·144 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Mart 2020 02:27 Kitabım hikayelerinin özetini arayanlar için kısaca:(SPOILER)
1- Burada bir sokak: Sokakta oynayan çocuklardan biri kaçan topun peşinden giderken bir araç ona çarpar, çocuk felç olur ona çarpan bir vekildir. Çocuğun tüm masrafları karşılanır annesine iş bulunur böylece aile şikayetçi olmaz. Baba vefat ettikten sonra çocuğa anne gün içinde bakamadığı için onu karşılarındaki yorgancıya emanet eder. Yorgancı çocuğu istismar eder. Vekilin vefatının ardından anne işten çıkarılır ve çocuğu artık yorgancıya emanet etmesi gerekmez fakat çocuğun üzerindeki psikolojik etki gece uykudan sayıklayarak uyanmaları devam eder. Bir gün yorgancı ölür ve biz de hikayeyi anlatanın istismar edilen çocuk olduğunu öğreniriz.
2-bir sürgün anısı: bu hikayede anlatıcı memurdur ve sendikacı olduğu için sürekli sürülür son olarak gittiği yer çok küçük bir yer olup aynı zamanda tutucudur. Geldiklerinde pek hoş karşılanmazlar ve zamanla karısı ile birlikte tamamen ev iş yaşar olurlar. Bir gece dışarıdan gelen seslere uyanan anlatıcı bunun Almanca sevişen bir çiftten geldiğini fark eder. Komşulardan biri bu seslerin anlatıcının evinden geldiğini düşünüp onların evine gelir aralarında önce bir tartışma ardından kavga başlar. Gerçek sabah ortaya çıkacaktır. Sesler gece kalp krizi geçiren yaşlı bir beyefendinin evinden gelmektedir kendisi yalnız yaşadığından kalp krizi geçirdiğini fark edince evine birilerinin gelmesi için televizyonu son ses açar. Anlatıcı en sonunda istifa etmeye ve bu küçük beldeyi terk etmeye karar verir.
-Sonunu çok eğlenceli buldum.
3-bir pusula: bir kitabın arasında bulunan bir mektupta geçen hikayede bir baba oğluna annesini neden dediler hastanesine kapattıklarından bahseder.
-Oldukça hoş bir dille yazılmış ilginç bir kısa hikayeydi.
4-istop: hikaye “yattınız mı onunla?” sorusu ile başlar. Sevdiği kadına bu soruyu yönelten adama kadın cevap vermemektedir. Devamında yatılan kişinin kadının adam için iş ayarlamasını rica ettiği kişi olduğunu öğreniriz. Hikayenin sonlarına doğru tartışırlar kadın adamı evden kovar adam sorusunu sormaya devam eder en sonunda kadın yattıklarını söyler adam kadının ağlamış yüzünü görüp onun çok güzel olduğunu düşünür ve hikaye son bulur
5-damat’ın hikayesi: anlatıcı kahvede tanıdığı damat lakaplı adamın hikayesini dolaylı yoldan anlatır. Damat’ın kendi dilinden anlattığına göre zamanında NATO’nun askerlerinden biri onu çocukken çok sevmiş ve ona trompet armağan etmiş o da zamanla çalmayı öğrenmiş ve bir sefirin kızı ona aşık olmuş. Sefirin itirazlarına rağmen sonunda kız aileyi ikna etmeyi başarmış ve evlenmişler. Damat lakabını böyle almış. Avrupa’yı gezmişler. Daha sonrasında bir gün damat eşini ilk kocası ile yatakta basmış , yapacağı bir şey olmadığını bildiğinden gitmiş fakat sonra dayanamayıp geri dönmüş döndüğünde eşi ve eski kocası hiç istiflerini bozmadan devam ediyorlarmış. Sonrasında anlatıcı uzun süre damadı görmez bir gün yolu yine kahveye düşer ve damadın öldüğünü öğrenir kahveciye nasıl olduğunu sorduğunda damadın gerçek hikayesini ve lakabının sebebini öğrenir, damat aslında hamamcının dul kızı ile evlendirilmiştir. Bir gün karısı damadı yatağında başka bir adamla basar , kayınpederi damadı ayağından vurur ve damat kaçıp ortadan kaybolur.
-Hikayenin sonunda gidişatın birden ters yüz edilmesi hoşuma gitti.
