir şekilde cevapladı beni.Sıfır 7 yıllık bir çalışmanın ürünü.Dört ana karakteri var.Tarihin ilk kundakçısı Herostratos ( Artemis Tapınağını yakar), İlya, Kızıl Ordu için üretilmiş yaratıklar mangası fikrinden ortaya çıkan cinsiyetsiz bir varlık, garson bir kıza aşık, (okuduğum en güzel sevişme sahnelerinden biriydi İlya ve kızın cinsiyetsiz sevişmeleri) yedi TİP'linin öldürüldüğü gece çektiği fotoğraflar nedeniyle başı dertte olan İlhami ve kitapların dünyasından reklamcılık dünyasına geçen Reşat.İşte bu dört kahraman iki bin yıllık İgnis Licentia adlı gizli örgütün üyesidir ve İstanbul'u Nazilerden kurtarmak için bir araya gelirler.
Bir de ajansın düzeltmeni, kelimelere takık Gaybi Bey var.Kadın karakterler var ama yok gibiler kitapta.Sağlam bir dil işçiliği var kimi zaman deneme kimi zaman bir şiir okur gibi hissettim bazı bölümleri, roman kurgusu içinde.Kalıcı bir karakter yaratmak istemiş Onur Caymaz edebiyatımızda.Elbet zaman belirleyecek kalıcılığı.Ama en azında İlya ve garson kızın duygu yoğunluklu ( bir tür cinsiyetsiz )sevişmesi kazındı beynime.