Şeker portakalindan bu kitaba gelenlerdenim. Kitabın üslubu çok güzel yasanilanlari sizlere film izler gibi işliyor.Fakat şeker portakalindaki tadı çok alamadım .Kitapta ana kahramanın çocukluğundan ölümüne kadarki hayat serüveni anlatılıyor.bu karakter uzerinden toplumdaki sıkıntıları da görebiliyoruz.kahranimiz ozgur ruha sahip biri.hayati hiç olay olmamış .hayatının bir döneminde kuraklık susuzluk en büyük.imtihani oluyor .bu olayların anlatıldığı sayfaları okurken yaşananları hissediyorsunuz.bu imtihanı geçen kahraman hayatına devam ediyor kurtuluyor kuraklığın acımasızlığı dan .Hayatına tuz işiyle devam ederken bu işin zorlukları tasvirlerle çok güzel dile getiriliyor.Sonrasinda gemilerde çalışan biri oluyor.kitabin sonuna doğru egosuna yenilen kahraman sonu ölümle sonuçlanacagi herkes tarafından tahmin edilen bir yolculuga gönüllü olarak çıkıyor .bu yolculuk onun olumuyle son buluyor .Hem de yıllar önce kurtulmayı başardığı susuzluk ve açlık bu sefer onu yakalıyor ve kahramanımız kacamiyor...Kitapta beni düşündüren olaylara gelince içimizde yaşadığımız bencillik ,ego vb duygular bazen mantıksız kararlar almamıza sebep oluyor.ve ne kadar kacsak da ecelden yazılan kaderden kaçış mümkün olmuyor.bu karakterde sevmedigim yan ise bir kadını seviyor...ona karşı hep vefalı ama onu başkalarıyla aldatmaktan da geri kalmıyor....sadece kuraklığın acimasiz yüzünü gorebilmek ve tuz işinin ne kadar sancılı olduğunu anlayabilmek adına bile olsa okunabilecek bir kitap....