6-o akşam söyleyecektim: Arkadaşının karısıyla birlikte olan anlatıcı arkadaşı Furkan’a bunu anlatmak ister anlatmaya karar verdiği akşam arkadaşı ona başka bir dini kabul ettiğini ona göre yaşadığını ve bunu karısından sakladığını ona karısına açıklamasında yardımcı olmasını ister. Anlatıcı arkadaşına daha gerçeği anlatamadan arkadaşı beyin kanaması geçirir ve içerisinde oldukları tekneden suya düşer ve vefat eder. Bunun ardından suçluluk duygusu yaşan sevgili bir daha görüşmezler
7-çok eski bir yonca: hükümete karşı eylemlerde bulunan gençler aynı evde toplanırlar, aralarından birinin kaşı açılmış kanamaktadır. Aralarından biri en sonunda yardım getirmeye karar verip evden çıkar. 20 dakika sonra ev basılır üç kişi hapse atılır biri ölür, birisi aklını kaçırır diğeri ise hapisten çıkar ve sonda bir gazete haberinde dördüncü arkadaşlarının bir bakanın iftar yemeğinde resmini gördükten sonra içinde kalan soruyu söyler Bunu bize neden yaptın? Böylece onları dördüncü arkadaşlarının ihbar ettiğini öğrenmiş oluruz
8-tekfur çiftliği: iki adam kahveyi kapattıktan sonra sigara içer alkol alırlar sonra gecenin karanlığında ıssızlıkta yaşlı bir adam onlara doğru gelmeye başlar. Cengo isimli olan adamın biden ortaya çıktığını söyleyerek onun Cin olabileceğini düşünür korkar ve dua etmeye başlar adam yanlarına gelince Albert Kant’ın Tekfur Çiftliği’ni aradığını söyler, Biga yolunu sorar. Adamlar yaşlı adama yolu gösterirler yaşlı adam yola atılır ona araba çarpar ölür sonrasında bu olayların anlatıcının rüyası olduğu ortaya çıkar
9-makasçı yaşar: Bir grup çocuk tren tünelinin ağzına her gün gelir ve Makasçı Yaşar denen birinin her gün oraya girdiğini görürler bir gün onlar da içeri girmeye karar verir. İçeri girince buraya gelen insanların ne yaptığını sorduklarında içlerinden bir çocuk onlara fikfik tokuşturduklarını söyler. Diğerleri bunun nasıl yapıldığını sorunca çocuk onlara iç çamaşırlarını çıkarıp cinsel organlarının ucuna birbirine değdirince fikfik tokuşturmuş olduklarını anlatır ve onlara yaptırır. Daha sonra bir gün birden bire bunu anlatan çocuk ortadan kaybolur ve bulunamaz. Çocuklardan biri tünele Makasçı Yaşar’ın oraya her gün girdiğini gördükleri için girdiğini söyleyince babası şüphelenir, makasçı yaşar toplumdan dışlanır. Hikayenin sonunda olayın esası öğrenilir. Fikfik tokuşturmayı anlatan çocuğun babası bir gün oğlunu kendinden birkaç aş büyük bir oğlanla inşaatta birlikte olurken görmüştür bunun üzerine onu oracıkta öldürür ve gömer. Makasçı Yaşar’ın ise tünele her gün orada doğum yapmış bir köpeği beslemek için gittiği ve günahına girildiği anlaşılır.
10-on iki Mehmet: Bir cinayet işlenir, bir adamın(keresteci İbrahim) kafası kesilmiştir. Cinayet üzerine herkes fikrini söyler tartışılır polis de bu sürede araştırmaya devam eder. Bir gece polis anlatıcının kapısına gelir ve cinayet ile ilgili araştırmadan dolayı onu da alır götürür. Nezarette 12 Mehmet isminde adam bir araya toplanmıştır. Kendi aralarında konuşurlar ve anlatıcı hepsini katil gözüyle süzmeye başlar. Cinayeti görmüş olan köylü öldürülen kişinin Mehmet dediğini duymuştur fakat 12 adamın hiçbirinin katil olmadığını söyler adamlar salınırlar. 3 gün sonra katilin Sarı Murat denen Keresteci İbrahim’in yanında çalışan çocuk olduğu ortaya çıkar. İbrahim sekreteriyle birlikte oluyormuş hatta bir çocukları olmuş , sekreteri İbrahim’in karısından boşanmasını istiyormuş. Sonunda İbrahim’in yanında çalışan Sarı Murat’ı da ayartmış ve İbrahim’i öldürmüşler kafasını taşla ezerek. Polis tanımasın diye başını ve vücudunu ayrı yerlere koymuşlar fakat cüzdanını cebinde bıraktıklarından kimliği ortaya çıkmış. Adam ölmeden önce sekreterin ismini haykırıyormuş Demet diye köylü de bunu Memet anlayınca 12 Mehmet katil olarak sorgulanmış
11-Erduran Abi’nin beni kurtardığıdır: Erduran ismindeki kişinin sürekli paçalarını kurtardığı kişileri anlatıyor. En sonunda solcu bu gençler bir sürü kitabı taksit taksit ödemek üzere alırlar, kitapların paralarını ödeyemedikleri gibi okumazlar da aralarından biri bunun üzerinde kötü bir şekilde dövülür Erduran abi kitapların parasını ödeyip onları kurtarır.
12-Dört Şehir: 4 farklı pavyonda geçen bir cüzdanın yolculuğunu anlatan bir hikaye. Baş kahraman Bursa’da kutlama niyetiyle bir pavyona götürülür burada cüzdanını düşürür ve cüzdanın yolculuğu başlar. Kahramanımız nişanlıdır ve pavyon macerasını saklamak istemektedir. Kahramanımız cüzdanın peşine düşer fakat onu bir türlü bulamaz. En sonunda nişanlısı ile bir alışveriş merkezinde buluşur ve nişanlısı ona cüzdanının nerede olduğunu sorar. Tesadüf budur ki cüzdanın bulunduğu son pavyon bir film setine dönüştürülmüş olur filmi çekenler cüzdanı bulduklarında sahibinin arkadaşlarının nişanlısı olduğunu fark edip cüzdanı kıza gönderirler. Aralarında çıkan tartışmanın ardından kız hızla masadan kalkar ve giderken kahramanımız kızın peşinden gider sonrasında kız merdivenlerden yuvarlanır.
Ek noktalar -sevdiklerim:
-Mahir bey'in ilk okuduğum kitabı en sevdiğim hikayecilerden olmaya aday kendisi
-"Gün, süt mavi örtüsünü sokağın üzerine serecek, evler ağaracak. gece, ağır kanatlarını usul usul çırparak batıya doğru süzülecek"
-"Cinayet. Ne büyük kelime. Hele de bizimki gibi küçük memleketler, bizim gibi küçük garibanlar için. Ama insan, kapısını hangi kelimenin ne zaman çalacağını bilemiyor işte. Hayat, insanı en çok kestirilemez oluşuyla yoruyor.”