Stoacı yani ahlaklı olma erdeminin temelini derinden ve iç acıtıcı gerçeklerle okurun yüzüne çarpan tek kelimeyle muhteşem bulduğum bir eser. Yaklaşık 30 sayfalık düşüncelerinden oluşuyor. Sonrası ise uzman hocanın diğer eserlerle karşılaştırmalı analizini içeriyor.
Üniversitede kendi kurduğumuz ekibi geliştirirken de Platon'un eserlerinden esinlenerek "iyi insan" olma hedefiyle yola çıkmıştık, iyi insan/ahlaklı olmak her şeyden önde gelir dedik. Fakat sonra bu eseri okuyunca aslında o kadar da iyi bir seviyede olmadığımı gördüm.
2000 yıl önce kaleme alınan bir eser nasıl oluyor da günümüze bu denli ışık tutuyor gerçekten hayretle ve heyecanla şaşırmamak elde değil. Şimdi iki hedef var birincisi diğer güçlü stoacıları da okumak, ikincisi ise Sn. Prof. Ayhan Çitil hocanın uyarısı üzerine bir Stoa eleştirisi olan Kant'ın kaleme aldığı "Pratik Aklın Eleştirisi" adlı eseri okuyup analiz etmek.
Epiktetos şunları öneriyor:
1) Artık hem kendi başınayken hem de başkalarıyla birlikteyken sürdürebileceğin belli bir tarzı ve karakteri benimse.
2) Çoğu zaman sessiz ol, sadece gerekli şeyleri birkaç kelimeyle dile getir ama bu nadiren olsun.
3) Yapabiliyorsan konuşmanla muhataplarını ikna et.
4) Çok gülme, her şeyi gülünç bulma ve kahkaha atma.
5) Elinden geldiğince yemin etmemeye çalış.
6) Başkalarının ama özellikle de cahillerin verdiği ziyafetlerden uzak dur, katılmanın uygun olduğu bir durumda ise davranışlarının böyle adi insanların davranışlarına benzememesine dikkat et. Zira şundan emin ol ki eşlik ettiğin kişi kirliyse, sen ne kadar temiz olursan ol, ona yakın olduğunda onun kirini paylaşırsın.
7) Bedeninle ilgili şeyleri doğal halinin gerektirdiği kadar al (yiyecek, giyecek vs.)
8) Evlilikten önce cinsel ilişkiden olabildiğince uzak dur.
9) Birisi arkandan söylenen kötü sözleri sana taşırsa, söylenen o sözlere karşı kendini savunma, sadece şöyle söyle:
"Evet, kuşkusuz benim diğer kusurlarımı bilmeyen birinin konuşması bu; bilseydi, bahsettiği kusurlar bunlardan ibaret olmazdı."
10) Gerekli değilse, gösterilere fazla girme. Gideceksen de kimse için değil kendin için orada olduğunu göster.
11) Halka açık okumalara girmeye hevesli ve hazır olma, ama gidince de asaletini ve ciddiyetini koru.
12) Biriyle buluşacağın zaman, özellikle de o yüksek bir mevkide bulunan biriyse, kendine şu soruyu sor: "Böyle bir durumda Sokrates ne yapardı?" Böylece bu durumu değerlendirme şansını kaybetmeyeceksin. Onu evinde bulamazsan veya sana ilgi gösterilmezse "Bunca sıkıntıya değmedi" deme. Zira bu, dış unsurlardan rahatsız olan sıradan bir insana yakışır.
Evet Epiktetosun bence en önemli ahlaki çağrıları bunlardı.
SAYGILARIMLA