·464 syf.····Okunma: 01 Nisan 2020 05:07 Charles Dickens ın diğer kitapları gibi muhteşem, bu hikayeyi çok seven ve hiç sevmeyen iki kitle var. Ben baya sürükleyici buldum.
Kitabın ilk 100-150 sayfasında farklı yerlerdeki ve birbirinden bağımsız karakterler mevcut. Genelde bu sevmeyen kitle başlardaki bu yoğunluktan sıkılıp bırakanlar diye düşünüyorum. Mesela ilk 10 sayfada ingilterede yaşayan bir avukat anlatılırken sonra hemen fransa da yaşayan bi marki anlatılıyor. Arada bağlantı kuramıyorsunuz ne alaka falan diyorsunuz.
Yazılan bütün karakterlerin isimlerini ve yaptıkları işlerini not ederek ilerledim. Yazar nasıl bağlayacak bu bağımsız karakterleri dedim. Ve 150 den sonra kitap öyle bi aktıki bitirmemek için araya başka kitaplar soktum. Başka şeyler okudum. Buna rağmen bile 3 günde bitirdim 150 şer sayfa okuyarak.
Beni oldukça etkiliyor fransız devrimi temalı kitaplar. Ve Dickens in yazım stiline baya aşikarım. karakterlerin detaylarına girmesi ve örümcek ağı gibi başlayan hikayeleri muhteşem birleştirip muhteşem sonlarla bitirmesi meşhurdur zaten. Dickens romanları içinde en sevdiğim oldu.
Özellikle halkın isyana geçtiği bölümler muhteşemdi. Devrimin kanlı olduğunu güzel şeyler olabilmesi için bazı insanların ölmesi gerektiğini bazı alışkanlıkların bitmesi gerektiğini ve devrimden önceki halkın ne kadar fakir ve kötü yaşadığını öyle güzel anlatmış ki.
Özellikle şu bölümde bi kırılma yaşadım. Spoilera girebilir.
Bi araba soylu bir yöneticinin arabası küçük bir çocuğa çarpıyor ve çocuğun babası bu ölüme üzüldüğü için o da birsüre sonra öldürülüyor. Bu bölüm beni çok etkilemişti.